Tarım ve Orman Bakanlığı'nın sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Artvin'in Sarp Sınır Kapısı’nda gıda kontrol ekiplerinin yaptığı denetimlerde; Mersin’den Gürcistan'a ihraç edilmek istenen 6 bin 100 kilogram mandalinada zirai ilaç kalıntısı tespit edildiği, ürünlerin imha edildiği belirtildi.
Açıklamada, "Uygunsuzluklar neticesinde sorumlular hakkında yasal işlem başlatılmıştır. Denetimlerimizi kararlılıkla sürdürecek uygunsuzluklara asla geçit vermeyeceğiz" denildi.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/zirai-ilac-kalintisi-tespit-edilen-6-1-ton-mandalina-imha-edildi-273609.html
21 Kasım 2025 Cuma
İsrail İç İstihbarat Direktöründen 'kanlı oyun'a destek!
İsrail’in Yediot Aharonot gazetesi, Zini’nin kabine üyelerine söz konusu Filistinli esirlere idam cezası uygulanmasını öngören yasa tasarının "güçlü bir caydırıcılık aracı" olacağını söyleyerek destek verdiğini aktardı.
Toplantıya katılan İsrail ordusundan ismi açıklanmayan bir temsilci de ordunun bu tasarıya dair "herhangi bir engel görmediğini" ifade etti.
Kabinenin, Filistinli esirlere idam cezası uygulanmasına izin veren yasa tasarısının ele alındığı hararetli bir oturum gerçekleştirdiği, üst düzey birçok yetkilinin tasarıya destek verdiği belirtildi.
Gazze duyurdu: İnfazlar yasallaştırılmak isteniyor! İsrail'den yeni kanlı oyun!
YASA TASARISININ ARDINDAKİ İSRAİLLİ AŞIRI SAĞCI BAKAN
Filistinli tutukluların idam cezasına çarptırılmasını öngören yasa tasarısı, 11 Kasım'da İsrail Meclisi'nde yapılan ilk oylamada kabul edilmişti.
Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, oylamanın ardından ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, "Otzma Yehudit (Ben Gvir liderliğindeki Yahudi Gücü Partisi) tarih yazma yolunda ilerliyor. Söz verdik ve yerine getirdik. Teröristler için idam cezası yasası ilk oylamada kabul edildi." ifadelerini kullanmıştı.
Ben-Gvir, daha önce defalarca Filistinli esirlerin idamına olanak sağlayacak bir yasa tasarısının kabul edilmesi için çağrıda bulunmuştu.
Tasarının yasalaşması için Meclisteki 3 oylamada kabul edilmesi gerekiyor.
Yerel ve uluslararası insan hakları örgütlerine göre, İsrail, kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere 10 binden fazla Filistinliyi hapishanelerde tutmaya devam ediyor.
Filistinli esirlerin birçoğu işkence, açlık, kötü muamele ve tıbbi ihmale maruz kalıyor. İnsan hakları raporlarına göre, İsrail hapishanelerindeki işkence ve ihlaller çok sayıda Filistinli esirin ölümüne sebep oldu.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/israil-ic-istihbarat-direktorunden-kanli-oyun-a-destek-273608.html
Toplantıya katılan İsrail ordusundan ismi açıklanmayan bir temsilci de ordunun bu tasarıya dair "herhangi bir engel görmediğini" ifade etti.
Kabinenin, Filistinli esirlere idam cezası uygulanmasına izin veren yasa tasarısının ele alındığı hararetli bir oturum gerçekleştirdiği, üst düzey birçok yetkilinin tasarıya destek verdiği belirtildi.
Gazze duyurdu: İnfazlar yasallaştırılmak isteniyor! İsrail'den yeni kanlı oyun!
YASA TASARISININ ARDINDAKİ İSRAİLLİ AŞIRI SAĞCI BAKAN
Filistinli tutukluların idam cezasına çarptırılmasını öngören yasa tasarısı, 11 Kasım'da İsrail Meclisi'nde yapılan ilk oylamada kabul edilmişti.
Aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, oylamanın ardından ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı paylaşımda, "Otzma Yehudit (Ben Gvir liderliğindeki Yahudi Gücü Partisi) tarih yazma yolunda ilerliyor. Söz verdik ve yerine getirdik. Teröristler için idam cezası yasası ilk oylamada kabul edildi." ifadelerini kullanmıştı.
Ben-Gvir, daha önce defalarca Filistinli esirlerin idamına olanak sağlayacak bir yasa tasarısının kabul edilmesi için çağrıda bulunmuştu.
Tasarının yasalaşması için Meclisteki 3 oylamada kabul edilmesi gerekiyor.
Yerel ve uluslararası insan hakları örgütlerine göre, İsrail, kadınlar ve çocuklar da dahil olmak üzere 10 binden fazla Filistinliyi hapishanelerde tutmaya devam ediyor.
Filistinli esirlerin birçoğu işkence, açlık, kötü muamele ve tıbbi ihmale maruz kalıyor. İnsan hakları raporlarına göre, İsrail hapishanelerindeki işkence ve ihlaller çok sayıda Filistinli esirin ölümüne sebep oldu.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/israil-ic-istihbarat-direktorunden-kanli-oyun-a-destek-273608.html
Hem ceza yedi hem ehliyetinden oldu! Çakarlı araca ibretlik ceza
Alanya İlçe Jandarma Komutanlığı'na bağlı trafik ekipleri, Konaklı Mahallesi'nde yol denetimi gerçekleştirdi. Yapılan uygulama sırasında ekipler, bir pikap sürücüsünün aracında usulsüz çakar sistemi kullandığını tespit etti.
PARA CEZASI ALDI
Aracı durduran jandarma ekipleri, sürücüye Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca 276 bin 344 lira idari para cezası uyguladı.
30 GÜN TRAFİKTEN MEN
Ceza bununla da sınırlı kalmadı. Sürücünün ehliyetine bir ay süreyle el konulurken, usulsüz sistemin takılı olduğu pikap da 30 gün süreyle trafikten men edildi.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/hem-ceza-yedi-hem-ehliyetinden-oldu-cakarli-araca-ibretlik-ceza-273607.html
PARA CEZASI ALDI
Aracı durduran jandarma ekipleri, sürücüye Karayolları Trafik Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca 276 bin 344 lira idari para cezası uyguladı.
30 GÜN TRAFİKTEN MEN
Ceza bununla da sınırlı kalmadı. Sürücünün ehliyetine bir ay süreyle el konulurken, usulsüz sistemin takılı olduğu pikap da 30 gün süreyle trafikten men edildi.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/hem-ceza-yedi-hem-ehliyetinden-oldu-cakarli-araca-ibretlik-ceza-273607.html
Böbrek yetmezliğine kadar gidiyor! Kalıcı organ hasarına yol açıyor
Masum bir erteleme gibi görünen idrar tutma alışkanlığı, böbrek yetmezliğine kadar varan karanlık bir tabloya davetiye çıkarıyor. Konuyla ilgili aileleri uyaran Medipol Sağlık Grubu Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Cihangir Akgün, bu davranışın mesanede geri dönüşü olmayan hasarlar bırakabileceğine dikkat çekti. Prof. Akgün'ün reçetesi ise net: “Çocuklar okulda oyun heyecanına kapılmamalı, en az iki teneffüste bir mutlaka tuvalete gitmeli.”
OKUL ÇAĞINDA MESANE SAĞLIĞI TEHLİKEDE
Prof. Dr. Akgün, çocuklarda oyuna dalma, tuvalete gitmek istememe veya hijyen endişeleri nedeniyle idrar tutma davranışlarının gelişebildiğini belirtti. Bu durumun zamanla mesane kaslarında bozulmaya yol açtığını söyleyen Prof. Dr. Akgün, “Özellikle oyuna dalma ya da tuvalete gitmeme davranışlarıyla mesane kapasitesi azalabilir veya anormal kasılmalar ortaya çıkabilir. Bu da hem gece hem gündüz idrar kaçırmalarına neden olur” dedi.
“İHMAL BÖBREK YETMEZLİĞİNE YOL AÇABİLİR”
İdrar tutma alışkanlığının sadece mesane sorunlarına değil, böbrek sağlığına da zarar verebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akgün, “Bu mesane bozukluğu ileride böbrek hasarına ve hatta böbrek yetmezliğine kadar gidebilir. Özellikle okul idarelerinin tuvalet hijyeni konusunda gerekli önlemleri alması gerekir” ifadelerini kullandı.
“ÇOCUKLAR HER 2-3 TENEFFÜSTE BİR TUVALETE GİTMELİ”
Doğru tuvalet alışkanlıklarının kazandırılmasının önemine dikkat çeken Akgün, “Çocuklar en az iki veya üç teneffüste bir tuvalete gitmelidir. Servise binmeden önce de mesanelerini mutlaka boşaltmaları gerekir. Ailelerin de ‘okulda tuvalete gitme’ şeklinde telkinde bulunmaları çok yanlış bir davranıştır” diye konuştu.
Doğru tuvalet pozisyonunun da mesane sağlığı açısından önem taşıdığını dile getiren Prof. Dr. Akgün, “Pelvik taban kaslarının gevşemesi için uygun pozisyon alınmalı. Alafranga tuvaletlerde öne doğru hafif eğilmek, mesanenin tam boşalmasına yardımcı olur” bilgisini paylaştı.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/bobrek-yetmezligine-kadar-gidiyor-kalici-organ-hasarina-yol-aciyor-273605.html
OKUL ÇAĞINDA MESANE SAĞLIĞI TEHLİKEDE
Prof. Dr. Akgün, çocuklarda oyuna dalma, tuvalete gitmek istememe veya hijyen endişeleri nedeniyle idrar tutma davranışlarının gelişebildiğini belirtti. Bu durumun zamanla mesane kaslarında bozulmaya yol açtığını söyleyen Prof. Dr. Akgün, “Özellikle oyuna dalma ya da tuvalete gitmeme davranışlarıyla mesane kapasitesi azalabilir veya anormal kasılmalar ortaya çıkabilir. Bu da hem gece hem gündüz idrar kaçırmalarına neden olur” dedi.
“İHMAL BÖBREK YETMEZLİĞİNE YOL AÇABİLİR”
İdrar tutma alışkanlığının sadece mesane sorunlarına değil, böbrek sağlığına da zarar verebileceğini vurgulayan Prof. Dr. Akgün, “Bu mesane bozukluğu ileride böbrek hasarına ve hatta böbrek yetmezliğine kadar gidebilir. Özellikle okul idarelerinin tuvalet hijyeni konusunda gerekli önlemleri alması gerekir” ifadelerini kullandı.
“ÇOCUKLAR HER 2-3 TENEFFÜSTE BİR TUVALETE GİTMELİ”
Doğru tuvalet alışkanlıklarının kazandırılmasının önemine dikkat çeken Akgün, “Çocuklar en az iki veya üç teneffüste bir tuvalete gitmelidir. Servise binmeden önce de mesanelerini mutlaka boşaltmaları gerekir. Ailelerin de ‘okulda tuvalete gitme’ şeklinde telkinde bulunmaları çok yanlış bir davranıştır” diye konuştu.
Doğru tuvalet pozisyonunun da mesane sağlığı açısından önem taşıdığını dile getiren Prof. Dr. Akgün, “Pelvik taban kaslarının gevşemesi için uygun pozisyon alınmalı. Alafranga tuvaletlerde öne doğru hafif eğilmek, mesanenin tam boşalmasına yardımcı olur” bilgisini paylaştı.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/bobrek-yetmezligine-kadar-gidiyor-kalici-organ-hasarina-yol-aciyor-273605.html
20 Kasım 2025 Perşembe
Mourinho'nun dünyasını başına yıkan haber
Fenerbahçe'den ayrıldıktan sonra Benfica'yı çalıştırmaya başlayan Jose Mourinho, Belçika Milli Takımı'ndan gelen sakatlık haberiyle sarsıldı.
Portekizli teknik adamın en güvendiği isimlerden olan Dodi Lukebakio, 2026 Dünya Kupası elemelerinde Lihtenştayn'a karşı oynanan maçta sakatlandı.
AYAK BİLEĞİNDE KIRIK TESPİT EDİLDİ
A Bola'da yer alan habere göre, Lukebakio'nun ayak bileğinde kırık tespit edildi. Ameliyat olacak 28 yaşındaki futbolcunun en az 3 ay sahalardan uzak kalması bekleniyor. Jose Mourinho ve Lukebakio sık sık birbirlerini öven demeçler veriyordu.
LUKEBAKİO: MOURİNHO İLE BİR RÜYA YAŞIYORUM
Lukebakio daha önce Mourinho ile ilgili yaptığı açıklamada, "Mourinho ile bir rüya yaşıyorum. Birbirimizi mükemmel anlıyoruz. O sadece harika bir teknik direktör değil, aynı zamanda samimi ve içten bir insan. Her şeyi olduğu gibi söylüyor. Doğrudan." ifadelerini kullanmıştı.
MOURİNHO: O İYİ BİR OYUNCU
Mourinho ise Belçikalı futbolcuyla ilgili olarak, "Benfica, Lukebakio'yu getirerek iyi bir iş yaptı, o iyi bir oyuncu. Hazırlık dönemi geçirmedi, ciddi bir sakatlık yaşadı ve sadece birkaç dakika oynayabildi. Şimdi geri dönüyor. Yani Lukebakio iyi bir oyuncu. Kerem'i unutun." demişti.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/mourinho-nun-dunyasini-basina-yikan-haber-273330.html
Portekizli teknik adamın en güvendiği isimlerden olan Dodi Lukebakio, 2026 Dünya Kupası elemelerinde Lihtenştayn'a karşı oynanan maçta sakatlandı.
AYAK BİLEĞİNDE KIRIK TESPİT EDİLDİ
A Bola'da yer alan habere göre, Lukebakio'nun ayak bileğinde kırık tespit edildi. Ameliyat olacak 28 yaşındaki futbolcunun en az 3 ay sahalardan uzak kalması bekleniyor. Jose Mourinho ve Lukebakio sık sık birbirlerini öven demeçler veriyordu.
LUKEBAKİO: MOURİNHO İLE BİR RÜYA YAŞIYORUM
Lukebakio daha önce Mourinho ile ilgili yaptığı açıklamada, "Mourinho ile bir rüya yaşıyorum. Birbirimizi mükemmel anlıyoruz. O sadece harika bir teknik direktör değil, aynı zamanda samimi ve içten bir insan. Her şeyi olduğu gibi söylüyor. Doğrudan." ifadelerini kullanmıştı.
MOURİNHO: O İYİ BİR OYUNCU
Mourinho ise Belçikalı futbolcuyla ilgili olarak, "Benfica, Lukebakio'yu getirerek iyi bir iş yaptı, o iyi bir oyuncu. Hazırlık dönemi geçirmedi, ciddi bir sakatlık yaşadı ve sadece birkaç dakika oynayabildi. Şimdi geri dönüyor. Yani Lukebakio iyi bir oyuncu. Kerem'i unutun." demişti.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/mourinho-nun-dunyasini-basina-yikan-haber-273330.html
Çanakkale'de uyuşturucu operasyonu: 17 gözaltı
Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince uyuşturucu ve uyarıcı madde ile mücadele çerçevesinde 5-17 Kasım tarihleri arasında il merkezi ve ilçelerde, 17 şüpheliye ait 11 adrese operasyon gerçekleştirildi.
Yapılan aramalarda 36 gram kubar esrar, 35 gram sentetik kannabinoid hammadde, 17 gram sentetik kannabinoid, 10 gram skunk, 10 gram kenevir tohumu, 10 adet sentetik ecza, 2 adet ruhsatsız 9 milimetre tabanca, ruhsatsız 7.65 milimetre tabanca, 65 adet 9 milimetre ve 15 adet 7.65 milimetre tabanca fişeği, uyuşturucu öğütme aparatı, 3 adet uyuşturucu kullanma aparatı (payp), 29 adet uyuşturucu kullanma aparatı (kova), 6 adet cep telefonu, 3 bin 200 TL suç geliri para ele geçirildi.
Operasyonlarda gözaltına alınan 17 şüpheliden 1'i çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine sevk edildi.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/canakkale-de-uyusturucu-operasyonu-17-gozalti-273329.html
Yapılan aramalarda 36 gram kubar esrar, 35 gram sentetik kannabinoid hammadde, 17 gram sentetik kannabinoid, 10 gram skunk, 10 gram kenevir tohumu, 10 adet sentetik ecza, 2 adet ruhsatsız 9 milimetre tabanca, ruhsatsız 7.65 milimetre tabanca, 65 adet 9 milimetre ve 15 adet 7.65 milimetre tabanca fişeği, uyuşturucu öğütme aparatı, 3 adet uyuşturucu kullanma aparatı (payp), 29 adet uyuşturucu kullanma aparatı (kova), 6 adet cep telefonu, 3 bin 200 TL suç geliri para ele geçirildi.
Operasyonlarda gözaltına alınan 17 şüpheliden 1'i çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine sevk edildi.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/canakkale-de-uyusturucu-operasyonu-17-gozalti-273329.html
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Isparta Buluşmaları başladı
Açılış programına Isparta Valisi Sayın Abdullah ERİN, İl Millî Eğitim Müdürümüz Recai OCAK, protokol üyeleri, idareciler ve öğretmenler katıldı. Programda; Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin hazırlık sürecinde görev alan akademik koordinasyon ekibinde bulunan Prof. Dr. Veli TOPTAŞ, Prof. Dr. Emre ÜNAL, Prof. Dr. Hüseyin ANILAN ve Dr. Öğr. Üyesi Sinan ARI, öğretmenlerimizle buluşarak modelin temel yaklaşımını ve müfredatın yeniden yapılandırılmasına ilişkin genel çerçeveyi aktardı.
Ayrıca modelin yazım sürecinde görev alan öğretmenler Bahattin ERKUŞ, Zeynep DEMİREL ve Serkan ÇALTILI, sınıf içi örnekler üzerinden uygulama deneyimlerini paylaştı. Açılış programında değerlendirmede bulunan Isparta Valisi Sayın Abdullah ERİN, yeni müfredatın Türkiye Yüzyılı vizyonundaki yerini vurgulayarak; “Eğitimde atılan her adım, ülkemizin geleceğine yapılan stratejik bir yatırımdır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, çocuklarımızın potansiyelini güçlendiren önemli bir yaklaşım sunuyor. Bu sürecin öğretmenlerimizle birlikte sahada güç kazanacağını görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Protokol konuşmaları sonrası sunumlarını gerçekleştiren akademisyen uzmanlarımız, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin, “Köklerden Geleceğe” anlayışını merkeze alarak yeniden yapılandırıldığını; müfredatın sadeleştirilmesinin öğrencinin anlam kurma kapasitesini güçlendirdiğini, disiplinlerarası bütünlüğün ise öğrenmeyi daha doğal ve bağlam temelli bir yapıya kavuşturduğunu ifade etti.
Akademisyenler; öğretmenin öğrenme sürecinin merkezinde yeniden konumlandırılmasının sınıf içi etkileşimi artırdığını, beceri temelli yaklaşımın da öğrencinin gerçek yaşamla ilişki kurabilen bilgi, değer ve davranış geliştirmesini hedeflediğini vurguladı.
İl Millî Eğitim Müdürümüz Recai OCAK, program sonrası yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
“Millî Eğitim Bakanlığımızın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda, yeni müfredatın sahada doğru anlaşılması ve bütüncül biçimde uygulanması temel önceliğimizdir. Akademisyenlerimizin ilimize gelerek öğretmenlerimizle doğrudan çalışması, uygulama kapasitemizi güçlendiren çok değerli bir adımdır.
Öğretmenlerimizin hazırlığı ve yöneticilerimizin koordinasyonu ile Isparta, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin uygulanmasında güçlü bir başlangıç yapmıştır. Gücünü köklerinden alan, çağın gereklilikleriyle donanmış, millî ve manevi değerlere sahip çıkan yetkin ve erdemli bireyler yetiştirme hedefi doğrultusunda eğitim öğretim faaliyetlerimizi ilimizde etkin bir şekilde sürdürmekteyiz.”
İki gün sürecek olan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli programında; idarecilerimiz, rehber öğretmenlerimiz ve sınıf öğretmenlerimizin katılımıyla ilk gün modelin temel yaklaşımına, içerik yapısına ve uygulama çerçevesine ilişkin sunumlar gerçekleştirilmiş, ikinci gün ise öğretmenlerimizle yapılacak uygulamalı atölye çalışmalarıyla modelin sınıf içi yansımalarına yönelik detaylı eğitimler planlanmıştır.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/turkiye-yuzyili-maarif-modeli-?sparta-bulusmalari-basladi-273328.html
Ayrıca modelin yazım sürecinde görev alan öğretmenler Bahattin ERKUŞ, Zeynep DEMİREL ve Serkan ÇALTILI, sınıf içi örnekler üzerinden uygulama deneyimlerini paylaştı. Açılış programında değerlendirmede bulunan Isparta Valisi Sayın Abdullah ERİN, yeni müfredatın Türkiye Yüzyılı vizyonundaki yerini vurgulayarak; “Eğitimde atılan her adım, ülkemizin geleceğine yapılan stratejik bir yatırımdır. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli, çocuklarımızın potansiyelini güçlendiren önemli bir yaklaşım sunuyor. Bu sürecin öğretmenlerimizle birlikte sahada güç kazanacağını görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
Protokol konuşmaları sonrası sunumlarını gerçekleştiren akademisyen uzmanlarımız, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin, “Köklerden Geleceğe” anlayışını merkeze alarak yeniden yapılandırıldığını; müfredatın sadeleştirilmesinin öğrencinin anlam kurma kapasitesini güçlendirdiğini, disiplinlerarası bütünlüğün ise öğrenmeyi daha doğal ve bağlam temelli bir yapıya kavuşturduğunu ifade etti.
Akademisyenler; öğretmenin öğrenme sürecinin merkezinde yeniden konumlandırılmasının sınıf içi etkileşimi artırdığını, beceri temelli yaklaşımın da öğrencinin gerçek yaşamla ilişki kurabilen bilgi, değer ve davranış geliştirmesini hedeflediğini vurguladı.
İl Millî Eğitim Müdürümüz Recai OCAK, program sonrası yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
“Millî Eğitim Bakanlığımızın ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda, yeni müfredatın sahada doğru anlaşılması ve bütüncül biçimde uygulanması temel önceliğimizdir. Akademisyenlerimizin ilimize gelerek öğretmenlerimizle doğrudan çalışması, uygulama kapasitemizi güçlendiren çok değerli bir adımdır.
Öğretmenlerimizin hazırlığı ve yöneticilerimizin koordinasyonu ile Isparta, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin uygulanmasında güçlü bir başlangıç yapmıştır. Gücünü köklerinden alan, çağın gereklilikleriyle donanmış, millî ve manevi değerlere sahip çıkan yetkin ve erdemli bireyler yetiştirme hedefi doğrultusunda eğitim öğretim faaliyetlerimizi ilimizde etkin bir şekilde sürdürmekteyiz.”
İki gün sürecek olan Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli programında; idarecilerimiz, rehber öğretmenlerimiz ve sınıf öğretmenlerimizin katılımıyla ilk gün modelin temel yaklaşımına, içerik yapısına ve uygulama çerçevesine ilişkin sunumlar gerçekleştirilmiş, ikinci gün ise öğretmenlerimizle yapılacak uygulamalı atölye çalışmalarıyla modelin sınıf içi yansımalarına yönelik detaylı eğitimler planlanmıştır.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/turkiye-yuzyili-maarif-modeli-?sparta-bulusmalari-basladi-273328.html
ABD'de eylül ayı tarım dışı istihdam verileri açıklandı
ABD'de eylül ayı tarım dışı istihdam verileri belli oldu.
Tarım dışı istihdam eylülde 119 bin artarken, işsizlik oranı yüzde 4,4'e yükseldi.
Tarım dışı istihdamın 53 bin artması, işsizlik oranının yüzde 4,3'te kalması bekleniyordu.
EKİM AYI VERİSİ YAYIMLANMAYACAK
ABD'de ekim ayına ait istihdam raporu yayımlanmayacak. Ancak kasım ayı raporu ekim ayına ait bazı verileri de içerecek.
Daha önce 5 Aralık'ta yayımlanması planlanan kasım ayına ilişkin istihdam raporu ise 16 Aralık'ta açıklanacak.
ABD'de geçen hafta sona eren ülke tarihinin en uzun süreli hükümet kapanması nedeniyle ekonomik veri akışı aksamıştı.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/abd-de-eylul-ayi-tarim-disi-istihdam-verileri-aciklandi-273327.html
Tarım dışı istihdam eylülde 119 bin artarken, işsizlik oranı yüzde 4,4'e yükseldi.
Tarım dışı istihdamın 53 bin artması, işsizlik oranının yüzde 4,3'te kalması bekleniyordu.
EKİM AYI VERİSİ YAYIMLANMAYACAK
ABD'de ekim ayına ait istihdam raporu yayımlanmayacak. Ancak kasım ayı raporu ekim ayına ait bazı verileri de içerecek.
Daha önce 5 Aralık'ta yayımlanması planlanan kasım ayına ilişkin istihdam raporu ise 16 Aralık'ta açıklanacak.
ABD'de geçen hafta sona eren ülke tarihinin en uzun süreli hükümet kapanması nedeniyle ekonomik veri akışı aksamıştı.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/abd-de-eylul-ayi-tarim-disi-istihdam-verileri-aciklandi-273327.html
Zincirleme kazada 4 kişi yaralandı!
Kırıkkale'de 4 aracın karıştığı zincirleme kaza, korkuttu.
Kaza, öğle saatlerinde Kırıkkale-Kırşehir kara yolunda Şehit Şükrü Ceylan Köprülü Kavşağı’nda meydana geldi. Başka bir araçtan yola dökülen yağ nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkan T.K. idaresindeki 16 AFH 907 plakalı otomobil, bariyere çarptı.
Otomobilin arkadan vurduğu taksi, anne ve bebeğine çarptı
Sakarya'da feci kaza: Araç şarampole uçtu, 1 ölü 3 yaralı
HASTANEYE KALDIRILDILAR
Arkadan gelen M.D. kontrolündeki 06 CJV 278 plakalı otomobil ile F.T. yönetimindeki 42 AFG 279 plakalı cip ve H.C. idaresindeki 06 EVL 913 plakalı otomobil de birbirlerine çarptı. Kazada sürücü T.K. ile otomobillerde bulunan H.S., C.C. ve H.C.C. yaralandı. İhbarla kaza yerine ambulans ve polis ekipleri sevk edildi.
Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından kentteki hastanelere sevk edildi. Yaralıların durumlarının iyi olduğu belirtildi. Bir süre trafiğe kapanan köprülü kavşak, Karayolları ekiplerinin tuzlama çalışmasının ardından tekrar açıldı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/zincirleme-kazada-4-kisi-yaralandi-273326.html
Kaza, öğle saatlerinde Kırıkkale-Kırşehir kara yolunda Şehit Şükrü Ceylan Köprülü Kavşağı’nda meydana geldi. Başka bir araçtan yola dökülen yağ nedeniyle kayganlaşan yolda kontrolden çıkan T.K. idaresindeki 16 AFH 907 plakalı otomobil, bariyere çarptı.
Otomobilin arkadan vurduğu taksi, anne ve bebeğine çarptı
Sakarya'da feci kaza: Araç şarampole uçtu, 1 ölü 3 yaralı
HASTANEYE KALDIRILDILAR
Arkadan gelen M.D. kontrolündeki 06 CJV 278 plakalı otomobil ile F.T. yönetimindeki 42 AFG 279 plakalı cip ve H.C. idaresindeki 06 EVL 913 plakalı otomobil de birbirlerine çarptı. Kazada sürücü T.K. ile otomobillerde bulunan H.S., C.C. ve H.C.C. yaralandı. İhbarla kaza yerine ambulans ve polis ekipleri sevk edildi.
Yaralılar, sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından kentteki hastanelere sevk edildi. Yaralıların durumlarının iyi olduğu belirtildi. Bir süre trafiğe kapanan köprülü kavşak, Karayolları ekiplerinin tuzlama çalışmasının ardından tekrar açıldı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/zincirleme-kazada-4-kisi-yaralandi-273326.html
19 Kasım 2025 Çarşamba
Şüpheli çanta şehri alarma geçirdi! İçinden çıkanlar şaşırttı
Olay, Şerefiye Mahallesi Ahmet Temiz sokak üzerinde meydana geldi.
Alınan bilgilere göre, sokak üzerinde bir arabanın arka kısmında unutulan valiz polis ekiplerini harekete geçirdi.
Şüpheli çanta olarak görülen valiz sebebi ile bölge ablukaya alınarak valize çıkan tüm sokaklar trafiğe kapatıldı.
Bölgeye Terörle Mücadele ekipleri sevk edilirken, şüpheli çantanın kontrolü yapıldı.
Yapılan incelemelerde valiz içerisinden elbiseler ve birkaç anahtar çıktı. Valiz, polis ekiplerince karakola götürülürken, alınan güvenlik önlemleri de kaldırıldı.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/supheli-canta-sehri-alarma-gecirdi-icinden-cikanlar-sasirtti-273030.html
Alınan bilgilere göre, sokak üzerinde bir arabanın arka kısmında unutulan valiz polis ekiplerini harekete geçirdi.
Şüpheli çanta olarak görülen valiz sebebi ile bölge ablukaya alınarak valize çıkan tüm sokaklar trafiğe kapatıldı.
Bölgeye Terörle Mücadele ekipleri sevk edilirken, şüpheli çantanın kontrolü yapıldı.
Yapılan incelemelerde valiz içerisinden elbiseler ve birkaç anahtar çıktı. Valiz, polis ekiplerince karakola götürülürken, alınan güvenlik önlemleri de kaldırıldı.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/supheli-canta-sehri-alarma-gecirdi-icinden-cikanlar-sasirtti-273030.html
Sadettin Saran'dan şampiyonluk hamlesi! Gol kralı geri dönüyor
Süper Lig'de şampiyonluk hasretine son vermek isteyen Fenerbahçe, devre arasında kadrosuna golcü takviyesi yapmak istiyor. Başkan Sadettin Saran'ın, "Hayallerimi süslüyor" dediği Alexander Sörloth'u transfer etmek için girişimlerine başladığı iddia edildi.
ATLETİCO'DAN AYRILMAK İSTİYOR
Atletico Madrid'de düzenli olarak ilk 11'de oynamayan Sörloth'un, İspanya'da mutlu olmadığı aktarıldı. Norveç Milli Takımı ile Dünya Kupası'nda oynayacak 29 yaşındaki oyuncunun, Atletico'dan ayrılarak form grafiğini yukarı çekebileceği bir takıma gitmek istediği öne sürüldü.
FENERBAHÇE TEKLİF YAPACAK
Fenerbahçe'nin ara transfer döneminde yıldız oyuncu için Atletico Madrid'in kapısını çalacağı aktarıldı.
Piyasa değeri 25 milyon Euro olan Norveçli yıldız, bu sezon 17 maçta 2 gol attı.
2019-2020 yıllarında Trabzonspor forması giyen Sörloth, 31 kez gol sevinci yaşamıştı.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/sadettin-saran-dan-sampiyonluk-hamlesi-gol-krali-geri-donuyor-273029.html
ATLETİCO'DAN AYRILMAK İSTİYOR
Atletico Madrid'de düzenli olarak ilk 11'de oynamayan Sörloth'un, İspanya'da mutlu olmadığı aktarıldı. Norveç Milli Takımı ile Dünya Kupası'nda oynayacak 29 yaşındaki oyuncunun, Atletico'dan ayrılarak form grafiğini yukarı çekebileceği bir takıma gitmek istediği öne sürüldü.
FENERBAHÇE TEKLİF YAPACAK
Fenerbahçe'nin ara transfer döneminde yıldız oyuncu için Atletico Madrid'in kapısını çalacağı aktarıldı.
Piyasa değeri 25 milyon Euro olan Norveçli yıldız, bu sezon 17 maçta 2 gol attı.
2019-2020 yıllarında Trabzonspor forması giyen Sörloth, 31 kez gol sevinci yaşamıştı.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/sadettin-saran-dan-sampiyonluk-hamlesi-gol-krali-geri-donuyor-273029.html
Yılın ilk kardan adamını ilkokul öğrencileri yaptı
Ağrı'nın Patnos ilçesinin yüksek kesimlerinde mevsimin ilk karı etkili oldu.
Süphan Dağı eteklerinde bulunan Köseler Adilova İlköğretim Okulu sabah saatlerinde beyaz örtüyle kaplanırken, öğrenciler karın tadını çıkarmak için okul bahçesine çıktı.
Topladıkları karlarla yılın ilk kardan adamını yapan öğrencilerin sevincine, Okul Müdürü Fatih Biçer de eşlik etti ve birlikte kardan adamın fotoğrafını çekti.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/yilin-ilk-kardan-adamini-ilkokul-ogrencileri-yapti-273028.html
Süphan Dağı eteklerinde bulunan Köseler Adilova İlköğretim Okulu sabah saatlerinde beyaz örtüyle kaplanırken, öğrenciler karın tadını çıkarmak için okul bahçesine çıktı.
Topladıkları karlarla yılın ilk kardan adamını yapan öğrencilerin sevincine, Okul Müdürü Fatih Biçer de eşlik etti ve birlikte kardan adamın fotoğrafını çekti.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/yilin-ilk-kardan-adamini-ilkokul-ogrencileri-yapti-273028.html
Sakatlık resmen açıklandı! Milli oyuncu 3 hafta yok
Anadolu Efes Basketbol Takımı'nda milli oyuncu Erkan Yılmaz, sakatlığı nedeniyle 3 hafta sahalardan uzak kalacak.
Lacivert-beyazlı kulüpten yapılan açıklamada, "Antrenmanda sol diz iç yan bağlarında esneme meydana gelen Erkan Yılmaz, 3 hafta sahalardan uzak kalacak." denildi.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/sakatlik-resmen-aciklandi-milli-oyuncu-3-hafta-yok-273026.html
Lacivert-beyazlı kulüpten yapılan açıklamada, "Antrenmanda sol diz iç yan bağlarında esneme meydana gelen Erkan Yılmaz, 3 hafta sahalardan uzak kalacak." denildi.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/sakatlik-resmen-aciklandi-milli-oyuncu-3-hafta-yok-273026.html
Özgür Özel cumhurbaşkanı adaylığını ilan etti! İmamoğlu rahatsız
Gazeteci Abdülkadir Selvi bugün kaleme aldığı yazısında CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in yaptığı konuşmanın detayına dikkat çekti. Selvi, Özel'in ağzından baklayı çıkararak Cumhurbaşkanı Erdoğan'a meydan okuduğunu ve “Ben bundan sonra siyasi mücadeleyi seninle sandıkta yapmaya varım. Önümüzdeki baharda diyorsan baharda, yok iki ay sonra karda kışta diyorsan karda kışta, sandığın gelmesine aday olursan seninle yarışmaya hazırım” sözleriyle cumhurbaşkanı adaylığını ilan ettiğini söyledi.
ÖZEL ADAY, İMAMOĞLU RAHATSIZ OLDU
Özel'in bu sözlerinin açıkça cumhurbaşkanı adaylığı ilanı olduğunu belirten Selvi, bir süredir Özgür Özel ve ekibinin İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı adayı olamayacağı tezini işlemeye başladığını ifade ederek "CHP kulislerine yansıyan bilgiye göre Özgür Özel’in bu çıkışı Ekrem İmamoğlu’nu rahatsız etmiş. Aralarında çekişme başlamış. İmamoğlu, “Milletin, önseçimle üyelerin, partililerin ve parti yöneticilerinin teveccühleri ile adaylaştım. Asla vazgeçmem” dediğini aktardı.
"KOZUNU KAYBEDERSE RÜŞVETTEN YARGILANAN BAŞKAN KONUMUNA DÜŞER"
Özgür Özel'in bugün Silivri'de Ekrem İmamoğlu ile görüşeceğini ve bugünkü görüşmenin temelini Özgür Özel'in bu çıkışının oluşturacağını söyleyen Selvi, "Aralarında bir gerilim yaşanır mı? Bilemiyorum. Ama İmamoğlu bu tür çıkışlardan rahatsız olur. Çünkü İmamoğlu’nun Silivri’deki en büyük gücü cumhurbaşkanı adaylığı. Dünya kamuoyuna cumhurbaşkanı adayı cezaevinde diye haberler yaptırıyorlar. Erdoğan rakibini yargılatıyor diye algı operasyonu yürütüyorlar. İmamoğlu bu kozunu kaybetmek ister mi? Bu gücünü kaybetmek demek Silivri’de yolsuzluktan, rüşvetten yargılanan belediye başkanı konumuna düşmek demektir. İmamoğlu bunun farkında. Ama bir de siyasetin gerçekleri var. ‘Mühür kimdeyse Süleyman’ odur." dedi.
ÖZEL EKİBİ İMAMOĞLU ADAY OLAMAZ TEZİNİ İŞLİYOR
Abdülkadir Selvi, bir süredir Özel'in ekibinin İmamoğlu'nun neden cumhurbaşkanı adayı olamayacağı, olmasının mümkün olmadığı tezini işlediğinin altını çizerek gerekçelerini ise şu şekilde sıraladı;
1- İmamoğlu, örgüt lideri olarak 2 bin 430 yıl hapis cezasıyla yargılanıyor. Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar bu davalar sonuçlanmayacak. Bu durumda cumhurbaşkanı adayı olması mümkün değil.
2- İmamoğlu’nun diploması iptal edildi. Adaylık müracaatı dahi yapamaz.
3- İmamoğlu hakkında istinafta bekleyen ahmak davası var. YSK üyelerine hakaret ettiği gerekçesiyle 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. İstinaf onadığı taktirde siyasi yasak gelecek.
İMAMOĞLU VAZGEÇMİYOR
Tutuklu eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ise cumhurbaşkanı adaylığından vazgeçmiyor. İmamoğlu, sosyal medya platformu X'te kişisel hesabı ve cumhurbaşkanı adaylığı hesabına erişim engeli getirilmesinin ardından hemen yeni bir hesap açarak adaylıktan vazgeçmediği sinyalini verdi.
İmamoğlu adına "Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi" adıyla yeni bir hesap açılarak "Nerede kalmıştık" paylaşımı yapıldı.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/ozgur-ozel-cumhurbaskani-adayligini-ilan-etti-imamoglu-rahatsiz-273024.html
ÖZEL ADAY, İMAMOĞLU RAHATSIZ OLDU
Özel'in bu sözlerinin açıkça cumhurbaşkanı adaylığı ilanı olduğunu belirten Selvi, bir süredir Özgür Özel ve ekibinin İmamoğlu'nun cumhurbaşkanı adayı olamayacağı tezini işlemeye başladığını ifade ederek "CHP kulislerine yansıyan bilgiye göre Özgür Özel’in bu çıkışı Ekrem İmamoğlu’nu rahatsız etmiş. Aralarında çekişme başlamış. İmamoğlu, “Milletin, önseçimle üyelerin, partililerin ve parti yöneticilerinin teveccühleri ile adaylaştım. Asla vazgeçmem” dediğini aktardı.
"KOZUNU KAYBEDERSE RÜŞVETTEN YARGILANAN BAŞKAN KONUMUNA DÜŞER"
Özgür Özel'in bugün Silivri'de Ekrem İmamoğlu ile görüşeceğini ve bugünkü görüşmenin temelini Özgür Özel'in bu çıkışının oluşturacağını söyleyen Selvi, "Aralarında bir gerilim yaşanır mı? Bilemiyorum. Ama İmamoğlu bu tür çıkışlardan rahatsız olur. Çünkü İmamoğlu’nun Silivri’deki en büyük gücü cumhurbaşkanı adaylığı. Dünya kamuoyuna cumhurbaşkanı adayı cezaevinde diye haberler yaptırıyorlar. Erdoğan rakibini yargılatıyor diye algı operasyonu yürütüyorlar. İmamoğlu bu kozunu kaybetmek ister mi? Bu gücünü kaybetmek demek Silivri’de yolsuzluktan, rüşvetten yargılanan belediye başkanı konumuna düşmek demektir. İmamoğlu bunun farkında. Ama bir de siyasetin gerçekleri var. ‘Mühür kimdeyse Süleyman’ odur." dedi.
ÖZEL EKİBİ İMAMOĞLU ADAY OLAMAZ TEZİNİ İŞLİYOR
Abdülkadir Selvi, bir süredir Özel'in ekibinin İmamoğlu'nun neden cumhurbaşkanı adayı olamayacağı, olmasının mümkün olmadığı tezini işlediğinin altını çizerek gerekçelerini ise şu şekilde sıraladı;
1- İmamoğlu, örgüt lideri olarak 2 bin 430 yıl hapis cezasıyla yargılanıyor. Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar bu davalar sonuçlanmayacak. Bu durumda cumhurbaşkanı adayı olması mümkün değil.
2- İmamoğlu’nun diploması iptal edildi. Adaylık müracaatı dahi yapamaz.
3- İmamoğlu hakkında istinafta bekleyen ahmak davası var. YSK üyelerine hakaret ettiği gerekçesiyle 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı. İstinaf onadığı taktirde siyasi yasak gelecek.
İMAMOĞLU VAZGEÇMİYOR
Tutuklu eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ise cumhurbaşkanı adaylığından vazgeçmiyor. İmamoğlu, sosyal medya platformu X'te kişisel hesabı ve cumhurbaşkanı adaylığı hesabına erişim engeli getirilmesinin ardından hemen yeni bir hesap açarak adaylıktan vazgeçmediği sinyalini verdi.
İmamoğlu adına "Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi" adıyla yeni bir hesap açılarak "Nerede kalmıştık" paylaşımı yapıldı.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/ozgur-ozel-cumhurbaskani-adayligini-ilan-etti-imamoglu-rahatsiz-273024.html
18 Kasım 2025 Salı
TFF'den 2. Lig ekibinin 10 futbolcusuna ceza
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na (PFDK) sevk edilen 2. Lig futbolcuları hakkındaki karar verildi.
Bahis soruşturması kapsamında disipline sevk edilen futbolcularla ilgili açıklanan kararda, Kastamonuspor'dan Ali Altınöz, Yavuz Aygün, Mert Çalışkan, Deniz Çörtlen, Gökmen Özince, Arda Özkan, Erdem Reis, Lutfi Bartu Torpil ve Umut Uzun'a 45 gün, Ahmet Yazar'a ise 3 ay hak mahrumiyeti cezası verildiği duyuruldu.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/tff-den-2.-lig-ekibinin-10-futbolcusuna-ceza-272772.html
Bahis soruşturması kapsamında disipline sevk edilen futbolcularla ilgili açıklanan kararda, Kastamonuspor'dan Ali Altınöz, Yavuz Aygün, Mert Çalışkan, Deniz Çörtlen, Gökmen Özince, Arda Özkan, Erdem Reis, Lutfi Bartu Torpil ve Umut Uzun'a 45 gün, Ahmet Yazar'a ise 3 ay hak mahrumiyeti cezası verildiği duyuruldu.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/tff-den-2.-lig-ekibinin-10-futbolcusuna-ceza-272772.html
Adli Tıp'tan Böcek ailesinin ölümüne ilişkin açıklama
Adli Tıp Kurumu'nun raporunda, otelin ilaçlanmasında kullanılan kimyasal madde örneklerinin inceleneceği açıklandı.
Adli Tıp Kurumun ön raporunda, Böcek ailesinin konakladığı oteldeki 201 numaralı odanın havalandırma sisteminin olmadığı duyuruldu.
Çocuklar Kadir Muhammet Böcek ve Masal Böcek'in otopsilerinde mide duvarında yer yer kanama ve midede kızarıklık dışında belirgin bir bulgunun izlenmediği açıklandı.
Anne Çiğdem Böcek ve baba Servet Böcek'e ait otopside ise midede kızarıklık, kanama ve ince bağırsakta kanlı içeriğin tespit edildiği ortaya çıktı.
Adli Tıp Kurumu'nın ön raporunda, öncelikli olarak zehirlenmenin oteldeki ortamdan kaynaklı olduğu açıklandı. Gıda zehirlenmesi ihtimalinin ise düşük olasılıklı olduğu ifade edildi.
Böcek ailesinin kesin ölüm nedenleri yapılacak incelemeler sonucu belli olacak.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/adli-tip-tan-bocek-ailesinin-olumune-iliskin-aciklama-272771.html
Adli Tıp Kurumun ön raporunda, Böcek ailesinin konakladığı oteldeki 201 numaralı odanın havalandırma sisteminin olmadığı duyuruldu.
Çocuklar Kadir Muhammet Böcek ve Masal Böcek'in otopsilerinde mide duvarında yer yer kanama ve midede kızarıklık dışında belirgin bir bulgunun izlenmediği açıklandı.
Anne Çiğdem Böcek ve baba Servet Böcek'e ait otopside ise midede kızarıklık, kanama ve ince bağırsakta kanlı içeriğin tespit edildiği ortaya çıktı.
Adli Tıp Kurumu'nın ön raporunda, öncelikli olarak zehirlenmenin oteldeki ortamdan kaynaklı olduğu açıklandı. Gıda zehirlenmesi ihtimalinin ise düşük olasılıklı olduğu ifade edildi.
Böcek ailesinin kesin ölüm nedenleri yapılacak incelemeler sonucu belli olacak.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/adli-tip-tan-bocek-ailesinin-olumune-iliskin-aciklama-272771.html
Naim Süleymanoğlu’nun çocukluk evi müzeye dönüştü
Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) tarafından yürütülen çalışmalar sonucunda oluşturulan Anı Evi, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un katılımıyla açıldı. Törene Bulgaristan Gençlik ve Spor Bakanı İvan Peşev, Türkiye Cumhuriyeti Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş, AK Parti Bursa Milletvekili ve Türkiye-Bulgaristan Parlamentolararası Dostluk Grubu Başkanı Mustafa Yavuz ile MHP Mersin Milletvekili Levent Uysal da iştirak etti.
GÖNÜLLERDE İZ BIRAKTI
Açılışta konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Naim Süleymanoğlu’nun yalnızca Türk spor tarihinin değil, dünya sporunun da altın sayfalarına adını yazdırdığını belirterek onun kuvveti, azmi ve karakteriyle milletin gönlünde silinmez bir iz bıraktığını ifade etti.
Bakan Ersoy, Süleymanoğlu’nun hem Bulgaristan’da hem Türkiye’de kırdığı rekorlarla umut, cesaret ve özgürlüğün sembolü haline geldiğini; 9 dünya şampiyonluğu, 6 olimpiyat rekoru ve 46 dünya rekoruyla tarihe geçtiğini vurguladı.
Ersoy, Cep Herkülü'nün 1992 Barcelona Olimpiyatları’nda Dünyanın En İyi Sporcusu seçilmesinin, uluslararası alandaki haklı saygısının en açık göstergesi olduğunu söyledi.
EFSANEYİ ÖLÜMSÜZLEŞTİREN BİR HAFIZ MEKÂNI
Naim'in vefatının 8'inci yıl dönümünde açılışı yapılan anı evinin bir yapının ötesinde, bir mücadele ruhunun ve bir spor efsanesinin ölümsüzleştiği bir hafıza mekânı olduğunu belirten Ersoy, projenin temelinin TİKA’nın saha incelemeleriyle atıldığını; aileyle yapılan görüşmeler, özgün eşyaların toplanması, projelendirme ve detaylı müze tasarımının titizlikle tamamlandığını aktardı.
Çalışmaların Eylül 2023’te başladığını hatırlatan Bakan Ersoy, özgün taş dokunun ortaya çıkarıldığını, ahşap elemanların yenilendiğini, bahçedeki büyük trafo binasının kaldırıldığını ve çevre düzenlemesinin bütüncül bir yaklaşımla tamamlandığını söyledi.
Teşhir–tanzim uygulamalarının üretim ve montajının da özenle gerçekleştirildiğini dile getiren Ersoy, Türkiye’de hazırlanan müze materyallerinin geçen yıl yerine yerleştirilerek projenin hayata geçtiğini ifade etti.
Mestanlı’nın merkezindeki iki katlı taş evin, Süleymanoğlu’nun Türkiye’ye iltica edene kadar yaşadığı yer olduğunu hatırlatan Ersoy, yapının hem onun aile içinde büyüyen bir çocuk olarak hem de bir efsaneye dönüşen sporcu olarak tanınmasına imkân sağladığını belirtti.
Alt katta, 1970’li yılların Mestanlı yöresel yaşamını yansıtan etnografik bir düzen bulunduğunu belirten Ersoy, aileye ait özgün eşyalar, sedir, kilim, ocak düzeni ve silikon heykellerle Süleymanoğlu’nun aile bağlarının hissedilebilir kılındığını ifade etti.
Üst katta ise Süleymanoğlu’nun hem Bulgaristan hem Türkiye’deki spor hayatının ayrıntılarıyla aktarıldığını; ilkokul çantasından madalyalarına, plaketlerinden antrenman halterine ve başarılarını simgeleyen belgelere kadar pek çok özgün unsurun sergilendiğini aktaran Ersoy, sporcuya ait anlatımlarla hazırlanan video içeriklerinin de deneyimi daha anlamlı hale getirdiğini söyledi.
Bakan Ersoy, yalnızca bir sporcu değil; cesareti, çalışkanlığı ve inancıyla tüm nesillere örnek olacak bir kahraman olan Süleymanoğlu’nun anısına hazırlanan bu evin, gelecek kuşaklar için bir kültür mirası niteliği taşıdığını belirterek projeye katkı sunanlara teşekkür etti.
Anı evinin her ziyaretçiye ilham vermesini temenni eden Bakan Ersoy, “Süleymanoğlu’nun azmini, kararlılığını ve insanlık onurunu savunan duruşunu gelecek kuşaklara aktarmasını diliyorum.” dedi.
BAKAN ERSOY: HER ADIMI ATMAYA HAZIRIZ!
Açılışın ardından Türkiye ve Bulgaristan ilişkilerine katkı sağlayacak olan Kırcaali Camisi’nin açılışının da yapılacağını vurgulayan Ersoy, akşam saatlerinde ise “Arda Kırcaali” belgeselinin tanıtımının gerçekleştirileceğini duyurdu.
Bulgaristan’daki Türk toplumunun iki ülke ilişkilerinin geliştirilmesinde önemli bir güç olduğunu ifade eden Ersoy, ilişkileri daha ileri taşımak için gereken her adımı atmaya hazır olduklarını kaydetti.
BİR VEFA BORCUNU YERİNE GETİRİYORUZ
“Naim Süleymanoğlu, sadece Türk sporunun değil, dünya spor tarihinin hayranlıkla andığı unutulmaz bir şahsiyet olduğunu belirten Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, Naim Süleymanoğlu'nun 15 yaşında Brezilya’daki dünya gençler halter şampiyonasında iki altın madalya kazanarak rüştünü ispatladığını ve 46 dünya rekoru ve üç olimpiyat altını ile spor tarihine Türk mührünü vuran eşsiz bir sporcu olduğunu vurguladı.
O'nun kendi ağırlığının üç katından fazlasını kaldırarak tarihe geçtiğini hatırlatan Bakan Bak, "Bugün burada, Türk sporunun gururu Naim Süleymanoğlu’nun hatıralarını ölümsüzleştirecek bu müzenin açılışında bir vefa borcunu yerine getiriyoruz.” dedi.
Osman Aşkın Bak, Naim Süleymanoğlu’nun gençler tarafından tanınmasının büyük önem taşıdığını kaydetti.
BULGARİSTAN'IN DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNE KATKI SUNDU
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya da törende yaptığı konuşmada, Naim Süleymanoğlu’nun yalnızca sporuyla değil, cesareti, tevazusu ve duruşuyla da bir iletişim dili kurduğunu belirtti.
Ahatlıköy’de doğan “Cep Herkülü”nün hem bugünün hem de gelecek nesillerin ilham kaynağı olduğunu ifade eden Sırakaya, Süleymanoğlu’nun Bulgaristan’ın demokratikleşme sürecine ve Türkiye–Bulgaristan ilişkilerine katkı sunduğunu vurguladı.
Sırakaya, bu projenin hayata geçirilmesine verdiği güçlü destek için başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı’na, TİKA’ya ve Bulgaristan’daki tüm paydaşlara teşekkür ederek sözlerini tamamladı.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/naim-suleymanoglu-nun-cocukluk-evi-muzeye-donustu-272770.html
GÖNÜLLERDE İZ BIRAKTI
Açılışta konuşan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Naim Süleymanoğlu’nun yalnızca Türk spor tarihinin değil, dünya sporunun da altın sayfalarına adını yazdırdığını belirterek onun kuvveti, azmi ve karakteriyle milletin gönlünde silinmez bir iz bıraktığını ifade etti.
Bakan Ersoy, Süleymanoğlu’nun hem Bulgaristan’da hem Türkiye’de kırdığı rekorlarla umut, cesaret ve özgürlüğün sembolü haline geldiğini; 9 dünya şampiyonluğu, 6 olimpiyat rekoru ve 46 dünya rekoruyla tarihe geçtiğini vurguladı.
Ersoy, Cep Herkülü'nün 1992 Barcelona Olimpiyatları’nda Dünyanın En İyi Sporcusu seçilmesinin, uluslararası alandaki haklı saygısının en açık göstergesi olduğunu söyledi.
EFSANEYİ ÖLÜMSÜZLEŞTİREN BİR HAFIZ MEKÂNI
Naim'in vefatının 8'inci yıl dönümünde açılışı yapılan anı evinin bir yapının ötesinde, bir mücadele ruhunun ve bir spor efsanesinin ölümsüzleştiği bir hafıza mekânı olduğunu belirten Ersoy, projenin temelinin TİKA’nın saha incelemeleriyle atıldığını; aileyle yapılan görüşmeler, özgün eşyaların toplanması, projelendirme ve detaylı müze tasarımının titizlikle tamamlandığını aktardı.
Çalışmaların Eylül 2023’te başladığını hatırlatan Bakan Ersoy, özgün taş dokunun ortaya çıkarıldığını, ahşap elemanların yenilendiğini, bahçedeki büyük trafo binasının kaldırıldığını ve çevre düzenlemesinin bütüncül bir yaklaşımla tamamlandığını söyledi.
Teşhir–tanzim uygulamalarının üretim ve montajının da özenle gerçekleştirildiğini dile getiren Ersoy, Türkiye’de hazırlanan müze materyallerinin geçen yıl yerine yerleştirilerek projenin hayata geçtiğini ifade etti.
Mestanlı’nın merkezindeki iki katlı taş evin, Süleymanoğlu’nun Türkiye’ye iltica edene kadar yaşadığı yer olduğunu hatırlatan Ersoy, yapının hem onun aile içinde büyüyen bir çocuk olarak hem de bir efsaneye dönüşen sporcu olarak tanınmasına imkân sağladığını belirtti.
Alt katta, 1970’li yılların Mestanlı yöresel yaşamını yansıtan etnografik bir düzen bulunduğunu belirten Ersoy, aileye ait özgün eşyalar, sedir, kilim, ocak düzeni ve silikon heykellerle Süleymanoğlu’nun aile bağlarının hissedilebilir kılındığını ifade etti.
Üst katta ise Süleymanoğlu’nun hem Bulgaristan hem Türkiye’deki spor hayatının ayrıntılarıyla aktarıldığını; ilkokul çantasından madalyalarına, plaketlerinden antrenman halterine ve başarılarını simgeleyen belgelere kadar pek çok özgün unsurun sergilendiğini aktaran Ersoy, sporcuya ait anlatımlarla hazırlanan video içeriklerinin de deneyimi daha anlamlı hale getirdiğini söyledi.
Bakan Ersoy, yalnızca bir sporcu değil; cesareti, çalışkanlığı ve inancıyla tüm nesillere örnek olacak bir kahraman olan Süleymanoğlu’nun anısına hazırlanan bu evin, gelecek kuşaklar için bir kültür mirası niteliği taşıdığını belirterek projeye katkı sunanlara teşekkür etti.
Anı evinin her ziyaretçiye ilham vermesini temenni eden Bakan Ersoy, “Süleymanoğlu’nun azmini, kararlılığını ve insanlık onurunu savunan duruşunu gelecek kuşaklara aktarmasını diliyorum.” dedi.
BAKAN ERSOY: HER ADIMI ATMAYA HAZIRIZ!
Açılışın ardından Türkiye ve Bulgaristan ilişkilerine katkı sağlayacak olan Kırcaali Camisi’nin açılışının da yapılacağını vurgulayan Ersoy, akşam saatlerinde ise “Arda Kırcaali” belgeselinin tanıtımının gerçekleştirileceğini duyurdu.
Bulgaristan’daki Türk toplumunun iki ülke ilişkilerinin geliştirilmesinde önemli bir güç olduğunu ifade eden Ersoy, ilişkileri daha ileri taşımak için gereken her adımı atmaya hazır olduklarını kaydetti.
BİR VEFA BORCUNU YERİNE GETİRİYORUZ
“Naim Süleymanoğlu, sadece Türk sporunun değil, dünya spor tarihinin hayranlıkla andığı unutulmaz bir şahsiyet olduğunu belirten Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, Naim Süleymanoğlu'nun 15 yaşında Brezilya’daki dünya gençler halter şampiyonasında iki altın madalya kazanarak rüştünü ispatladığını ve 46 dünya rekoru ve üç olimpiyat altını ile spor tarihine Türk mührünü vuran eşsiz bir sporcu olduğunu vurguladı.
O'nun kendi ağırlığının üç katından fazlasını kaldırarak tarihe geçtiğini hatırlatan Bakan Bak, "Bugün burada, Türk sporunun gururu Naim Süleymanoğlu’nun hatıralarını ölümsüzleştirecek bu müzenin açılışında bir vefa borcunu yerine getiriyoruz.” dedi.
Osman Aşkın Bak, Naim Süleymanoğlu’nun gençler tarafından tanınmasının büyük önem taşıdığını kaydetti.
BULGARİSTAN'IN DEMOKRATİKLEŞME SÜRECİNE KATKI SUNDU
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zafer Sırakaya da törende yaptığı konuşmada, Naim Süleymanoğlu’nun yalnızca sporuyla değil, cesareti, tevazusu ve duruşuyla da bir iletişim dili kurduğunu belirtti.
Ahatlıköy’de doğan “Cep Herkülü”nün hem bugünün hem de gelecek nesillerin ilham kaynağı olduğunu ifade eden Sırakaya, Süleymanoğlu’nun Bulgaristan’ın demokratikleşme sürecine ve Türkiye–Bulgaristan ilişkilerine katkı sunduğunu vurguladı.
Sırakaya, bu projenin hayata geçirilmesine verdiği güçlü destek için başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı’na, TİKA’ya ve Bulgaristan’daki tüm paydaşlara teşekkür ederek sözlerini tamamladı.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/naim-suleymanoglu-nun-cocukluk-evi-muzeye-donustu-272770.html
Cambridge Sözlüğü yılın kelimesini seçti
Cambridge Sözlüğü, günümüzün ruhunu yansıtan kelimeyi belirledi. Cambridge, ünlülerle kurulan "tek taraflı ve sağlıksız" duygusal bağlara dikkat çekmek için bu yılın kelimesi olarak "parasosyal" (parasocial) kavramını seçti. Yapay zekâya, influencer'lara ve tanınmış isimlere yönelik çevrimiçi ilginin hızla yükselmesiyle birlikte, uzun süre akademik bir ifade olarak kalan terim artık geniş kitlelerin gündemine girmiş durumda.
Sözlük, "parasosyal" kavramını "bir kişinin hiç tanımadığı bir ünlüyle arasında varmış gibi hissettiği bağlantıyla ilgili" şeklinde tanımlıyor. Terimin kökeni ise 1956'ya uzanıyor. Chicago Üniversitesi'nden sosyologlar, televizyon izleyicilerinin ekran karşısındaki karakterlerle, aile ya da arkadaş ilişkilerini andıran fakat tamamen tek yönlü bir bağ kurduklarını fark edince bu kavramı literatüre kazandırmıştı.
Cambridge Sözlüğü Editörü Colin McIntosh'a göre sosyal medya ve yapay zekâ, akademik bir jargonu ana akıma taşıyarak yepyeni bir çağın kapısını araladı. McIntosh, "'Parasosyal', 2025'in ruhunu tam anlamıyla yansıtıyor. Milyonlarca insan bu tür ilişkilere dahil, çok daha fazlası ise bu hızlı yükselişi anlamaya çalışıyor," diyerek ilginin neden arttığını özetledi. Sözlük verileri de bu tespiti destekliyor; "parasosyal" kelimesinin anlamı için yapılan aramalar son dönemde belirgin şekilde yükselişe geçmiş durumda.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/cambridge-sozlugu-yilin-kelimesini-secti-272768.html
Sözlük, "parasosyal" kavramını "bir kişinin hiç tanımadığı bir ünlüyle arasında varmış gibi hissettiği bağlantıyla ilgili" şeklinde tanımlıyor. Terimin kökeni ise 1956'ya uzanıyor. Chicago Üniversitesi'nden sosyologlar, televizyon izleyicilerinin ekran karşısındaki karakterlerle, aile ya da arkadaş ilişkilerini andıran fakat tamamen tek yönlü bir bağ kurduklarını fark edince bu kavramı literatüre kazandırmıştı.
Cambridge Sözlüğü Editörü Colin McIntosh'a göre sosyal medya ve yapay zekâ, akademik bir jargonu ana akıma taşıyarak yepyeni bir çağın kapısını araladı. McIntosh, "'Parasosyal', 2025'in ruhunu tam anlamıyla yansıtıyor. Milyonlarca insan bu tür ilişkilere dahil, çok daha fazlası ise bu hızlı yükselişi anlamaya çalışıyor," diyerek ilginin neden arttığını özetledi. Sözlük verileri de bu tespiti destekliyor; "parasosyal" kelimesinin anlamı için yapılan aramalar son dönemde belirgin şekilde yükselişe geçmiş durumda.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/cambridge-sozlugu-yilin-kelimesini-secti-272768.html
Martı’ya uluslararası kuruluşlardan güçlü destek: NYSE hedefi 5 Dolar
ABD merkezli uluslararası araştırma kuruluşu Oak Ridge Financial Research, Türkiye’nin New York Borsası’na doğrudan kote ilk ve tek teknoloji şirketi Martı Technologies (NYSE: MRT) için yayımladığı analiz raporunda, “AL” tavsiyesini yineleyerek, 5 dolar hedef fiyat belirledi. Bu değerlendirme, kısa süre önce Benchmark Equity Research’ün aynı yöndeki raporunun ardından geldi. İki bağımsız uluslararası araştırma kuruluşunun “AL” tavsiyesi, Türkiye’nin öncü mobilite uygulaması Martı’nın büyüme potansiyelini, operasyonel performansını ve uzun vadeli stratejik konumuna dair olumlu beklentiyi teyit etti.
GÜÇLÜ OPERASYONEL PERFORMANS VE TAG BÜYÜMESİ
Oak Ridge raporu, Martı’nın 2025’in ilk yarısında 14,3 milyon dolar gelir elde ederek yüzde 70 yıllık büyüme kaydettiğini ortaya koydu. Raporda, şirketin yılı 34 milyon dolar gelir ile tamamlamasının beklendiğini ve 5 dolar hedef fiyatın korunduğu vurgulandı. Analistler, Martı’nın TAG markası altında sunduğu yenilikçi ulaşım hizmetiyle Türkiye’nin hızla büyüyen ulaşım pazarında liderliğini pekiştirdiğini kaydetti. Raporda ayrıca, şirketin teknoloji tabanlı operasyon modeli ve verimlilik odaklı büyüme stratejisinin kârlılığı desteklediği ifade edildi.
TÜRKİYE'NİN MOBİLİTE DÖNÜŞÜMÜNDE LİDER VE KÜRESEL OYUNCU
Oak Ridge raporunda; Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusu sayesinde modern ulaşım çözümleri için büyük bir potansiyel sunduğu belirtilirken, 85 milyonluk nüfusun yüzde 70’inden fazlasının 50 yaş altı olmasının ve şehirleşme oranının hızla artmasının, Martı gibi yenilikçi platformlar için geniş bir büyüme alanı oluşturduğu ifade edildi.
İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya başta olmak üzere 10 şehirde 128 milyonun üzerinde yolculuk ve 6,4 milyon tekil kullanıcıya ulaşarak, Türkiye’nin en büyük mobilite platformu olan Martı için Oak Ridge analistleri; şirketin TAG markasıyla artık yalnızca mikromobilite değil, çok modlu ulaşım hizmetleri sunan Türkiye’nin ilk “Mobility Super App”i haline geldiğini kaydetti. Analistler, Martı’yı “Türkiye’nin ulaşım sorununa teknolojik bir çözüm getiren, yerel köklere sahip bir süper uygulama” olarak tanımladı.
Raporda, Martı’nın Türkiye’de araç çağırma sektöründe pazara ilk giren şirket (“first mover”) olmanın sağladığı avantajı yakaladığı belirtildi. Analistler, Martı’nın bu avantajı kullanarak pazar payını istikrarlı biçimde artıracağını ve sektörün kurumsallaşmasında öncü rol oynamaya devam edeceğini öngördü.. Analistler, Martı’nın bu fırsatı değerlendirerek pazar payını istikrarlı biçimde artıracağını ve sektörün kurumsallaşmasında öncü rol oynamaya devam edeceğini öngördü.
Martı Kurucusu Oğuz Alper Öktem açıklamasında şunları söyledi: “Türkiye’nin New York Borsası’na doğrudan kote ilk ve tek teknoloji şirketi olarak, uluslararası analistlerin Martı’ya olan ilgisinin artması bizim için önemli bir gösterge. Oak Ridge ve Benchmark gibi kuruluşların aynı yönde değerlendirme yapması, Martı’nın hem Türkiye’de hem bölgede mobilite dönüşümünü temsil eden bir marka haline geldiğini gösteriyor. Amacımız, Türkiye’nin inovasyon gücünü dünya sahnesinde daha da görünür kılmak ve sürdürülebilir büyüme yolculuğumuzu kararlılıkla sürdürmektir.”
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/marti-ya-uluslararasi-kuruluslardan-guclu-destek-nyse-hedefi-5-dolar-272767.html
GÜÇLÜ OPERASYONEL PERFORMANS VE TAG BÜYÜMESİ
Oak Ridge raporu, Martı’nın 2025’in ilk yarısında 14,3 milyon dolar gelir elde ederek yüzde 70 yıllık büyüme kaydettiğini ortaya koydu. Raporda, şirketin yılı 34 milyon dolar gelir ile tamamlamasının beklendiğini ve 5 dolar hedef fiyatın korunduğu vurgulandı. Analistler, Martı’nın TAG markası altında sunduğu yenilikçi ulaşım hizmetiyle Türkiye’nin hızla büyüyen ulaşım pazarında liderliğini pekiştirdiğini kaydetti. Raporda ayrıca, şirketin teknoloji tabanlı operasyon modeli ve verimlilik odaklı büyüme stratejisinin kârlılığı desteklediği ifade edildi.
TÜRKİYE'NİN MOBİLİTE DÖNÜŞÜMÜNDE LİDER VE KÜRESEL OYUNCU
Oak Ridge raporunda; Türkiye’nin genç ve dinamik nüfusu sayesinde modern ulaşım çözümleri için büyük bir potansiyel sunduğu belirtilirken, 85 milyonluk nüfusun yüzde 70’inden fazlasının 50 yaş altı olmasının ve şehirleşme oranının hızla artmasının, Martı gibi yenilikçi platformlar için geniş bir büyüme alanı oluşturduğu ifade edildi.
İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya başta olmak üzere 10 şehirde 128 milyonun üzerinde yolculuk ve 6,4 milyon tekil kullanıcıya ulaşarak, Türkiye’nin en büyük mobilite platformu olan Martı için Oak Ridge analistleri; şirketin TAG markasıyla artık yalnızca mikromobilite değil, çok modlu ulaşım hizmetleri sunan Türkiye’nin ilk “Mobility Super App”i haline geldiğini kaydetti. Analistler, Martı’yı “Türkiye’nin ulaşım sorununa teknolojik bir çözüm getiren, yerel köklere sahip bir süper uygulama” olarak tanımladı.
Raporda, Martı’nın Türkiye’de araç çağırma sektöründe pazara ilk giren şirket (“first mover”) olmanın sağladığı avantajı yakaladığı belirtildi. Analistler, Martı’nın bu avantajı kullanarak pazar payını istikrarlı biçimde artıracağını ve sektörün kurumsallaşmasında öncü rol oynamaya devam edeceğini öngördü.. Analistler, Martı’nın bu fırsatı değerlendirerek pazar payını istikrarlı biçimde artıracağını ve sektörün kurumsallaşmasında öncü rol oynamaya devam edeceğini öngördü.
Martı Kurucusu Oğuz Alper Öktem açıklamasında şunları söyledi: “Türkiye’nin New York Borsası’na doğrudan kote ilk ve tek teknoloji şirketi olarak, uluslararası analistlerin Martı’ya olan ilgisinin artması bizim için önemli bir gösterge. Oak Ridge ve Benchmark gibi kuruluşların aynı yönde değerlendirme yapması, Martı’nın hem Türkiye’de hem bölgede mobilite dönüşümünü temsil eden bir marka haline geldiğini gösteriyor. Amacımız, Türkiye’nin inovasyon gücünü dünya sahnesinde daha da görünür kılmak ve sürdürülebilir büyüme yolculuğumuzu kararlılıkla sürdürmektir.”
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/marti-ya-uluslararasi-kuruluslardan-guclu-destek-nyse-hedefi-5-dolar-272767.html
17 Kasım 2025 Pazartesi
BMG Denizcilik ve Danışmanlık Limited şirketinin sahibi kimdir?
Türk bayraklı ve 16 personelin yer aldığı LPG gemisinin, Ukrayna'nın Izmail Limanında vurulması ve yangın çıkması ardından geminin adının ORINDA olduğu belirtilen açıklamada, "Mürettebat gemiyi emniyetle terk etmiştir. Herhangi bir yaralanma yoktur. Gemide çıkan yangına itfaiye ekiplerince müdahale edilmektedir" ifadeleri kullanıldı.
Peki, BMG Denizcilik ve Danışmanlık Limited şirketinin sahibi kimdir?
BMG DENİZCİLİK VE DANIŞMANLIK LİMİTED ŞİRKETİNİN SAHİBİ KİMDİR?
Gemi, İstanbul merkezli BMG Denizcilik ve Danışmanlık Limited Şirketi’ne kayıtlıdır. Şirketin kurucusu ve %100 tek ortağı Barış Ziya Kaya’dır.
BARIŞ ZİYA KAYA KİMDİR?
Barış Ziya Kaya, 1995 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Denizcilik Fakültesi Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği (Güverte) Bölümü’nden mezun olmuştur.
9 yıl boyunca çeşitli gemilerde zabit ve kaptan olarak denizde görev yaptıktan sonra kara tarafına geçerek Dünya Denizcilik’in personel departmanında çalışmıştır.
Daha sonra kendi şirketi olan BMG Denizcilik ve Danışmanlık Ltd. Şti.’yi kurmuş ve halen bu şirketin yöneticisi konumundadır.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/bmg-denizcilik-ve-danismanlik-limited-sirketinin-sahibi-kimdir-272508.html
Peki, BMG Denizcilik ve Danışmanlık Limited şirketinin sahibi kimdir?
BMG DENİZCİLİK VE DANIŞMANLIK LİMİTED ŞİRKETİNİN SAHİBİ KİMDİR?
Gemi, İstanbul merkezli BMG Denizcilik ve Danışmanlık Limited Şirketi’ne kayıtlıdır. Şirketin kurucusu ve %100 tek ortağı Barış Ziya Kaya’dır.
BARIŞ ZİYA KAYA KİMDİR?
Barış Ziya Kaya, 1995 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Denizcilik Fakültesi Deniz Ulaştırma İşletme Mühendisliği (Güverte) Bölümü’nden mezun olmuştur.
9 yıl boyunca çeşitli gemilerde zabit ve kaptan olarak denizde görev yaptıktan sonra kara tarafına geçerek Dünya Denizcilik’in personel departmanında çalışmıştır.
Daha sonra kendi şirketi olan BMG Denizcilik ve Danışmanlık Ltd. Şti.’yi kurmuş ve halen bu şirketin yöneticisi konumundadır.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/bmg-denizcilik-ve-danismanlik-limited-sirketinin-sahibi-kimdir-272508.html
8 yaşında 35 kez ameliyat olan çocuktan Arda Turan'a hayat dersi!
Sky Sports'a açıklamalarda bulunan genç teknik adam; savaşın devam ettiği bir ülkede futbolun zorluklarından bahsetti.
"HİÇBİR ZAMAN BAHANELERİN ARKASINA SAKLANAN BİRİ OLMADIM"
Ukrayna'da süregelen savaş ve bu şartlarda bir Ukrayna takımını çalıştırmanın zorluklarıyla ilgili konuştu. Arda Turan verdiği demeçte, "Hayatımda hiçbir zaman bahanelerin arkasına saklanan biri olmadım ama öngöremediğimiz durumlar da oldu" dedi.
Bu sezon ligde tek mağlubiyetini, sığınıkta geçirdikleri bir gecenin sonrasında alan Shakhtar'ın hocası Arda Turan konuyla ilgili şöyle konuştu:
"BOMBALAR MAÇTAN ÖNCEKİ GECE GELDİ"
"Bombalar bir sonraki maçtan önceki gece geldi. Sığınağa indik. Garip gelebilir ama korkmuyorduk, sadece sevdiklerimiz için endişeleniyorduk. O gece hiç uyuyamadık. Maçı hangi koşullarda oynayacağımızı asla bilemiyorduk."
"Üzgündüm çünkü bizim için kritik bir maçtı. Ve Roman adında, büyük bir Shakhtar taraftarı olan ve evine bomba atıldığında aldığı yaralar nedeniyle 35 ameliyat geçiren bir çocuk, soyunma odasında bizi ziyarete geldi.
8 YAŞINDAKİ ÇOCUKTAN HAYAT DERSİ
Bana, 'Hocam, üzülme. Hayatta iyi günler de var, kötü günler de. Devam etmelisin.' dedi. Bu, 35 kez ameliyat olmuş sekiz yaşında bir çocuğun bize verdiği bir hayat dersiydi. Evet, futbol önemli. Ve işimize saygı duymalı, bizi takip eden insanlar için yüzde 100'ümüzü vermeliyiz. Ama diğer yandan, bu bir eğlence, hayat kadar gerçek değil. Aradaki farkı anlamamız gerekiyor. Bana bu hayat dersini veren Roman'dı."
Her maçını deplasman gibi oynadıklarının altını çizen Arda şunları söyledi:
"SIK SIK TAKIM DEĞİŞTİRMEK ZORUNDA KALIYORUZ"
"Bunu kullanmaya çalışıyoruz. Savaşın ortasındayken ve insanlar böylesine büyük bir fedakarlık yaparken, bu konulara mutlaka değinmelisiniz. Neden burada futbol oynuyorlar? Neden ailelerini savaşın ortasında bırakıyorlar? Bunun bir mantığı olmalı. Bence bunu olumlu bir şeye dönüştürdük ve çok eğlenmeye, sürekli neşeli olmaya çalıştık. Psikolojik olarak uyum sağlamaya çalışan birçok genç Brezilyalı oyuncumuz var ve bazen yorucu olabiliyor. Deneyimli oyunculardan daha fazla dinlenmeye ihtiyaç duyan çok sayıda genç oyuncumuz var, bu yüzden sık sık takım değiştirmek zorunda kalıyoruz. Maalesef, bu kadar çok seyahatle üç gün sonra aynı takımla oynamak mümkün değil. Bu, sakatlığa davetiye çıkarmak gibi bir şey."
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/8-yasinda-35-kez-ameliyat-olan-cocuktan-arda-turan-a-hayat-dersi-272507.html
"HİÇBİR ZAMAN BAHANELERİN ARKASINA SAKLANAN BİRİ OLMADIM"
Ukrayna'da süregelen savaş ve bu şartlarda bir Ukrayna takımını çalıştırmanın zorluklarıyla ilgili konuştu. Arda Turan verdiği demeçte, "Hayatımda hiçbir zaman bahanelerin arkasına saklanan biri olmadım ama öngöremediğimiz durumlar da oldu" dedi.
Bu sezon ligde tek mağlubiyetini, sığınıkta geçirdikleri bir gecenin sonrasında alan Shakhtar'ın hocası Arda Turan konuyla ilgili şöyle konuştu:
"BOMBALAR MAÇTAN ÖNCEKİ GECE GELDİ"
"Bombalar bir sonraki maçtan önceki gece geldi. Sığınağa indik. Garip gelebilir ama korkmuyorduk, sadece sevdiklerimiz için endişeleniyorduk. O gece hiç uyuyamadık. Maçı hangi koşullarda oynayacağımızı asla bilemiyorduk."
"Üzgündüm çünkü bizim için kritik bir maçtı. Ve Roman adında, büyük bir Shakhtar taraftarı olan ve evine bomba atıldığında aldığı yaralar nedeniyle 35 ameliyat geçiren bir çocuk, soyunma odasında bizi ziyarete geldi.
8 YAŞINDAKİ ÇOCUKTAN HAYAT DERSİ
Bana, 'Hocam, üzülme. Hayatta iyi günler de var, kötü günler de. Devam etmelisin.' dedi. Bu, 35 kez ameliyat olmuş sekiz yaşında bir çocuğun bize verdiği bir hayat dersiydi. Evet, futbol önemli. Ve işimize saygı duymalı, bizi takip eden insanlar için yüzde 100'ümüzü vermeliyiz. Ama diğer yandan, bu bir eğlence, hayat kadar gerçek değil. Aradaki farkı anlamamız gerekiyor. Bana bu hayat dersini veren Roman'dı."
Her maçını deplasman gibi oynadıklarının altını çizen Arda şunları söyledi:
"SIK SIK TAKIM DEĞİŞTİRMEK ZORUNDA KALIYORUZ"
"Bunu kullanmaya çalışıyoruz. Savaşın ortasındayken ve insanlar böylesine büyük bir fedakarlık yaparken, bu konulara mutlaka değinmelisiniz. Neden burada futbol oynuyorlar? Neden ailelerini savaşın ortasında bırakıyorlar? Bunun bir mantığı olmalı. Bence bunu olumlu bir şeye dönüştürdük ve çok eğlenmeye, sürekli neşeli olmaya çalıştık. Psikolojik olarak uyum sağlamaya çalışan birçok genç Brezilyalı oyuncumuz var ve bazen yorucu olabiliyor. Deneyimli oyunculardan daha fazla dinlenmeye ihtiyaç duyan çok sayıda genç oyuncumuz var, bu yüzden sık sık takım değiştirmek zorunda kalıyoruz. Maalesef, bu kadar çok seyahatle üç gün sonra aynı takımla oynamak mümkün değil. Bu, sakatlığa davetiye çıkarmak gibi bir şey."
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/8-yasinda-35-kez-ameliyat-olan-cocuktan-arda-turan-a-hayat-dersi-272507.html
Bilal Erdoğan'dan gençlere mesaj: 'Türkiye yüzyılı okuyan ve sorgulayan gençlikle mümkün
Türkiye Gençlik Vakfı (TÜGVA) tarafından hayata geçirilen ve bir marka hâline gelen ve bu yıl sekizincisi düzenlenecek Kitap Kurdu projesinin lansmanı Bursa’da Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdi.
Bu yıl sekizincisinin gerçekleştirileceği Kitap Kurdu Yarışması lansman programına 2 bini aşkın kişi katılım sağladı. Lansmana TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Necmettin Bilal Erdoğan, TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, Aile ve Sosyal Politikalar Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Karabük Üniversitesi Rektörü Fatih Kırışık, birçok basın mensubu, STK yöneticileri ve ortaokul öğrencileri katıldı. Geçtiğimiz yıl 265 bin başvuruyla rekor bir kitap yarışmasına imza atan TÜGVA, bu yıl ise 400 bin gence ulaşmayı hedefliyor.
BİLAL ERDOĞAN'DAN ÖĞRENCİLERE MESAJ
TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi N. Bilal Erdoğan, salondaki öğrencilerle selamlaşarak başladığı konuşmasında bu yıl 5, 6, 7 ve 8’inci sınıflar için belirlenen yarışma kitaplarını hatırlattı ve öğrencilere çeşitli tavsiyelerde bulundu.
Okuma alışkanlığının hem akademik hem de sosyal hayatta güçlü bir avantaj sağladığını vurgulayan Erdoğan, LGS’ye hazırlanan öğrencilere yönelik mesajında şu ifadeleri kullandı:
“Kitap okuyan çocuk paragrafı anlar, soruyu çözer, sınavda öne çıkar. Kendini ifade eder, merak eder, araştırır, farklı bakış açıları geliştirir. Yabancı dilde bile daha hızlı ilerler; çünkü kelime haznesi geniştir.”
Okumanın yalnızca sınav başarısını değil, karakter gelişimini de etkileyen temel bir alışkanlık olduğunu dile getiren Erdoğan, tarih ve kültür bilincinin önemine dikkat çekti. Anadolu’nun Malazgirt’ten bugüne İslam’ın ve insanlığın vicdanı olduğunu belirterek gençlerin köklerini tanıyarak yetişmesi gerektiğini ifade etti.
GAZZE VURGUSU: 'GENÇLER DÜNYADAKİ ADALETSİZLİKLERE KARŞI BİLİNÇLİ OLMALI'
Konuşmasında Gazze’de yaşananlara da değinen Erdoğan, ateşkes sürecine rağmen bölgede zulmün sona erip ermeyeceğinin hâlâ belirsiz olduğunu söyledi. Gençlerin, dünyada yaşanan adaletsizliklere karşı bilinçli ve duyarlı olması gerektiğini vurguladı.
Erdoğan, sözlerini “Türkiye Yüzyılı hedefi, okuyan, düşünen ve sorgulayan bir gençlikle mümkün olacak” diyerek tamamladı.
VALİ AYYILDIZ'DAN OKUMA VURGUSU
Programda konuşan Bursa Valisi Erol Ayyıldız ise kitap okumanın gençlerin merak duygusunu geliştirdiğini, onları akademik ve kişisel açıdan ileri taşıdığını söyledi.
Ayyıldız, şu ifadeleri kullandı:
“Kitap okumak, bir çocuğun dünyasını büyüten en büyük güçlerden biridir. İnsanın huzura, refaha ve medeniyet seviyesine ulaşmasının en sağlam yolu kitap okumaktan geçer. Eğitimde başarının anahtarı, kitapla kurulan güçlü bağdır.”
Gençlerin bu projenin merkezinde yer aldığını vurgulayan Ayyıldız, “Okudukça büyüyen, düşündükçe güçlenen, öğrendikçe gelişen bir neslin temsilcilerisiniz” dedi.
Konuşmasının sonunda Türkiye Yüzyılı’nın bilginin hâkim olduğu bir dönem olacağını belirten Ayyıldız, gençlere “Okumak, okumak, yine okumak zorundayız” çağrısında bulundu.
BEŞİNCİ: 'OKU DÜŞÜN UYGULA VE NETİCELENDİR'
Lansman programında konuşma yapan TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, “Bizler TÜGVA olarak istiyoruz ki aklı selim, zevki selim, kalbi selim işlere imza atalım. Bu düşünceyle bu hedef doğrultusunda projeler geliştiriyoruz. İlimde, fende, teknolojide en üst düzeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda kitap okuma seferberliğimizi Bursa’da başlatıyoruz. Bugüne kadar yaklaşık 960 bin öğrencimizle kitap okuduk. Geçen yıl 265 bin öğrenicimiz bu yarışmaya katılım sağladı. İnşallah, bu yılki hedefimiz 400 bin. Siz genç kardeşlerimize soruyorum; kitap okuma seferberliğini arkadaşlarınıza anlatmaya var mısınız? Cumhurbaşkanımız biz gençlere başarının sırrını vermiş: Oku, düşün, uygula ve neticelendir. Şimdi size tekrar soruyorum okumaya var mısınız? Düşünmeye var mısınız? Uygulamaya çalışmaya var mısınız? Allah’ın izniyle bu gençlik ile biz de iddia ediyoruz; bu gençlik yürüyecek bir sabah kardan aydınlık gelecek.” şeklinde konuştu.
YÜZ BİNLERCE KİTAP KURDU AYNI ANDA KİTAP OKUYACAK
Ortaokullu gençlerin yarışmada ortaokullu öğrenciler; 5.-.6 ve 7.-8. sınıflar için belirlenen 3’er kitap belirlendi. Kitaplar sırasıyla; Hilalin İzinde, Kudüs’te Gizli Bir Görev, Anahtar Kâtibi, Palanka, Gizli Özne ve Fuat Sezgin (Biyografi).
Yarışmaya katılan öğrenciler yer aldığı kategoriye göre 3 kitaplık okumanın ardından kitap başına 20 soruluk bir sınavda ter dökecekler. Türkiye geneli 81 ilden katılıma açık olan yarışmanın son başvuru tarihi 20 Mart 2026 olarak açıklandı. Yarışma sınavı 29 Mart 2026 tarihinde yazılı sınav şeklinde yapılacak.
Yarışmaya tugva.org üzerinden başvuran ortaokullu öğrenciler, sınıf seviyelerine uygun belirlenen kitapları okuyarak sınava hazırlanacak. Sınav sonunda dereceye giren ilk 10 öğrenciye birçok ödül verilecek. Birinciye Umre (ailesinden 1 kişi ile birlikte), ikinciye Balkan Turu (ailesinden 1 kişi ile birlikte), üçüncüye bilgisayar, dördüncüye elektrikli scooter ve sonraki ilk 10 dereceye giren öğrencilere hediyeleri takdim edilecek. Ayrıca öğrenci danışmanlarından birinciye 50 bin TL, ikinciye 45 bin TL, üçüncüye 40 bin TL, dördüncüye 35 bin TL ve dereceye giren diğer danışmanlara da hediyeleri takdim edilecek.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/bilal-erdogan-dan-genclere-mesaj-turkiye-yuzyili-okuyan-ve-sorgulayan-genclikle-mumkun-sharp-272506.html
Bu yıl sekizincisinin gerçekleştirileceği Kitap Kurdu Yarışması lansman programına 2 bini aşkın kişi katılım sağladı. Lansmana TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Necmettin Bilal Erdoğan, TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, Aile ve Sosyal Politikalar Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Karabük Üniversitesi Rektörü Fatih Kırışık, birçok basın mensubu, STK yöneticileri ve ortaokul öğrencileri katıldı. Geçtiğimiz yıl 265 bin başvuruyla rekor bir kitap yarışmasına imza atan TÜGVA, bu yıl ise 400 bin gence ulaşmayı hedefliyor.
BİLAL ERDOĞAN'DAN ÖĞRENCİLERE MESAJ
TÜGVA Yüksek İstişare Kurulu Üyesi N. Bilal Erdoğan, salondaki öğrencilerle selamlaşarak başladığı konuşmasında bu yıl 5, 6, 7 ve 8’inci sınıflar için belirlenen yarışma kitaplarını hatırlattı ve öğrencilere çeşitli tavsiyelerde bulundu.
Okuma alışkanlığının hem akademik hem de sosyal hayatta güçlü bir avantaj sağladığını vurgulayan Erdoğan, LGS’ye hazırlanan öğrencilere yönelik mesajında şu ifadeleri kullandı:
“Kitap okuyan çocuk paragrafı anlar, soruyu çözer, sınavda öne çıkar. Kendini ifade eder, merak eder, araştırır, farklı bakış açıları geliştirir. Yabancı dilde bile daha hızlı ilerler; çünkü kelime haznesi geniştir.”
Okumanın yalnızca sınav başarısını değil, karakter gelişimini de etkileyen temel bir alışkanlık olduğunu dile getiren Erdoğan, tarih ve kültür bilincinin önemine dikkat çekti. Anadolu’nun Malazgirt’ten bugüne İslam’ın ve insanlığın vicdanı olduğunu belirterek gençlerin köklerini tanıyarak yetişmesi gerektiğini ifade etti.
GAZZE VURGUSU: 'GENÇLER DÜNYADAKİ ADALETSİZLİKLERE KARŞI BİLİNÇLİ OLMALI'
Konuşmasında Gazze’de yaşananlara da değinen Erdoğan, ateşkes sürecine rağmen bölgede zulmün sona erip ermeyeceğinin hâlâ belirsiz olduğunu söyledi. Gençlerin, dünyada yaşanan adaletsizliklere karşı bilinçli ve duyarlı olması gerektiğini vurguladı.
Erdoğan, sözlerini “Türkiye Yüzyılı hedefi, okuyan, düşünen ve sorgulayan bir gençlikle mümkün olacak” diyerek tamamladı.
VALİ AYYILDIZ'DAN OKUMA VURGUSU
Programda konuşan Bursa Valisi Erol Ayyıldız ise kitap okumanın gençlerin merak duygusunu geliştirdiğini, onları akademik ve kişisel açıdan ileri taşıdığını söyledi.
Ayyıldız, şu ifadeleri kullandı:
“Kitap okumak, bir çocuğun dünyasını büyüten en büyük güçlerden biridir. İnsanın huzura, refaha ve medeniyet seviyesine ulaşmasının en sağlam yolu kitap okumaktan geçer. Eğitimde başarının anahtarı, kitapla kurulan güçlü bağdır.”
Gençlerin bu projenin merkezinde yer aldığını vurgulayan Ayyıldız, “Okudukça büyüyen, düşündükçe güçlenen, öğrendikçe gelişen bir neslin temsilcilerisiniz” dedi.
Konuşmasının sonunda Türkiye Yüzyılı’nın bilginin hâkim olduğu bir dönem olacağını belirten Ayyıldız, gençlere “Okumak, okumak, yine okumak zorundayız” çağrısında bulundu.
BEŞİNCİ: 'OKU DÜŞÜN UYGULA VE NETİCELENDİR'
Lansman programında konuşma yapan TÜGVA Genel Başkanı İbrahim Beşinci, “Bizler TÜGVA olarak istiyoruz ki aklı selim, zevki selim, kalbi selim işlere imza atalım. Bu düşünceyle bu hedef doğrultusunda projeler geliştiriyoruz. İlimde, fende, teknolojide en üst düzeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda kitap okuma seferberliğimizi Bursa’da başlatıyoruz. Bugüne kadar yaklaşık 960 bin öğrencimizle kitap okuduk. Geçen yıl 265 bin öğrenicimiz bu yarışmaya katılım sağladı. İnşallah, bu yılki hedefimiz 400 bin. Siz genç kardeşlerimize soruyorum; kitap okuma seferberliğini arkadaşlarınıza anlatmaya var mısınız? Cumhurbaşkanımız biz gençlere başarının sırrını vermiş: Oku, düşün, uygula ve neticelendir. Şimdi size tekrar soruyorum okumaya var mısınız? Düşünmeye var mısınız? Uygulamaya çalışmaya var mısınız? Allah’ın izniyle bu gençlik ile biz de iddia ediyoruz; bu gençlik yürüyecek bir sabah kardan aydınlık gelecek.” şeklinde konuştu.
YÜZ BİNLERCE KİTAP KURDU AYNI ANDA KİTAP OKUYACAK
Ortaokullu gençlerin yarışmada ortaokullu öğrenciler; 5.-.6 ve 7.-8. sınıflar için belirlenen 3’er kitap belirlendi. Kitaplar sırasıyla; Hilalin İzinde, Kudüs’te Gizli Bir Görev, Anahtar Kâtibi, Palanka, Gizli Özne ve Fuat Sezgin (Biyografi).
Yarışmaya katılan öğrenciler yer aldığı kategoriye göre 3 kitaplık okumanın ardından kitap başına 20 soruluk bir sınavda ter dökecekler. Türkiye geneli 81 ilden katılıma açık olan yarışmanın son başvuru tarihi 20 Mart 2026 olarak açıklandı. Yarışma sınavı 29 Mart 2026 tarihinde yazılı sınav şeklinde yapılacak.
Yarışmaya tugva.org üzerinden başvuran ortaokullu öğrenciler, sınıf seviyelerine uygun belirlenen kitapları okuyarak sınava hazırlanacak. Sınav sonunda dereceye giren ilk 10 öğrenciye birçok ödül verilecek. Birinciye Umre (ailesinden 1 kişi ile birlikte), ikinciye Balkan Turu (ailesinden 1 kişi ile birlikte), üçüncüye bilgisayar, dördüncüye elektrikli scooter ve sonraki ilk 10 dereceye giren öğrencilere hediyeleri takdim edilecek. Ayrıca öğrenci danışmanlarından birinciye 50 bin TL, ikinciye 45 bin TL, üçüncüye 40 bin TL, dördüncüye 35 bin TL ve dereceye giren diğer danışmanlara da hediyeleri takdim edilecek.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/bilal-erdogan-dan-genclere-mesaj-turkiye-yuzyili-okuyan-ve-sorgulayan-genclikle-mumkun-sharp-272506.html
Şantiyede yangında otomobiller de yandı
İzmir'in Bayraklı ilçesinde bir inşaat şantiyesinde yangın çıktı. Alevler park halindeki 2 otomobile de sıçrarken, itfaiyenin müdahalesi ile yangın kontrol altına alındı.
DHA'nın haberine göre Bayraklı ilçesi Ozan Abay Caddesi'ndeki bir inşaat şantiyesinde, saat 15.00 sıralarında yangın çıktı. Yangını gören çevredekiler, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbarla bölgeye çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi.
Alevler, park halindeki 2 otomobile de sıçradı. Yangın sırasında yükselen siyah duman, kentin birçok noktasından görüldü.
İtfaiye ekipleri, yangını kısa sürede kontrol altına aldı. Yangında yaralanan olmazken, şantiye alanındaki konteynerlerde ve 2 otomobilde hasar oluştu. Yangına müdahale sürerken, çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatıldı.
"'12 KONTEYNER TAMAMEN YANDI"
İzmir'in Bayraklı ilçesinde bir inşaat şantiyesinde çıkan ve itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile kontrol altına alınan yangınla ilgili soğutma çalışması sürüyor. Yangın sırasında şantiyede bulunan işçilerden Kadir Alan (53), "Yangının elektrik kontağından çıktığını düşünüyoruz. Şantiye alanında çalışırken yükselen dumanları gördük. Alevler bir anda yayıldı. Yapacak bir şeyimiz yoktu. Koşup geldik ama şantiyedeki 12 konteyner tamamen yandı" dedi.
İşçilerden Engin Yaman (52) ise yangının çok hızlı bir şekilde yayıldığını ve 10 dakika içerisinde eşyalarının tümünün yandığını söyledi. Soruşturma sürüyor.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/santiyede-yanginda-otomobiller-de-yandi-272504.html
DHA'nın haberine göre Bayraklı ilçesi Ozan Abay Caddesi'ndeki bir inşaat şantiyesinde, saat 15.00 sıralarında yangın çıktı. Yangını gören çevredekiler, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi. İhbarla bölgeye çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi.
Alevler, park halindeki 2 otomobile de sıçradı. Yangın sırasında yükselen siyah duman, kentin birçok noktasından görüldü.
İtfaiye ekipleri, yangını kısa sürede kontrol altına aldı. Yangında yaralanan olmazken, şantiye alanındaki konteynerlerde ve 2 otomobilde hasar oluştu. Yangına müdahale sürerken, çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatıldı.
"'12 KONTEYNER TAMAMEN YANDI"
İzmir'in Bayraklı ilçesinde bir inşaat şantiyesinde çıkan ve itfaiye ekiplerinin müdahalesi ile kontrol altına alınan yangınla ilgili soğutma çalışması sürüyor. Yangın sırasında şantiyede bulunan işçilerden Kadir Alan (53), "Yangının elektrik kontağından çıktığını düşünüyoruz. Şantiye alanında çalışırken yükselen dumanları gördük. Alevler bir anda yayıldı. Yapacak bir şeyimiz yoktu. Koşup geldik ama şantiyedeki 12 konteyner tamamen yandı" dedi.
İşçilerden Engin Yaman (52) ise yangının çok hızlı bir şekilde yayıldığını ve 10 dakika içerisinde eşyalarının tümünün yandığını söyledi. Soruşturma sürüyor.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/santiyede-yanginda-otomobiller-de-yandi-272504.html
THY iki yeni uçak finansmanını tamamladı!
THY İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, şirket, Itasca sigorta garantili havacılık finansmanı ürününü Japon öz sermayeli finansal kiralama (JOLCO) modeliyle birleştirdi.
Böylece iki yeni "A350-900" uçağının teslimatını başarıyla tamamlayan şirket uçak finansmanı portföyüne yenilikçi modeli daha ekledi.
THY'nin uluslararası ortaklarıyla kurduğu güçlü işbirliğinin sonucu olan finansman anlaşması kapsamında, Itasca'nın rekabetçi sigorta çözümünün desteğiyle yürütülen işlemde, "Bank of China" tek kreditör olarak görev aldı, Japon öz sermayesi ise JP Lease tarafından sağlandı.
Finansman işlemi, THY'nin Itasca'yla ilk JOLCO anlaşması olarak dikkati çekti.
Anlaşma, Bank of China, JP Lease ve THY arasında tamamlanan ilk uçak finansmanı olma özelliğini de taşıyor.
"FİLO GENİŞLETME STRATEJİMİZİ DESTEKLERKEN KÜRESEL ORTAKLIKLARIMIZI GÜÇLENDİRMEYE DEVAM EDİYORUZ"
Açıklamada görüşlerine yer verilen THY Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Murat Şeker, ilk kez uygulanan finansman modelinin önemini belirtti.
Şeker, uluslararası iş ortaklarının güvenini yansıtan ve yenilikçi finansman yapılarıyla kaynak çeşitliliğini güçlendiren önemli işlemi tamamlamaktan mutluluk duyduklarını aktararak, "Itasca, Bank of China ve JP Lease'e, destekleri ve değerli ortaklıkları için teşekkür ediyor ve Bank of China ve J.P. Lease'i, THY ile gerçekleştirdikleri ilk uçak finansmanı işlemi dolayısıyla tebrik ediyorum. Filo genişletme stratejimizi desteklerken küresel ortaklıklarımızı güçlendirmeye devam ediyoruz." ifadelerini kullandı.
Bank of China Londra Merkezli Ulaştırma Sektörü Başkanı Arnaud Fiscel ise "A350-900" uçağının finansmanında THY'ye destek olmaktan büyük mutluluk duyduklarını, bu işlemin başarıyla sonuçlanmasının Bank of China ve THY arasındaki güçlü ilişkinin göstergesi olduğunu kaydetti.
Fiscel, bunun aynı zamanda havacılık sektörüne özel çözümler sunma konusundaki güçlü yeteneklerinin de bir yansıması olduğuna dikkati çekerek, finansmanın verimli ve sorunsuz bir şekilde tamamlanmasından dolayı ilgili ekipleri tebrik etti.
JP Lease Products and Services Genel Müdürü ve İcra Kurulu Başkanı Teiji Ishikawa da "Bu işlem, Türk havacılık sektörüyle olan güçlü ilişkimizi ve bağlılığımızı gösteriyor. Değerli ve yenilikçi ortaklarımızla birlikte bu işlemin Japon öz sermaye sağlayıcısı olarak yer almaktan gurur duyuyoruz." değerlendirmesini yaptı.
"HAVACILIK SEKTÖRÜNDE VERİMLİ VE REKABETÇİ FİNANSMAN YAPILARI SAĞLAMA TAAHHÜDÜMÜZÜ PEKİŞTİRİYOR"
Itasca İcra Kurulu Başkanı Gareth John da şunları kaydetti:
"Bu işlem, Itasca'nın finansman platformunun gücünü, çok yönlülüğünü ve önde gelen küresel hava yolları için yenilikçi sigorta destekli çözümler sunma yeteneğimizi vurguluyor. THY'nin iki yeni A350-900 uçağının teslimatını destekleyen bu JOLCO finansmanı, havacılık sektöründe verimli ve rekabetçi finansman yapıları sağlama taahhüdümüzü pekiştiriyor."
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/thy-iki-yeni-ucak-finansmanini-tamamladi-272503.html
Böylece iki yeni "A350-900" uçağının teslimatını başarıyla tamamlayan şirket uçak finansmanı portföyüne yenilikçi modeli daha ekledi.
THY'nin uluslararası ortaklarıyla kurduğu güçlü işbirliğinin sonucu olan finansman anlaşması kapsamında, Itasca'nın rekabetçi sigorta çözümünün desteğiyle yürütülen işlemde, "Bank of China" tek kreditör olarak görev aldı, Japon öz sermayesi ise JP Lease tarafından sağlandı.
Finansman işlemi, THY'nin Itasca'yla ilk JOLCO anlaşması olarak dikkati çekti.
Anlaşma, Bank of China, JP Lease ve THY arasında tamamlanan ilk uçak finansmanı olma özelliğini de taşıyor.
"FİLO GENİŞLETME STRATEJİMİZİ DESTEKLERKEN KÜRESEL ORTAKLIKLARIMIZI GÜÇLENDİRMEYE DEVAM EDİYORUZ"
Açıklamada görüşlerine yer verilen THY Genel Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Murat Şeker, ilk kez uygulanan finansman modelinin önemini belirtti.
Şeker, uluslararası iş ortaklarının güvenini yansıtan ve yenilikçi finansman yapılarıyla kaynak çeşitliliğini güçlendiren önemli işlemi tamamlamaktan mutluluk duyduklarını aktararak, "Itasca, Bank of China ve JP Lease'e, destekleri ve değerli ortaklıkları için teşekkür ediyor ve Bank of China ve J.P. Lease'i, THY ile gerçekleştirdikleri ilk uçak finansmanı işlemi dolayısıyla tebrik ediyorum. Filo genişletme stratejimizi desteklerken küresel ortaklıklarımızı güçlendirmeye devam ediyoruz." ifadelerini kullandı.
Bank of China Londra Merkezli Ulaştırma Sektörü Başkanı Arnaud Fiscel ise "A350-900" uçağının finansmanında THY'ye destek olmaktan büyük mutluluk duyduklarını, bu işlemin başarıyla sonuçlanmasının Bank of China ve THY arasındaki güçlü ilişkinin göstergesi olduğunu kaydetti.
Fiscel, bunun aynı zamanda havacılık sektörüne özel çözümler sunma konusundaki güçlü yeteneklerinin de bir yansıması olduğuna dikkati çekerek, finansmanın verimli ve sorunsuz bir şekilde tamamlanmasından dolayı ilgili ekipleri tebrik etti.
JP Lease Products and Services Genel Müdürü ve İcra Kurulu Başkanı Teiji Ishikawa da "Bu işlem, Türk havacılık sektörüyle olan güçlü ilişkimizi ve bağlılığımızı gösteriyor. Değerli ve yenilikçi ortaklarımızla birlikte bu işlemin Japon öz sermaye sağlayıcısı olarak yer almaktan gurur duyuyoruz." değerlendirmesini yaptı.
"HAVACILIK SEKTÖRÜNDE VERİMLİ VE REKABETÇİ FİNANSMAN YAPILARI SAĞLAMA TAAHHÜDÜMÜZÜ PEKİŞTİRİYOR"
Itasca İcra Kurulu Başkanı Gareth John da şunları kaydetti:
"Bu işlem, Itasca'nın finansman platformunun gücünü, çok yönlülüğünü ve önde gelen küresel hava yolları için yenilikçi sigorta destekli çözümler sunma yeteneğimizi vurguluyor. THY'nin iki yeni A350-900 uçağının teslimatını destekleyen bu JOLCO finansmanı, havacılık sektöründe verimli ve rekabetçi finansman yapıları sağlama taahhüdümüzü pekiştiriyor."
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/thy-iki-yeni-ucak-finansmanini-tamamladi-272503.html
16 Kasım 2025 Pazar
Almanya'nın İHA avcıları göreve hazır
Almanya'da kritik önemdeki tesisler üzerinde görülen İHA'lar sonrası güvenlik hamleleri genişledi.
Almanya İçişleri Bakanlığı, Münih başta olmak üzere son aylarda havalimanlarında artan yasa dışı İHA hareketliliği sonrası 100 milyon euro'luk "İHA-savar savunma planı" hazırladı.
Alman Federal Meclisi Bütçe Komisyonu'nun onayladığı eylem planına göre, aralık ayından itibaren havalimanlarında yasa dışı İHAavcılığı yapacak 130 polis memurundan oluşan yeni bir İHA savunma birimi kurulacak. Söz konusu polisler, yasa dışı İHA uçuşlarının takibi, tespiti ve düşürülmesinden sorumlu olacak.
İHA-savar merkezi polisleri, havalimanlarında, başkent Berlin'de ve kritik altyapıların olduğu bölgelerde görev yapacak. Söz konusu memurlara Federal Polis Teşkilatı'nın helikopterleri de destek verecek.
İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, yaptığı açıklamada, "İHA'lar ve artan siber saldırılar, hibrit tehditlerin ortasında yeni bir tehdit oluşturuyor. Bunlara kararlı bir yanıt vermek istiyoruz. Çevrimiçi dijital tehdide ve İHA tehdidine karşı kendimizi silahlandırıyoruz." dedi.
NE OLMUŞTU?
Münih Havalimanı, ekim ayının başlarında görülen bir İHA nedeniyle 2 gün belirli saatlerde kapalı kalmıştı ve uçuşlar yapılamamıştı.
Yine ekim ayı içinde Frankfurt başta olmak üzere bazı havalimanları, askeri tesisler ile kritik altyapıların bulunduğu bölgelerde yasa dışı İHA uçuşları tespit edilmişti. Kasım ayının başında, Berlin Brandenburg Havalimanı bölgesinde de 2 gün ardı ardına İHA görülmesi üzerine alarm durumuna geçilmişti.
Yasa dışı İHA hareketliliğinin Rusya kaynaklı olduğu düşünen Almanya, ulusal ve yerel bazda mücadele için savunma merkezi kurulması dahil bir dizi kararlar almıştı.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/almanya-nin-iha-avcilari-goreve-hazir-272224.html
Almanya İçişleri Bakanlığı, Münih başta olmak üzere son aylarda havalimanlarında artan yasa dışı İHA hareketliliği sonrası 100 milyon euro'luk "İHA-savar savunma planı" hazırladı.
Alman Federal Meclisi Bütçe Komisyonu'nun onayladığı eylem planına göre, aralık ayından itibaren havalimanlarında yasa dışı İHAavcılığı yapacak 130 polis memurundan oluşan yeni bir İHA savunma birimi kurulacak. Söz konusu polisler, yasa dışı İHA uçuşlarının takibi, tespiti ve düşürülmesinden sorumlu olacak.
İHA-savar merkezi polisleri, havalimanlarında, başkent Berlin'de ve kritik altyapıların olduğu bölgelerde görev yapacak. Söz konusu memurlara Federal Polis Teşkilatı'nın helikopterleri de destek verecek.
İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, yaptığı açıklamada, "İHA'lar ve artan siber saldırılar, hibrit tehditlerin ortasında yeni bir tehdit oluşturuyor. Bunlara kararlı bir yanıt vermek istiyoruz. Çevrimiçi dijital tehdide ve İHA tehdidine karşı kendimizi silahlandırıyoruz." dedi.
NE OLMUŞTU?
Münih Havalimanı, ekim ayının başlarında görülen bir İHA nedeniyle 2 gün belirli saatlerde kapalı kalmıştı ve uçuşlar yapılamamıştı.
Yine ekim ayı içinde Frankfurt başta olmak üzere bazı havalimanları, askeri tesisler ile kritik altyapıların bulunduğu bölgelerde yasa dışı İHA uçuşları tespit edilmişti. Kasım ayının başında, Berlin Brandenburg Havalimanı bölgesinde de 2 gün ardı ardına İHA görülmesi üzerine alarm durumuna geçilmişti.
Yasa dışı İHA hareketliliğinin Rusya kaynaklı olduğu düşünen Almanya, ulusal ve yerel bazda mücadele için savunma merkezi kurulması dahil bir dizi kararlar almıştı.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/almanya-nin-iha-avcilari-goreve-hazir-272224.html
Konya'dan Afrika'ya! Türk silahlarına ilgi yoğun!
Yakın bir geçmişe kadar Türkiye’de çok büyük savunma sanayii şirketlerinin ihracatta öne çıktığını görüyorduk. Ancak son zamanlarda Anadolu’nun farklı köşelerinde hayat bulan Türk firmaları da dünyanın farklı bölgelerinde bayrak göstermemizi sağlıyor.
Bu şirketlerden biri olan Hedef Arms Defence, 2005 yılında Konya’da üretime başlamış. Zaman içinde önce iç piyasaya ardından Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalara önemli ihracatlar yapmışlar. Bugün çok sayıda ülkenin envanterinde ürünleri bulunsa da hedef yakın gelecekte yeni müjdelere de imza atabilmek.
ORDULAR AKTİF OLARAK ÜRÜNLERİMİZİ KULLANIYOR
Hedef Arms Defence’in İhracat Sorumlusu Sabri Güler, 10 yıla yakın bir süre iç piyasaya üretim yaptıklarını, 2015 itibariyle de ihracata başladıklarını söyledi.
Afrika’nın kendileri için son derece stratejik bir pazar olduğunu belirten Güler, yine bir Türk firması olan The PEAK Defense organizasyonda düzenlenen BAMEX 2025’in kendileri adına son derece verimli geçtiğini ifade etti.
Yerli ve milli imkanlarla geliştirdikleri silahların halihazırda Mali, Burkina Faso, Nijer başta olmak üzere Afrika’nın farklı ülkelerinde güvenlik güçlerince aktif olarak kullanıldığını da belirtti.
AFRİKA'YA SAVUNMA ÜRÜNÜ SATABİLMEK HİÇ KOLAY DEĞİL
Sabri Güler bu noktada ilginç bir parantez de açtı. Sanılanın aksine Afrika ülkelerine savunma sanayii ürünü satabilmenin çok daha zor olduğuna değindi. Bölge şartlarının diğer yerlere göre bir hayli çetin olduğunun altını çizip, şöyle devam etti:
“Afrika’da sıcaklık her zaman çok yüksek. Ülkelerin her yeri kum. Çamuru da eklemek şart. Yani pek de kolay olmayan bir coğrafyaya saat gibi işleyen sistemler satmak zorundasınız. Ürünleriniz buraya tam anlamıyla uyum sağlayabilmeli. Bölgeye sattığımız ürünlerin tamamı gerek üst düzey inceleme heyetlerinden gerek sahada kullanan askerlerden tam not aldı.
Afrika’da bir ülke sizin ürününüzü envantere aldığında diğer ülkelerin de dikkatini çekiyorsunuz. Hedef Arms için de süreç şu sıralar böyle işliyor. Yakın gelecekte mevcut paydaşlarımızın yanına farklı ülkeleri de ekleyeceğiz. Türk savunma sanayii ürünlerinin Afrika’daki geleceğinin çok parlak olduğuna yürekten inanıyorum.”
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/konya-dan-afrika-ya-turk-silahlarina-ilgi-yogun-272223.html
Bu şirketlerden biri olan Hedef Arms Defence, 2005 yılında Konya’da üretime başlamış. Zaman içinde önce iç piyasaya ardından Afrika başta olmak üzere farklı coğrafyalara önemli ihracatlar yapmışlar. Bugün çok sayıda ülkenin envanterinde ürünleri bulunsa da hedef yakın gelecekte yeni müjdelere de imza atabilmek.
ORDULAR AKTİF OLARAK ÜRÜNLERİMİZİ KULLANIYOR
Hedef Arms Defence’in İhracat Sorumlusu Sabri Güler, 10 yıla yakın bir süre iç piyasaya üretim yaptıklarını, 2015 itibariyle de ihracata başladıklarını söyledi.
Afrika’nın kendileri için son derece stratejik bir pazar olduğunu belirten Güler, yine bir Türk firması olan The PEAK Defense organizasyonda düzenlenen BAMEX 2025’in kendileri adına son derece verimli geçtiğini ifade etti.
Yerli ve milli imkanlarla geliştirdikleri silahların halihazırda Mali, Burkina Faso, Nijer başta olmak üzere Afrika’nın farklı ülkelerinde güvenlik güçlerince aktif olarak kullanıldığını da belirtti.
AFRİKA'YA SAVUNMA ÜRÜNÜ SATABİLMEK HİÇ KOLAY DEĞİL
Sabri Güler bu noktada ilginç bir parantez de açtı. Sanılanın aksine Afrika ülkelerine savunma sanayii ürünü satabilmenin çok daha zor olduğuna değindi. Bölge şartlarının diğer yerlere göre bir hayli çetin olduğunun altını çizip, şöyle devam etti:
“Afrika’da sıcaklık her zaman çok yüksek. Ülkelerin her yeri kum. Çamuru da eklemek şart. Yani pek de kolay olmayan bir coğrafyaya saat gibi işleyen sistemler satmak zorundasınız. Ürünleriniz buraya tam anlamıyla uyum sağlayabilmeli. Bölgeye sattığımız ürünlerin tamamı gerek üst düzey inceleme heyetlerinden gerek sahada kullanan askerlerden tam not aldı.
Afrika’da bir ülke sizin ürününüzü envantere aldığında diğer ülkelerin de dikkatini çekiyorsunuz. Hedef Arms için de süreç şu sıralar böyle işliyor. Yakın gelecekte mevcut paydaşlarımızın yanına farklı ülkeleri de ekleyeceğiz. Türk savunma sanayii ürünlerinin Afrika’daki geleceğinin çok parlak olduğuna yürekten inanıyorum.”
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/konya-dan-afrika-ya-turk-silahlarina-ilgi-yogun-272223.html
Vücudunuzu kanserden ve enfeksiyonlardan koruyor! İltihabı önlüyor
Toprağın altında yetişen değerli trüf mantarı, sahip olduğu güçlü antioksidan ve doğal koruyucu maddeler sayesinde vücudu hem kanser oluşumunda rol oynayan zararlı süreçlere karşı hem de çeşitli enfeksiyonlara karşı koruyucu etki sağlıyor. Yapılan araştırmalar:
-Hücre yenilenmesine,
-Bağışıklık sisteminin güçlenmesine,
-Zararlı maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasına fayda sağladığını gösteriyor.
KANSERE KARŞI KORUYOR!
Kanser oluşumunun temelinde, hücrelerde biriken oksidatif stres yani serbest radikallerin verdiği zarar yer alır. Trüf mantarındaki doğal antioksidanlar:
-Serbest radikallerle savaşarak hücre hasarını azaltır,
-Hücrelerin sağlıklı kalmasına yardımcı olur,
-Oksidatif stresi düşürerek kanser riskini artıran süreçlerin yavaşlamasına katkıda bulunur.
Bu nedenle trüf mantarı, kanser riskine karşı destekleyici bir besin olarak görülüyor.
ENFEKSİYONLARA KARŞI DA KORUMA SAĞLIYOR!
Yapılan bazı laboratuvar çalışmaları, trüf mantarının içeriğinde:
-Bakteri ve mantar oluşumunu baskılayabilen,
-Mikroorganizmaların çoğalmasını zorlaştırabilen doğal maddeler bulunduğunu gösteriyor.
Trüf mantarının olduğu bu özellikler, trüfün bağışıklık sisteminin enfeksiyonlarla mücadelesine yardımcı oluyor.
Öte yandan Trüf mantarındaki antiinflamatuar (iltihap azaltıcı) bileşenler:
*Vücuttaki gereksiz iltihabı dengeler,
*Bağışıklık tepkisini düzenler,
*Hücrelerin daha sağlıklı çalışmasına destek verir.
NASIL TÜKETİLİR?
Trüf mantarı genelde rendelenmiş şekilde, yağ olarak, soslarda, ince dilimlenmiş halde tüketilir.
KİMLER DİKKAT ETMELİ?
Mantar alerjisi olanlar tüketmemeli.
İlk kez deneyecek olanlar küçük porsiyonlarla başlamalı.
Trüf mutlaka güvenilir kaynaklardan alınmalı.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/vucudunuzu-kanserden-ve-enfeksiyonlardan-koruyor-iltihabi-onluyor-272221.html
-Hücre yenilenmesine,
-Bağışıklık sisteminin güçlenmesine,
-Zararlı maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasına fayda sağladığını gösteriyor.
KANSERE KARŞI KORUYOR!
Kanser oluşumunun temelinde, hücrelerde biriken oksidatif stres yani serbest radikallerin verdiği zarar yer alır. Trüf mantarındaki doğal antioksidanlar:
-Serbest radikallerle savaşarak hücre hasarını azaltır,
-Hücrelerin sağlıklı kalmasına yardımcı olur,
-Oksidatif stresi düşürerek kanser riskini artıran süreçlerin yavaşlamasına katkıda bulunur.
Bu nedenle trüf mantarı, kanser riskine karşı destekleyici bir besin olarak görülüyor.
ENFEKSİYONLARA KARŞI DA KORUMA SAĞLIYOR!
Yapılan bazı laboratuvar çalışmaları, trüf mantarının içeriğinde:
-Bakteri ve mantar oluşumunu baskılayabilen,
-Mikroorganizmaların çoğalmasını zorlaştırabilen doğal maddeler bulunduğunu gösteriyor.
Trüf mantarının olduğu bu özellikler, trüfün bağışıklık sisteminin enfeksiyonlarla mücadelesine yardımcı oluyor.
Öte yandan Trüf mantarındaki antiinflamatuar (iltihap azaltıcı) bileşenler:
*Vücuttaki gereksiz iltihabı dengeler,
*Bağışıklık tepkisini düzenler,
*Hücrelerin daha sağlıklı çalışmasına destek verir.
NASIL TÜKETİLİR?
Trüf mantarı genelde rendelenmiş şekilde, yağ olarak, soslarda, ince dilimlenmiş halde tüketilir.
KİMLER DİKKAT ETMELİ?
Mantar alerjisi olanlar tüketmemeli.
İlk kez deneyecek olanlar küçük porsiyonlarla başlamalı.
Trüf mutlaka güvenilir kaynaklardan alınmalı.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/vucudunuzu-kanserden-ve-enfeksiyonlardan-koruyor-iltihabi-onluyor-272221.html
İsrail tarafından kaçırılmışlardı... O çocuklar ilk kez konuştu!
İsrail ordusu tarafından yakın zamanda gerçekleştirilen esir takası kapsamında Gazze'den serbest bırakılan üç Filistinli çocuk, yardım ararken kaçırılmış ve ardından işkence görmüştü.
İSRAİL ZULMÜNÜ BİR BİR ANLATTI!
Uluslararası Çocuk Savunuculuğu Örgütü'nün (DCIP) Filistin sahası araştırmacıları, İsrail ordusu ile Filistinli silahlı gruplar arasında imzalanan ateşkes anlaşması kapsamında 13 Ekim'de İsrail ordusu tarafından Gazze'ye serbest bırakılan üç Filistinli çocukla röportaj yaptı.
17 yaşındaki Mohammad Nael Khamis Al-Zoghbi, 16 yaşındaki Faris Ibrahim Faris Abu Jabal ve 17 yaşındaki Mahmoud Hani Mohammad Al-Majayda, geçtiğimiz yaz yardım ararken İsrail güçleri tarafından kaçırılmış ve Gazze'nin dışındaki, İsrail'in güneyinde bulunan bir İsrail askeri gözaltı kampı olan Sde Teiman'a nakledilmiş, burada aç bırakılmış ve işkence görmüşlerdi. Mohammad ve Mahmoud, ABD tarafından yönetilen Gazze İnsani Yardım Vakfı'nın tesisinde yardım ararken kaçırılmışlardı.
İSRAİL BU İŞKENCELERDEN SORUMLU TUTULMALI
DCIP Sorumlu Program Direktörü Ayed Abu Ektaish, “Filistinli çocuklar İsrail askerleri tarafından acımasızca işkence görürken, Amerika Birleşik Devletleri İsrail’in Filistin halkına karşı yürüttüğü soykırımı desteklemek için silah ve finansman göndermeye devam ediyor” diyerek ekledi:
“Bu üç çocuk, diğer sayısız çocukla birlikte, ömür boyu İsrail güçlerinin uyguladığı işkencenin izlerini silmeye çalışacaklar. İsrail askerleri ve yetkilileri, bu çocukların çektiği acılardan sorumlu tutulmalıdır.”
DCIP'in derlediği belgelerden anlaşıldığı üzere, 16 yaşındaki Faris, 11 Eylül sabahı Morag koridoru yakınlarında babasıyla birlikte yaklaşık 25 Filistinliyle birlikte yardım ararken İsrail güçleri tarafından kaçırıldı. Bir İsrail askeri Faris'i sorguya çekti, ellerini bağlayıp diz çöktürdükten sonra şiddetli bir şekilde dövdü.
Faris, DCIP'ye “ Alnıma o kadar sert vurdu ki, yarılıp dikiş atılması gerekti” dedi. Sorgudan sonra asker Faris'in gözlerini bağladı ve onu bir çukura attı, burada askerler onu ve diğer gözaltına alınanları tekmeledi. Ertesi sabah İsrail güçleri onları Gazze'den İsrail'in güneyindeki Sde Teiman'a nakletti, Karem Abu Salem geçişinde durdular ve gözaltına alınanlara araçtan inerek soyunmaları emredildi. Beyaz tulumlar giydirilen tutuklular, bir saat boyunca yüzüstü yere yatırıldılar ve bu süre boyunca askerlerce tekmelenerek taciz edildiler.
"BENİ KORKU SARDI!"
Faris, dört gün boyunca Filistinli yetişkinlerle aynı hücrede tutulduktan sonra, içinde yedi çocuğun bulunduğu bir hücreye nakledildi. Bunun ardından Faris, elleri arkadan kelepçelenip bacakları sandalyenin ayaklarına bağlanarak sandalyeye kelepçelendiği başka bir acımasız sorguya maruz kaldı. Faris, sorgu memurunun sorularına her “bilmiyorum” cevabı verdiğinde, bir başka sorgu memuru kafasına ve bacaklarına vuruyordu.
“O anlarda, acıdan başka bir şey hissetmiyordum ve tek odak noktam, acımasız dayak ve ıstıraptan kurtulmanın bir yolunu bulmaktı,” dedi Faris DCIP'ye ve ekledi: "Yiyecek, su ve hatta tuvaleti kullanma imkânı olmadan o saatlere tahammül ettim. Beni korku sardı, hiçbir şey isteyemedim ve sorgu sırasında sık sık idrarımı kaçırdım. Her kaçırdığımda, bana daha sert vuruyor ve İbranice küfürler ediyordu, anlam veremediğim kelimelerle."
Faris daha sonra, İbranice müzik çalan hoparlörlerin bulunduğu beton bir oda olan “disko odasına” götürüldü.
DİSKO ODASI’NDA ÇOCUKLARA İŞKENCE
İsrail güçleri tarafından gözaltına alınan Filistinli çocukların, “disko odası” olarak adlandırılan beton bir bölmede ağır fiziksel ve psikolojik işkenceye maruz bırakıldığı iddia edildi. Middle East Eye’ın aktardığı tanıklıklara göre çocuklar, saatlerce yerde yatmaya zorlandı ve yüksek sesli İbranice müzikle baskı altına alındı.
BİR GÜN BOYUNCA DÖVÜLDÜM, SAÇLARIM ÇEKİLDİ
Gözaltına alınan çocuklardan Jabal, söz konusu odada bir askerin telefonunda oyun oynadığını, oyunu kaybettiğinde ise kendisine saldırdığını anlattı. Jabal, başının duvara vurulduğunu, tekmelendiğini ve saçının çekildiğini belirterek, “Bir gün boyunca o odada kaldım, sayısız saldırıya maruz kaldım” dedi.
Bir başka çocuk ise bir hapishane görevlisinin kendisine annesinin manipüle edilmiş fotoğrafını göstererek ailesi hakkında asılsız iddialarda bulunduğunu ifade etti.
KÂBUSLAR GÖRÜYOR, ÇIĞLIKLARLA UYANIYORUM
Defense for Children International-Palestine (DCIP) uzmanları, gözaltından çıkan çocukların sağlık durumlarının ağır şekilde etkilendiğini belirtti. Jabal, serbest kaldığında ayakta durmakta zorlandığını, mesane kontrolünü kaybettiğini ve çığlıklarla uyandığı kâbuslar gördüğünü söyledi.
Annesi ise, “Çığlıklarıyla uyanıyorum. O ise korkuyla siniyor ve ‘Lütfen bana vurmayın’ diye yalvarıyor” diyerek yaşananları aktardı.
METAL KELEPÇELER ETİMİ ACITACAK KADAR SIKIYDI
7 Ağustos’ta Rafah’ta yakalanan Majayda, sorgu boyunca gözlerinin bağlandığını, dövüldüğünü ve elektrik verildiğini iddia etti. Çocuğun aktardığına göre askerler sırtına bir “X” işareti çizerek nakil için hazırlandığını belirtti.
Majayda, 12 saatten fazla “disko odası”nda tutulduktan sonra soyularak soğuk bir hücreye kapatıldığını, ellerinin ve ayaklarının bağlı olduğunu söyleyerek “Korkunç acıdan ve korkudan bir an bile uyuyamıyordum” dedi. Kelepçelerin aşırı sıkı olması nedeniyle acı çektiğini, sivrisineklerle dolu hücrede sağlık sorunlarının ortaya çıktığını ancak tıbbi yardım alamadığını belirtti.
CANLI KALKAN OLMAMI İSTEDİLER
Majayda, bir İsrail istihbarat görevlisinin kendisine aylık 30 bin şekel maaş karşılığında “canlı kalkan” olarak çalışmayı teklif ettiğini öne sürdü. Teklifi reddetmesinin ardından tekrar “disko odası”na götürüldüğünü, dövüldüğünü ve hücresinde köpek saldırısına uğradığını ifade etti.
Genç çocuk, gördüğü işkencelerin kendisini iki kez intihara sürüklediğini söyledi.
HAPİSHANE ÇOCUKLUĞUMU ELİMDEN ALDI
Serbest bırakılmasının ardından uyku sorunları yaşayan Majayda, DCIP’e yaptığı açıklamada, “Gözlerimi her kapattığımda aynı mekan ve aynı yüzler aklıma geliyor. Hapishane çocukluğumu elimden aldı. Gülmeyi ve güvende hissetmeyi yeniden öğrenmem gerekecek” dedi.
İŞKENCE SAHTE İTİRAFLAR İÇİN KULLANILIYOR
DCIP, çocukların maruz bırakıldığı muamelenin kişiliklerini kırmayı ve sahte itiraflar almayı amaçladığını belirtti. Kuruluş, İsrail’in tutuklama ve sorgu yöntemlerinin Cenevre Sözleşmeleri ile Roma Statüsü’nü ihlal ettiğini vurguladı.
İşkenceye Karşı Sözleşme’ye taraf olan İsrail’in iddiaları araştırmak ve sorumluları cezalandırmakla yükümlü olduğuna dikkat çeken DCIP, çocukların tanıklıklarının bağımsız soruşturmalarla ele alınması gerektiğini, serbest bırakıldıktan sonra yaşadıkları psikolojik travmanın ise uzun süreli destek gerektirdiğini ifade etti.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/israil-tarafindan-kacirilmislardi...-o-cocuklar-ilk-kez-konustu-272219.html
İSRAİL ZULMÜNÜ BİR BİR ANLATTI!
Uluslararası Çocuk Savunuculuğu Örgütü'nün (DCIP) Filistin sahası araştırmacıları, İsrail ordusu ile Filistinli silahlı gruplar arasında imzalanan ateşkes anlaşması kapsamında 13 Ekim'de İsrail ordusu tarafından Gazze'ye serbest bırakılan üç Filistinli çocukla röportaj yaptı.
17 yaşındaki Mohammad Nael Khamis Al-Zoghbi, 16 yaşındaki Faris Ibrahim Faris Abu Jabal ve 17 yaşındaki Mahmoud Hani Mohammad Al-Majayda, geçtiğimiz yaz yardım ararken İsrail güçleri tarafından kaçırılmış ve Gazze'nin dışındaki, İsrail'in güneyinde bulunan bir İsrail askeri gözaltı kampı olan Sde Teiman'a nakledilmiş, burada aç bırakılmış ve işkence görmüşlerdi. Mohammad ve Mahmoud, ABD tarafından yönetilen Gazze İnsani Yardım Vakfı'nın tesisinde yardım ararken kaçırılmışlardı.
İSRAİL BU İŞKENCELERDEN SORUMLU TUTULMALI
DCIP Sorumlu Program Direktörü Ayed Abu Ektaish, “Filistinli çocuklar İsrail askerleri tarafından acımasızca işkence görürken, Amerika Birleşik Devletleri İsrail’in Filistin halkına karşı yürüttüğü soykırımı desteklemek için silah ve finansman göndermeye devam ediyor” diyerek ekledi:
“Bu üç çocuk, diğer sayısız çocukla birlikte, ömür boyu İsrail güçlerinin uyguladığı işkencenin izlerini silmeye çalışacaklar. İsrail askerleri ve yetkilileri, bu çocukların çektiği acılardan sorumlu tutulmalıdır.”
DCIP'in derlediği belgelerden anlaşıldığı üzere, 16 yaşındaki Faris, 11 Eylül sabahı Morag koridoru yakınlarında babasıyla birlikte yaklaşık 25 Filistinliyle birlikte yardım ararken İsrail güçleri tarafından kaçırıldı. Bir İsrail askeri Faris'i sorguya çekti, ellerini bağlayıp diz çöktürdükten sonra şiddetli bir şekilde dövdü.
Faris, DCIP'ye “ Alnıma o kadar sert vurdu ki, yarılıp dikiş atılması gerekti” dedi. Sorgudan sonra asker Faris'in gözlerini bağladı ve onu bir çukura attı, burada askerler onu ve diğer gözaltına alınanları tekmeledi. Ertesi sabah İsrail güçleri onları Gazze'den İsrail'in güneyindeki Sde Teiman'a nakletti, Karem Abu Salem geçişinde durdular ve gözaltına alınanlara araçtan inerek soyunmaları emredildi. Beyaz tulumlar giydirilen tutuklular, bir saat boyunca yüzüstü yere yatırıldılar ve bu süre boyunca askerlerce tekmelenerek taciz edildiler.
"BENİ KORKU SARDI!"
Faris, dört gün boyunca Filistinli yetişkinlerle aynı hücrede tutulduktan sonra, içinde yedi çocuğun bulunduğu bir hücreye nakledildi. Bunun ardından Faris, elleri arkadan kelepçelenip bacakları sandalyenin ayaklarına bağlanarak sandalyeye kelepçelendiği başka bir acımasız sorguya maruz kaldı. Faris, sorgu memurunun sorularına her “bilmiyorum” cevabı verdiğinde, bir başka sorgu memuru kafasına ve bacaklarına vuruyordu.
“O anlarda, acıdan başka bir şey hissetmiyordum ve tek odak noktam, acımasız dayak ve ıstıraptan kurtulmanın bir yolunu bulmaktı,” dedi Faris DCIP'ye ve ekledi: "Yiyecek, su ve hatta tuvaleti kullanma imkânı olmadan o saatlere tahammül ettim. Beni korku sardı, hiçbir şey isteyemedim ve sorgu sırasında sık sık idrarımı kaçırdım. Her kaçırdığımda, bana daha sert vuruyor ve İbranice küfürler ediyordu, anlam veremediğim kelimelerle."
Faris daha sonra, İbranice müzik çalan hoparlörlerin bulunduğu beton bir oda olan “disko odasına” götürüldü.
DİSKO ODASI’NDA ÇOCUKLARA İŞKENCE
İsrail güçleri tarafından gözaltına alınan Filistinli çocukların, “disko odası” olarak adlandırılan beton bir bölmede ağır fiziksel ve psikolojik işkenceye maruz bırakıldığı iddia edildi. Middle East Eye’ın aktardığı tanıklıklara göre çocuklar, saatlerce yerde yatmaya zorlandı ve yüksek sesli İbranice müzikle baskı altına alındı.
BİR GÜN BOYUNCA DÖVÜLDÜM, SAÇLARIM ÇEKİLDİ
Gözaltına alınan çocuklardan Jabal, söz konusu odada bir askerin telefonunda oyun oynadığını, oyunu kaybettiğinde ise kendisine saldırdığını anlattı. Jabal, başının duvara vurulduğunu, tekmelendiğini ve saçının çekildiğini belirterek, “Bir gün boyunca o odada kaldım, sayısız saldırıya maruz kaldım” dedi.
Bir başka çocuk ise bir hapishane görevlisinin kendisine annesinin manipüle edilmiş fotoğrafını göstererek ailesi hakkında asılsız iddialarda bulunduğunu ifade etti.
KÂBUSLAR GÖRÜYOR, ÇIĞLIKLARLA UYANIYORUM
Defense for Children International-Palestine (DCIP) uzmanları, gözaltından çıkan çocukların sağlık durumlarının ağır şekilde etkilendiğini belirtti. Jabal, serbest kaldığında ayakta durmakta zorlandığını, mesane kontrolünü kaybettiğini ve çığlıklarla uyandığı kâbuslar gördüğünü söyledi.
Annesi ise, “Çığlıklarıyla uyanıyorum. O ise korkuyla siniyor ve ‘Lütfen bana vurmayın’ diye yalvarıyor” diyerek yaşananları aktardı.
METAL KELEPÇELER ETİMİ ACITACAK KADAR SIKIYDI
7 Ağustos’ta Rafah’ta yakalanan Majayda, sorgu boyunca gözlerinin bağlandığını, dövüldüğünü ve elektrik verildiğini iddia etti. Çocuğun aktardığına göre askerler sırtına bir “X” işareti çizerek nakil için hazırlandığını belirtti.
Majayda, 12 saatten fazla “disko odası”nda tutulduktan sonra soyularak soğuk bir hücreye kapatıldığını, ellerinin ve ayaklarının bağlı olduğunu söyleyerek “Korkunç acıdan ve korkudan bir an bile uyuyamıyordum” dedi. Kelepçelerin aşırı sıkı olması nedeniyle acı çektiğini, sivrisineklerle dolu hücrede sağlık sorunlarının ortaya çıktığını ancak tıbbi yardım alamadığını belirtti.
CANLI KALKAN OLMAMI İSTEDİLER
Majayda, bir İsrail istihbarat görevlisinin kendisine aylık 30 bin şekel maaş karşılığında “canlı kalkan” olarak çalışmayı teklif ettiğini öne sürdü. Teklifi reddetmesinin ardından tekrar “disko odası”na götürüldüğünü, dövüldüğünü ve hücresinde köpek saldırısına uğradığını ifade etti.
Genç çocuk, gördüğü işkencelerin kendisini iki kez intihara sürüklediğini söyledi.
HAPİSHANE ÇOCUKLUĞUMU ELİMDEN ALDI
Serbest bırakılmasının ardından uyku sorunları yaşayan Majayda, DCIP’e yaptığı açıklamada, “Gözlerimi her kapattığımda aynı mekan ve aynı yüzler aklıma geliyor. Hapishane çocukluğumu elimden aldı. Gülmeyi ve güvende hissetmeyi yeniden öğrenmem gerekecek” dedi.
İŞKENCE SAHTE İTİRAFLAR İÇİN KULLANILIYOR
DCIP, çocukların maruz bırakıldığı muamelenin kişiliklerini kırmayı ve sahte itiraflar almayı amaçladığını belirtti. Kuruluş, İsrail’in tutuklama ve sorgu yöntemlerinin Cenevre Sözleşmeleri ile Roma Statüsü’nü ihlal ettiğini vurguladı.
İşkenceye Karşı Sözleşme’ye taraf olan İsrail’in iddiaları araştırmak ve sorumluları cezalandırmakla yükümlü olduğuna dikkat çeken DCIP, çocukların tanıklıklarının bağımsız soruşturmalarla ele alınması gerektiğini, serbest bırakıldıktan sonra yaşadıkları psikolojik travmanın ise uzun süreli destek gerektirdiğini ifade etti.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/israil-tarafindan-kacirilmislardi...-o-cocuklar-ilk-kez-konustu-272219.html
AK Partili milletvekili ailesiyle birlikte trafik kazası geçirdi!
AK Parti Karaman Milletvekili Selman Oğuzhan Eser otomobiliyle trafik kazası geçirdi. Milletvekili Eser, eşi ve çocukları kazayı hafif şekilde atlattı.
Kaza, akşam saat 20.00 sıralarında Karaman-Konya Kara yolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Milletvekili Eser, otomobiliyle Karaman'dan Ankara'ya giderken Konya'nın Meram ilçesi Kaşınhanı Mahallesi yakınlarında önüne aniden çıkan TIR'la çarpışmamak için manevra yapması sonucu aracı kontrolden çıkarak refüjdeki trafik levhasına çarptı.
Kaza anı ise Milletvekili Eser'in araç kamerasına saniye saniye yansıdı. Milletvekili Eser, araçtaki eşi ve çocukları kazayı hafif şekilde yaralanarak atlattı. Eser ve ailesi tedbir amaçlı ambulansla Konya Şehir Hastanesi'ne kaldırıldı.
Milletvekili Selam. Oğuzhan Eser ve ailesinin sağlık durumlarının iyi olduğu, hastaneden taburcu oldukları öğrenildi.
Kazayla ilgili tahkikat sürüyor.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/ak-partili-milletvekili-ailesiyle-birlikte-trafik-kazasi-gecirdi-272218.html
Kaza, akşam saat 20.00 sıralarında Karaman-Konya Kara yolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Milletvekili Eser, otomobiliyle Karaman'dan Ankara'ya giderken Konya'nın Meram ilçesi Kaşınhanı Mahallesi yakınlarında önüne aniden çıkan TIR'la çarpışmamak için manevra yapması sonucu aracı kontrolden çıkarak refüjdeki trafik levhasına çarptı.
Kaza anı ise Milletvekili Eser'in araç kamerasına saniye saniye yansıdı. Milletvekili Eser, araçtaki eşi ve çocukları kazayı hafif şekilde yaralanarak atlattı. Eser ve ailesi tedbir amaçlı ambulansla Konya Şehir Hastanesi'ne kaldırıldı.
Milletvekili Selam. Oğuzhan Eser ve ailesinin sağlık durumlarının iyi olduğu, hastaneden taburcu oldukları öğrenildi.
Kazayla ilgili tahkikat sürüyor.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/ak-partili-milletvekili-ailesiyle-birlikte-trafik-kazasi-gecirdi-272218.html
15 Kasım 2025 Cumartesi
Vakıf üniversitelerine yurt zorunluluğu geliyor
Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, vakıf üniversitelerine yurt yapma zorunluluğu getirilmesinin gündemlerinde olduğunu söyledi. Bak, bakanlığının 2026 bütçesinin görüşüldüğü TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda milletvekillerinin eleştiri ve sorularını yanıtladı. Meclis’te bakanlığının bütçe sunumunun ardından milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Bak, “Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımızla (Cevdet Yılmaz) buna çalışıyoruz. YÖK başkanımızla da (Prof. Dr. Erol Özvar) görüştük. Özel üniversitelerin kapasitelerinin yüzde 15’ini, hatta yüzde 20’sini yurt yapmaları noktasında bir zorunluluk getirmek için planlama yapıyoruz. Şimdi bakın, öncelikle sadece İstanbul’da 44 tane özel üniversite var. Bunların 28’inin hiç yurdu yok” dedi.
YURT KAPASİTESİ 50 BİN ARTACAK
Bak, KYK yurtlarındaki öğrenci kapasitesi, yemekler, eğitimler ve afet önlemleriyle ilgili sorulara, “Bu yıl ifade ettiğim gibi 1 milyonun üstüne çıktık yurt kapasitesinde. Tabii artarak da devam ediyor yurt inşaatlarımız. Önümüzdeki yılda planlaması yapılan talepler de var. Onları da öğrenci sayısına, öğrenci kaydına bağlı olarak değerlendiriyoruz. Önümüzdeki yılda yaklaşık olarak yapımı devam edenler tamamlandığı zaman 42 ile 50 bin arasında bir yurt kapasitesini tekrar sisteme sokacağız” ifadelerini kullandı. İstanbul’daki yurt kapasitelerine ilişkin de bilgi veren Bak, “İstanbul’daki kapasitemiz 59 bin. Ocak ayında açacağımız yurtlarla beraber bu rakamımız 79 bine çıkacak” diye konuştu.
YASA DIŞI BAHİS YAPAY ZEKÂYLA ENGELLENECEK
Yasa dışı bahisle mücadelede kararlı olduklarını belirten Bak, yasa dışı sitelerin takip edilip kapatılması için yapay zekâdan faydalanıldığını da dile getirdi. “Yasa dışı siteler yüzde 95 oranında ‘payout’ veriyor. Dolayısıyla bunu ortadan kaldırmak için biz de yakından takip ediyoruz. Özellikle TÜBİTAK’la ortak yürütülen yapay zekâyla ilgili çalışmalarımız var. Birini kapatıyorsunuz, hemen diğeri açılıyor. Ama yapay zekâyı da işin içine katarak süratli bir şekilde bunu sistemden çıkarmak için çalışıyoruz. Bu noktada Sayın Cumhurbaşkanımızın, hükümetimizin kararlılığı var” şeklinde konuştu.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/vakif-universitelerine-yurt-zorunlulugu-geliyor-272023.html
YURT KAPASİTESİ 50 BİN ARTACAK
Bak, KYK yurtlarındaki öğrenci kapasitesi, yemekler, eğitimler ve afet önlemleriyle ilgili sorulara, “Bu yıl ifade ettiğim gibi 1 milyonun üstüne çıktık yurt kapasitesinde. Tabii artarak da devam ediyor yurt inşaatlarımız. Önümüzdeki yılda planlaması yapılan talepler de var. Onları da öğrenci sayısına, öğrenci kaydına bağlı olarak değerlendiriyoruz. Önümüzdeki yılda yaklaşık olarak yapımı devam edenler tamamlandığı zaman 42 ile 50 bin arasında bir yurt kapasitesini tekrar sisteme sokacağız” ifadelerini kullandı. İstanbul’daki yurt kapasitelerine ilişkin de bilgi veren Bak, “İstanbul’daki kapasitemiz 59 bin. Ocak ayında açacağımız yurtlarla beraber bu rakamımız 79 bine çıkacak” diye konuştu.
YASA DIŞI BAHİS YAPAY ZEKÂYLA ENGELLENECEK
Yasa dışı bahisle mücadelede kararlı olduklarını belirten Bak, yasa dışı sitelerin takip edilip kapatılması için yapay zekâdan faydalanıldığını da dile getirdi. “Yasa dışı siteler yüzde 95 oranında ‘payout’ veriyor. Dolayısıyla bunu ortadan kaldırmak için biz de yakından takip ediyoruz. Özellikle TÜBİTAK’la ortak yürütülen yapay zekâyla ilgili çalışmalarımız var. Birini kapatıyorsunuz, hemen diğeri açılıyor. Ama yapay zekâyı da işin içine katarak süratli bir şekilde bunu sistemden çıkarmak için çalışıyoruz. Bu noktada Sayın Cumhurbaşkanımızın, hükümetimizin kararlılığı var” şeklinde konuştu.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/vakif-universitelerine-yurt-zorunlulugu-geliyor-272023.html
Tel Aviv'in derin endişesi! Şara-Trump görüşmesi sonrası 'Hermon' paniği!
Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın ABD ziyaretinin ardından, Washington yönetiminin İsrail'e Suriye'nin güneyindeki işgal ettiği Şeyh (Hermon) Dağı'ndan çekilmesi için baskı yapma ihtimalinin Tel Aviv yönetimini endişelendirdiği iddia edildi.
İSRAİL BASINI, TEL AVİV ENDİŞELİ DEDİ
İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre Suriye Cumhurbaşkanı Şara, Beyaz Saray'da "tarihi" şekilde karşılandı.
Şara'ya Beyaz Saray'da yapılan karşılama töreninin, Tel Aviv yönetiminde, Washington'un yaklaşık bir sene önce işgal edilen Hermon Dağı'ndan çekilme için baskı yapabileceği endişesine yol açtığı öne sürüldü.
İsrailli yetkililerin, gelecek kışın işgal altındaki Hermon Dağı'nda geçirilecek son kış olmayacağını düşünmelerine karşın ABD Başkanı Donald Trump'ın Şara ile yaptığı görüşmenin, İsrail'e yönelik bir baskıya neden olabileceği düşüncesini oluşturduğu kaydedildi.
Haberde, İsrail ve Suriyeli yetkililer arasında, bir ateşkes anlaşması imzalamak için yapılan düşük profilli görüşmelerden bir sonuç çıkmadığı, Trump'ın ateşkes için dayatması durumunda İsrail'in yeni bir sorunla karşı karşıya kalacağı ileri sürüldü.
Söz konusu tepede işgali sürdüren İsrail ordusunun, bölgede iki karakol konuşlandırdığı ve bunların yapılan silah kaçakçılığını engellediği iddia edildi.
İsrail ordusunun, işgal altındaki Suriye toprağı Golan'da ise 8 karakolunun bulunduğu ve bunların taşınabilir nitelikte olduğu aktarıldı.
İsrail'in bölgede saldırı özgürlüğünü garanti altına alacak şekilde Hermon'dan çekilmeye hazır olduğu belirtilen haberde, bölgeyle ilgili kararların Washington ve Ankara'da alınmasının muhtemel olduğuna dikkat çekildi.
İsrailli güvenlik yetkililerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasındaki ilişkiden de derin endişe duyduğu ve Türkiye'nin ABD ile Suriye arasında köprü vazifesi gördüğü belirtildi.
İSRAİL'İN SURİYE TOPRAKLARINDAKİ İŞGALİNİ DERİNLEŞTİRMESİ
İsrail ordusu, 1967'den bu yana işgal altında tuttuğu Golan Tepelerine bitişik tampon bölgeyi 8 Aralık 2024'te işgal etmişti.
İsrail birlikleri, işgali tampon bölgenin de ilerisine taşıyarak başkent Şam'ın 20 kilometre yakınına ulaşmıştı.
Baas rejiminin 8 Aralık 2024'te yıkılmasının ardından Suriye'de devrik Baas rejimine ait onlarca noktayı vuran İsrail, Suriye'de birçok bölgeyi saldırılarla hedef almıştı.
Suriye Cumhurbaşkanı Şara, İsrail ordusunun, rejimin devrildiği 8 Aralık 2024'ten 18 Eylül'e kadar Suriye'ye 1000'den fazla hava saldırısı ve 400'den fazla kara saldırısı düzenlediğini açıklamıştı.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/tel-aviv-in-derin-endisesi-sara-trump-gorusmesi-sonrasi-hermon-panigi-272022.html
İSRAİL BASINI, TEL AVİV ENDİŞELİ DEDİ
İsrail'in Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre Suriye Cumhurbaşkanı Şara, Beyaz Saray'da "tarihi" şekilde karşılandı.
Şara'ya Beyaz Saray'da yapılan karşılama töreninin, Tel Aviv yönetiminde, Washington'un yaklaşık bir sene önce işgal edilen Hermon Dağı'ndan çekilme için baskı yapabileceği endişesine yol açtığı öne sürüldü.
İsrailli yetkililerin, gelecek kışın işgal altındaki Hermon Dağı'nda geçirilecek son kış olmayacağını düşünmelerine karşın ABD Başkanı Donald Trump'ın Şara ile yaptığı görüşmenin, İsrail'e yönelik bir baskıya neden olabileceği düşüncesini oluşturduğu kaydedildi.
Haberde, İsrail ve Suriyeli yetkililer arasında, bir ateşkes anlaşması imzalamak için yapılan düşük profilli görüşmelerden bir sonuç çıkmadığı, Trump'ın ateşkes için dayatması durumunda İsrail'in yeni bir sorunla karşı karşıya kalacağı ileri sürüldü.
Söz konusu tepede işgali sürdüren İsrail ordusunun, bölgede iki karakol konuşlandırdığı ve bunların yapılan silah kaçakçılığını engellediği iddia edildi.
İsrail ordusunun, işgal altındaki Suriye toprağı Golan'da ise 8 karakolunun bulunduğu ve bunların taşınabilir nitelikte olduğu aktarıldı.
İsrail'in bölgede saldırı özgürlüğünü garanti altına alacak şekilde Hermon'dan çekilmeye hazır olduğu belirtilen haberde, bölgeyle ilgili kararların Washington ve Ankara'da alınmasının muhtemel olduğuna dikkat çekildi.
İsrailli güvenlik yetkililerinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Trump arasındaki ilişkiden de derin endişe duyduğu ve Türkiye'nin ABD ile Suriye arasında köprü vazifesi gördüğü belirtildi.
İSRAİL'İN SURİYE TOPRAKLARINDAKİ İŞGALİNİ DERİNLEŞTİRMESİ
İsrail ordusu, 1967'den bu yana işgal altında tuttuğu Golan Tepelerine bitişik tampon bölgeyi 8 Aralık 2024'te işgal etmişti.
İsrail birlikleri, işgali tampon bölgenin de ilerisine taşıyarak başkent Şam'ın 20 kilometre yakınına ulaşmıştı.
Baas rejiminin 8 Aralık 2024'te yıkılmasının ardından Suriye'de devrik Baas rejimine ait onlarca noktayı vuran İsrail, Suriye'de birçok bölgeyi saldırılarla hedef almıştı.
Suriye Cumhurbaşkanı Şara, İsrail ordusunun, rejimin devrildiği 8 Aralık 2024'ten 18 Eylül'e kadar Suriye'ye 1000'den fazla hava saldırısı ve 400'den fazla kara saldırısı düzenlediğini açıklamıştı.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/tel-aviv-in-derin-endisesi-sara-trump-gorusmesi-sonrasi-hermon-panigi-272022.html
Adana'da çalıştığı inşaattan düşen işçi yaşamını yitirdi
Adana'nın merkez Yüreğir ilçesinde PTT Evleri Mahallesi'ndeki 5 katlı inşaatın 4'üncü katındaki çalışma sırasında Kubbettin Kaya (45), henüz bilinmeyen bir nedenle zemine düştü.
İhbar üzerine adrese 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
Sağlık personelinin incelemesinde yaşamını yitirdiği belirlenen Kaya'nın cenazesi, Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Polis ekipleri inşaatta araştırma yaptı.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/adana-da-calistigi-insaattan-dusen-isci-yasamini-yitirdi-272020.html
İhbar üzerine adrese 112 Acil Sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.
Sağlık personelinin incelemesinde yaşamını yitirdiği belirlenen Kaya'nın cenazesi, Adana Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.
Polis ekipleri inşaatta araştırma yaptı.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/adana-da-calistigi-insaattan-dusen-isci-yasamini-yitirdi-272020.html
İsrail medyası: Askerî paradigmamız çöktü, merkezileşen Türkiye'nin yükselişi acil tehdit!
Haber7 - ÖZEL
İsrail merkezli güvenlik analizi sitesi Israel Radar tarafından yayımlanan makalede, bölgedeki dengelerin değiştiğine vurgu yapılırken, Türkiye’nin yükselen bölgesel rolüne dikkat çekildi.
Israel Radar’daki “İsrail’in güvenlik ufku yeni bir savunma stratejisi gerektiriyor” başlıklı analizde, İsrail’in “tarihinin en değişken stratejik dönemlerinden birine doğru ilerlediği” belirtildi. Ortadoğu’da “yeni ve eski tehditler” sıralandı.
'PARADİGMA ÇÖKTÜ... İSRAİL'E KARŞI ÇOKLU HAREKET ALANI'
İsrail’in uzun yıllar boyunca tehditleri yönetilebilir gördüğü fakat bu paradigmanın çöktüğü belirtilen raporda, “Yıllarca İsrail, temel tehditlerin büyük stratejik değişimlere zorlanmadan ‘kontrol altına alınabileceği’, ‘yönetilebileceği’ veya ‘biçilebileceği’ inancıyla hareket etti. Hizbullah caydırılabilir, Hamas izole edilebilir, İran yavaşlatılabilir ve bölgesel cepheler ayrı tutulabilirdi. Bu paradigma çöktü.” denildi.
Hamas’ın Gazze’de ideolojisinin devam ettiğine dikkat çekilen analizde, Husiler kalıcı tehdit oluşturduğu, Suriye’ye ‘düşman güçlerin’ nüfuz edildiği ifade ediliyor.
İsrail’in tehditleri yönetmesinin imkansız hale geldiğinin altı çizilen analizde, “İsrail, birden fazla cephenin aynı anda alevlenebileceği, düşmanların sınır ötesinde koordinasyon kurduğu ve yerel patlakların hızla çoklu harekat alanı krizlerine dönüşebileceği bir manzarayla karşı karşıya.” sözleri sarf ediliyor.
'TÜRK’ÜN AYAK İZİ İSRAİL İÇİN ZORLUK KATMANI'
Analizde Türkiye’ye ayrı bir parantez açılıyor.
İsrael Radar’ın “Yeni Bilinmez Kart: Türkiye” ara başlıklı bölümde, Erdoğan hükümetinin Kudüs ve Gazze konusundaki uluslararası hukuka ve insan haklarına bir politikasının, İsrail açısından “tehdit” olarak tanımlandığı kaydedildi.
Türkiye’nin giderek büyüyen askeri kapasitesi “yeni bir zorluk” olarak nitelendirildi.
Analizde şu görüşlere yer verildi:
“Türkiye, İsrail’in temel çıkarlarıyla giderek daha fazla çatışan hedeflere sahip büyük bir güç olarak yeniden ortaya çıktı. Bölgedeki genişleyen Türk askeri ayak izi, gelişmiş silah üretimi ve artan deniz yetenekleriyle birleştiğinde yeni bir zorluk katmanı yaratıyor. Ankara’nın İslamcı hareketlerle ideolojik uyumu, Kudüs hakkındaki saldırgan retoriği ve Gazze ve Suriye dahil olmak üzere birden fazla cephedeki çatışmacı duruşu, onu İsrail’in artık ikincil bir tehdit olarak ele alamayacağı stratejik bir tehdit haline getiriyor.”
'İSRAİL KARŞITI AKIMLARIN HAMİSİ TÜRKİYE OLABİLİR'
Israel Radar analizinde, “Mevcut eğilimler devam ederse, Türkiye baskın bir bölgesel askeri aktöre, enerji ve denizcilik dar boğazlarını kontrol eden merkeze ve hem Ortadoğu’da hem de Avrupa’da İsrail karşıtı akımların siyasi hamisine dönüşebilir. Giderek daha iddialı, müdahaleci ve ideolojik yüklü bir Türkiye, nihayetinde İsrail sınırlarına en yakın acil tehdit olarak İran’ın yerini alabilir.” denildi.
Demir Kubbe'lerini unuttular! İtiraf ettiler: İsrail'de Çelik Kubbe korkusu büyüdü!
'BATI'NIN TÜRKİYE'YE YAKLAŞIMI ENDİŞE VERİCİ'
Analizde, “Ankara’nın Batı ile olan bağları bir kısıtlayıcı faktör olarak hizmet edebilse de, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer Batı güçleri son zamanlarda Türk 'provokasyonlarını' hoş görmeye artan bir isteklilik göstermiştir. İsrail için bu, endişe verici bir gelişmedir.” ifadeleri kullanıldı.
Analizde ayrıca İsrail’in bölgede artan yalnızlığı ve çevresel tehdit algısını genişleterek birçok ülkeyi “potansiyel tehlike” kategorisine soktuğuna işaret edildi.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/israil-medyasi-asker-paradigmamiz-coktu-merkezilesen-turkiye-nin-yukselisi-acil-tehdit-272019.html
İsrail merkezli güvenlik analizi sitesi Israel Radar tarafından yayımlanan makalede, bölgedeki dengelerin değiştiğine vurgu yapılırken, Türkiye’nin yükselen bölgesel rolüne dikkat çekildi.
Israel Radar’daki “İsrail’in güvenlik ufku yeni bir savunma stratejisi gerektiriyor” başlıklı analizde, İsrail’in “tarihinin en değişken stratejik dönemlerinden birine doğru ilerlediği” belirtildi. Ortadoğu’da “yeni ve eski tehditler” sıralandı.
'PARADİGMA ÇÖKTÜ... İSRAİL'E KARŞI ÇOKLU HAREKET ALANI'
İsrail’in uzun yıllar boyunca tehditleri yönetilebilir gördüğü fakat bu paradigmanın çöktüğü belirtilen raporda, “Yıllarca İsrail, temel tehditlerin büyük stratejik değişimlere zorlanmadan ‘kontrol altına alınabileceği’, ‘yönetilebileceği’ veya ‘biçilebileceği’ inancıyla hareket etti. Hizbullah caydırılabilir, Hamas izole edilebilir, İran yavaşlatılabilir ve bölgesel cepheler ayrı tutulabilirdi. Bu paradigma çöktü.” denildi.
Hamas’ın Gazze’de ideolojisinin devam ettiğine dikkat çekilen analizde, Husiler kalıcı tehdit oluşturduğu, Suriye’ye ‘düşman güçlerin’ nüfuz edildiği ifade ediliyor.
İsrail’in tehditleri yönetmesinin imkansız hale geldiğinin altı çizilen analizde, “İsrail, birden fazla cephenin aynı anda alevlenebileceği, düşmanların sınır ötesinde koordinasyon kurduğu ve yerel patlakların hızla çoklu harekat alanı krizlerine dönüşebileceği bir manzarayla karşı karşıya.” sözleri sarf ediliyor.
'TÜRK’ÜN AYAK İZİ İSRAİL İÇİN ZORLUK KATMANI'
Analizde Türkiye’ye ayrı bir parantez açılıyor.
İsrael Radar’ın “Yeni Bilinmez Kart: Türkiye” ara başlıklı bölümde, Erdoğan hükümetinin Kudüs ve Gazze konusundaki uluslararası hukuka ve insan haklarına bir politikasının, İsrail açısından “tehdit” olarak tanımlandığı kaydedildi.
Türkiye’nin giderek büyüyen askeri kapasitesi “yeni bir zorluk” olarak nitelendirildi.
Analizde şu görüşlere yer verildi:
“Türkiye, İsrail’in temel çıkarlarıyla giderek daha fazla çatışan hedeflere sahip büyük bir güç olarak yeniden ortaya çıktı. Bölgedeki genişleyen Türk askeri ayak izi, gelişmiş silah üretimi ve artan deniz yetenekleriyle birleştiğinde yeni bir zorluk katmanı yaratıyor. Ankara’nın İslamcı hareketlerle ideolojik uyumu, Kudüs hakkındaki saldırgan retoriği ve Gazze ve Suriye dahil olmak üzere birden fazla cephedeki çatışmacı duruşu, onu İsrail’in artık ikincil bir tehdit olarak ele alamayacağı stratejik bir tehdit haline getiriyor.”
'İSRAİL KARŞITI AKIMLARIN HAMİSİ TÜRKİYE OLABİLİR'
Israel Radar analizinde, “Mevcut eğilimler devam ederse, Türkiye baskın bir bölgesel askeri aktöre, enerji ve denizcilik dar boğazlarını kontrol eden merkeze ve hem Ortadoğu’da hem de Avrupa’da İsrail karşıtı akımların siyasi hamisine dönüşebilir. Giderek daha iddialı, müdahaleci ve ideolojik yüklü bir Türkiye, nihayetinde İsrail sınırlarına en yakın acil tehdit olarak İran’ın yerini alabilir.” denildi.
Demir Kubbe'lerini unuttular! İtiraf ettiler: İsrail'de Çelik Kubbe korkusu büyüdü!
'BATI'NIN TÜRKİYE'YE YAKLAŞIMI ENDİŞE VERİCİ'
Analizde, “Ankara’nın Batı ile olan bağları bir kısıtlayıcı faktör olarak hizmet edebilse de, Amerika Birleşik Devletleri ve diğer Batı güçleri son zamanlarda Türk 'provokasyonlarını' hoş görmeye artan bir isteklilik göstermiştir. İsrail için bu, endişe verici bir gelişmedir.” ifadeleri kullanıldı.
Analizde ayrıca İsrail’in bölgede artan yalnızlığı ve çevresel tehdit algısını genişleterek birçok ülkeyi “potansiyel tehlike” kategorisine soktuğuna işaret edildi.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/israil-medyasi-asker-paradigmamiz-coktu-merkezilesen-turkiye-nin-yukselisi-acil-tehdit-272019.html
Siverek'te çok sayıda silah ele geçirildi
Şanlıurfa'nın Siverek JASAT ilçesinde ekipler tarafından 4 adreste icra edilen aramalarda; 4 adet kalaşnikof piyade tüfeği, 1 adet Mauser piyade tüfeği, 4 kalaşnikof şarjörü, 266 adet değişik çap ve ebatta fişek, 1 adet ruhsatsız av tüfeği, 1 tabanca şarjörü ele geçirildi.
Olayla ilgili 2 şüpheli tutuklanırken, 2 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, 1 şüpheli ise savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/siverek-te-cok-sayida-silah-ele-gecirildi-272018.html
Olayla ilgili 2 şüpheli tutuklanırken, 2 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, 1 şüpheli ise savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı.
Olayla ilgili soruşturma sürüyor.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/siverek-te-cok-sayida-silah-ele-gecirildi-272018.html
14 Kasım 2025 Cuma
10 futbolcusu bahisten sevk edilen kulüp başkanı 'Asıl amaç' diyerek sevklere itiraz etti!
Muğlaspor Kulüp Başkanı Menaf Kıyanç, Türkiye genelinde devam eden bahis soruşturması kapsamında Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na (PFDK) sevk edilen 10 futbolcusuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kıyanç, hem Türk futbolunun temizlenmesi gerektiğini vurguladı, hem de soruşturmanın yürütülme biçimine dair eleştirilerini dile getirdi.
"Temiz bir futbol için sonuna kadar arkasındayız"
Kıyanç, "Türkiye’de temiz bir futbolu en çok isteyen kulüplerin başında Muğlaspor geliyor. Hatta belki de ilk üçte birinci sıradayız. Bu sürecin sonuna kadar arkasındayız. Amacımız, Türk futbolunun daha temiz bir yapıya kavuşmasıdır. Bunun için her türlü bedeli ödemeye, her türlü sorumluluğu almaya hazırız. 48 saat içinde savunma verilmesi gerekiyordu. Üç avukatla birlikte kapsamlı bir değerlendirme yaptık. Futbolcularımızla yaptığımız görüşmeler sonucunda şunu gördük: Türk futbolunda yürütülen bu bahis soruşturması, kamuoyunda yanlış anlaşılmalara neden oldu. Türkiye’de bahis oynamak yasal. Üstelik federasyonun ana sponsorlarının büyük kısmı da bahis firmaları. Burada suç olan, futbolcuların bahis oynaması. Bu bir disiplin suçudur; evet, yanlış, eksik ve kusurdur. Önce bunu kabul edelim. Ancak bir futbolcu bahis oynadı diye hemen maçlara etki ettiğini söylemek doğru değildir. Eğer böyle bir etki varsa, zaten bu şike kapsamına girer ve savcılık konusu olur.
"Asıl amaç, Sayın Cumhurbaşkanımızın da açıkladığı gibi, ‘kaçak bahis’ ile mücadeledir"
Şu anda soruşturmada tespit edilen 1024 futbolcu ve hakem var. Bu kişiler, kendi TC kimlik numaralarıyla bahis firmalarına üye olmuşlar. İllegal bahis değil, herkesin telefonundan girebildiği yasal bahis siteleri. Buradaki asıl amaç, Sayın Cumhurbaşkanımızın da açıkladığı gibi, ‘kaçak bahis’ ile mücadeledir. Biz araştırmalarımızı tamamladıktan sonra Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Sayın Hacıosmanoğlu ve yönetimi ile 3,5 saatlik bir toplantı gerçekleştirdik. Futbolcularımızın beyanlarına güvendik. Türkiye’de 2. ve 3. ligdeki futbolcu kardeşlerimize güveniyoruz. Onların suçu kanıtlanmadığı sürece kimsenin suçlayıcı bir dil kullanmaması gerektiğini söyledik" dedi.
Kıyanç, "Usul sebebi ile disiplin sevkleri dondurulmalı. Kapsamlı bir soruşturma yürütüldükten sonra sevk gerekiyorsa sevklerin gerçekleşmesi gerektiğini düşünüyorum" dedi.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/10-futbolcusu-bahisten-sevk-edilen-kulup-baskani-asil-amac-diyerek-sevklere-itiraz-etti-271754.html
"Temiz bir futbol için sonuna kadar arkasındayız"
Kıyanç, "Türkiye’de temiz bir futbolu en çok isteyen kulüplerin başında Muğlaspor geliyor. Hatta belki de ilk üçte birinci sıradayız. Bu sürecin sonuna kadar arkasındayız. Amacımız, Türk futbolunun daha temiz bir yapıya kavuşmasıdır. Bunun için her türlü bedeli ödemeye, her türlü sorumluluğu almaya hazırız. 48 saat içinde savunma verilmesi gerekiyordu. Üç avukatla birlikte kapsamlı bir değerlendirme yaptık. Futbolcularımızla yaptığımız görüşmeler sonucunda şunu gördük: Türk futbolunda yürütülen bu bahis soruşturması, kamuoyunda yanlış anlaşılmalara neden oldu. Türkiye’de bahis oynamak yasal. Üstelik federasyonun ana sponsorlarının büyük kısmı da bahis firmaları. Burada suç olan, futbolcuların bahis oynaması. Bu bir disiplin suçudur; evet, yanlış, eksik ve kusurdur. Önce bunu kabul edelim. Ancak bir futbolcu bahis oynadı diye hemen maçlara etki ettiğini söylemek doğru değildir. Eğer böyle bir etki varsa, zaten bu şike kapsamına girer ve savcılık konusu olur.
"Asıl amaç, Sayın Cumhurbaşkanımızın da açıkladığı gibi, ‘kaçak bahis’ ile mücadeledir"
Şu anda soruşturmada tespit edilen 1024 futbolcu ve hakem var. Bu kişiler, kendi TC kimlik numaralarıyla bahis firmalarına üye olmuşlar. İllegal bahis değil, herkesin telefonundan girebildiği yasal bahis siteleri. Buradaki asıl amaç, Sayın Cumhurbaşkanımızın da açıkladığı gibi, ‘kaçak bahis’ ile mücadeledir. Biz araştırmalarımızı tamamladıktan sonra Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Sayın Hacıosmanoğlu ve yönetimi ile 3,5 saatlik bir toplantı gerçekleştirdik. Futbolcularımızın beyanlarına güvendik. Türkiye’de 2. ve 3. ligdeki futbolcu kardeşlerimize güveniyoruz. Onların suçu kanıtlanmadığı sürece kimsenin suçlayıcı bir dil kullanmaması gerektiğini söyledik" dedi.
Kıyanç, "Usul sebebi ile disiplin sevkleri dondurulmalı. Kapsamlı bir soruşturma yürütüldükten sonra sevk gerekiyorsa sevklerin gerçekleşmesi gerektiğini düşünüyorum" dedi.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/10-futbolcusu-bahisten-sevk-edilen-kulup-baskani-asil-amac-diyerek-sevklere-itiraz-etti-271754.html
Başkan Erdoğan'dan önemli kabul! Dünya Ahıskalı Türkler Birliği Heyeti'ni ağırladı!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Ahıskalı kardeşlerimizin ana vatanlarına geri dönmeleri ve vatandaşlık almaları konusuyla da yakından ilgileniyoruz. Haklı davanızı hem ikili düzeyde hem Avrupa Konseyi ve Türk Devletleri Teşkilatı gibi uluslararası kuruluşlar nezdinde takip ediyoruz." dedi.
KASSANOV VE BERABERİNDEKİ HEYETİ KABUL ETTİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Dünya Ahıskalı Türkler Birliği (DATÜB) Genel Başkanı Ziyatdin İsmihanoğlu Kassanov ve beraberindeki heyeti kabul etti.
Ahıska Türklerinin Özbekistan'dan Gürcistan'a, Rusya'dan Amerika'ya kadar bu birlik ve beraberlik tablosunun her daim muhafaza edilmesi temennisinde bulunan Erdoğan, Birliğin çalışmalarını takdirle karşıladığını söyledi.
DATÜB Genel Başkanı Kassanov ile birçok vesileyle bir araya geldiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ziyatdin kardeşimle birlikteliğimiz, beraberliğimiz çok eskilere dayanıyor. Haklı davanızda daima yanınızda olduk, olmaya da devam edeceğiz. Bulunduğunuz ülkelerde gösterdiğiniz dirayet ve çalışkanlık bizleri gururlandırıyor." ifadelerini kullandı.
ERDOĞAN AHISKA TÜRKLERİNE HİTAP ETTİ!
Vatandaş ve soydaşların bulundukları ülkelerde kimliklerini, dillerini ve dinlerini korumalarını esas gören düşünceye sahip olduklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Ahıskalı kardeşlerimizin ana vatanlarına geri dönmeleri ve vatandaşlık almaları konusuyla da yakından ilgileniyoruz. Haklı davanızı hem ikili düzeyde hem Avrupa Konseyi ve Türk Devletleri Teşkilatı gibi uluslararası kuruluşlar nezdinde takip ediyoruz. Sizlerle gönül bağımız ve dayanışmamız katidir. Ahıskalı kardeşlerimizi ilgilendiren tüm konularda büyükelçiliklerimiz ve başkonsolosluklarımız, kapılarını sizlere her daim açık tutmuşlardır.
Soydaşlarımızın hak ve menfaatlerinin korunması için Dünya Ahıska Türkleri Birliği başta olmak üzere çatı kuruluşlarının rehberliğinde hareket edilmesinde fayda görüyorum. Enerjimizi kısır çekişmelerle harcamak yerine Türk toplumunun çok daha iyi konumlara ulaşması için kullanalım. Bu noktada bilhassa aile bağlarınıza ve özellikle Ahıskalı gençlerimize özel ihtimam göstermenizi sizlerden rica ediyorum. Genç kardeşlerimizin milli ve manevi duygularımıza yabancı yetişmemeleri çok ama çok mühimdir. Sizlerin bu doğrultuda üretebileceği projelere ve çalışmalara katkılarımızı sürdüreceğiz."
"SÜRGÜNDE YİTİRDİKLERİMİZİ YAD ETMEYİ VEFA BORCU OLARAK GÖRÜYORUZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Kasım 1944'te yaklaşık 100 bin Ahıska Türkü'nün ata vatanlarından uzak diyarlara sürgün edilmelerinin acısının hala yüreklerde hissedildiğini belirterek, "Bu bedbaht sürgünün 81'inci yıl dönümünü idrak ediyoruz. Sürgünde yitirdiklerimizin aziz hatıralarını anmayı, onları yad etmeyi vefa borcu olarak görüyoruz. Bu çerçevede ülkemizde her yıl çok sayıda anma etkinliği ve konferans düzenleniyor." dedi.
Bu etkinlikleri farklı ülkelere taşımanın ve bilhassa sürgünün tanığı coğrafyalara ulaştırmanın isabetli olacağı kanaatinde olduğunu söyleyen Erdoğan, "Önümüzdeki dönemde Dışişleri Bakanlığımızla birlikte sürgüne dair interaktif bir sergi düzenlemeyi planladığınızı öğrendim. Bu serginin Türkiye'de ve çeşitli ülkelerde gösterildikten sonra inşallah uygun bir mekanda daim kılınmasını hedefliyoruz. Böylece Ahıska Türkü kardeşlerimizin çetin mücadelesini kalıcı olarak sergileyebilir, gelecek nesillere aktarabiliriz." ifadelerini kullandı.
Ukrayna'daki savaştan etkilenerek Türkiye'ye gelen Ahıska Türkü temsilcilerini de heyette görmenin ayrı bir bahtiyarlık olduğuna işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:
"Malumunuz, ülkemizden uluslararası koruma talep eden 2 bin 315 Ahıska Türkü'nü Elazığ'a geçici olarak yerleştirmiştik. Aralarından 703 kardeşimizi TOKİ tarafından Bitlis Ahlat'ta yapılan birinci etap konutlarda iskan ettik, ikinci etap konutları da hızla inşa ediyoruz. Daha evvel 2015'te aldığımız kararla Ukrayna'daki çatışmalardan etkilenen toplam 3 bin 215 Ahıskalı soydaşımızı Erzincan Üzümlü ve Bitlis Ahlat'ta iskan etmiştik. Bugüne kadar yaklaşık 170 bin Ahıska Türkü'ne istisnai vatandaşlık, 150 binden fazla kişiye ise uzun dönem ikamet izni verdik. Diğer ülkelerde de ihtiyacı olan tüm kardeşlerimize desteğimizi TİKA ve Yurtdışı Türkler Başkanlığımız gibi kurumlarımızın marifetiyle sürdüreceğiz. Şunu bilmenizi isterim, Türkiye olarak her zaman yanınızdayız. Rabb'im birlik ve beraberliğimizi daim eylesin."
Dünya Ahıskalı Türkler Birliği Genel Başkanı Ziyatdin İsmihanoğlu Kassanov da desteklerinden dolayı teşekkür ettiği Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ahıska Türklerine sahip çıktığını dile getirdi.
Heyet tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Kafkas kalpağı papak, han kaftanı, Çırçırlı Ali Efendi'nin "Rabbi Yessir" duasının yer aldığı hat tablosu ve Türk boylarını simgeleyen kalem hediye edildi.
Basına kapalı gerçekleştirilen kabulde Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan ve Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Abdulhadi Turus da hazır bulundu.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/baskan-erdogan-dan-onemli-kabul-dunya-ahiskali-turkler-birligi-heyeti-ni-agirladi-271753.html
KASSANOV VE BERABERİNDEKİ HEYETİ KABUL ETTİ
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde Dünya Ahıskalı Türkler Birliği (DATÜB) Genel Başkanı Ziyatdin İsmihanoğlu Kassanov ve beraberindeki heyeti kabul etti.
Ahıska Türklerinin Özbekistan'dan Gürcistan'a, Rusya'dan Amerika'ya kadar bu birlik ve beraberlik tablosunun her daim muhafaza edilmesi temennisinde bulunan Erdoğan, Birliğin çalışmalarını takdirle karşıladığını söyledi.
DATÜB Genel Başkanı Kassanov ile birçok vesileyle bir araya geldiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ziyatdin kardeşimle birlikteliğimiz, beraberliğimiz çok eskilere dayanıyor. Haklı davanızda daima yanınızda olduk, olmaya da devam edeceğiz. Bulunduğunuz ülkelerde gösterdiğiniz dirayet ve çalışkanlık bizleri gururlandırıyor." ifadelerini kullandı.
ERDOĞAN AHISKA TÜRKLERİNE HİTAP ETTİ!
Vatandaş ve soydaşların bulundukları ülkelerde kimliklerini, dillerini ve dinlerini korumalarını esas gören düşünceye sahip olduklarını vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:
"Ahıskalı kardeşlerimizin ana vatanlarına geri dönmeleri ve vatandaşlık almaları konusuyla da yakından ilgileniyoruz. Haklı davanızı hem ikili düzeyde hem Avrupa Konseyi ve Türk Devletleri Teşkilatı gibi uluslararası kuruluşlar nezdinde takip ediyoruz. Sizlerle gönül bağımız ve dayanışmamız katidir. Ahıskalı kardeşlerimizi ilgilendiren tüm konularda büyükelçiliklerimiz ve başkonsolosluklarımız, kapılarını sizlere her daim açık tutmuşlardır.
Soydaşlarımızın hak ve menfaatlerinin korunması için Dünya Ahıska Türkleri Birliği başta olmak üzere çatı kuruluşlarının rehberliğinde hareket edilmesinde fayda görüyorum. Enerjimizi kısır çekişmelerle harcamak yerine Türk toplumunun çok daha iyi konumlara ulaşması için kullanalım. Bu noktada bilhassa aile bağlarınıza ve özellikle Ahıskalı gençlerimize özel ihtimam göstermenizi sizlerden rica ediyorum. Genç kardeşlerimizin milli ve manevi duygularımıza yabancı yetişmemeleri çok ama çok mühimdir. Sizlerin bu doğrultuda üretebileceği projelere ve çalışmalara katkılarımızı sürdüreceğiz."
"SÜRGÜNDE YİTİRDİKLERİMİZİ YAD ETMEYİ VEFA BORCU OLARAK GÖRÜYORUZ"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Kasım 1944'te yaklaşık 100 bin Ahıska Türkü'nün ata vatanlarından uzak diyarlara sürgün edilmelerinin acısının hala yüreklerde hissedildiğini belirterek, "Bu bedbaht sürgünün 81'inci yıl dönümünü idrak ediyoruz. Sürgünde yitirdiklerimizin aziz hatıralarını anmayı, onları yad etmeyi vefa borcu olarak görüyoruz. Bu çerçevede ülkemizde her yıl çok sayıda anma etkinliği ve konferans düzenleniyor." dedi.
Bu etkinlikleri farklı ülkelere taşımanın ve bilhassa sürgünün tanığı coğrafyalara ulaştırmanın isabetli olacağı kanaatinde olduğunu söyleyen Erdoğan, "Önümüzdeki dönemde Dışişleri Bakanlığımızla birlikte sürgüne dair interaktif bir sergi düzenlemeyi planladığınızı öğrendim. Bu serginin Türkiye'de ve çeşitli ülkelerde gösterildikten sonra inşallah uygun bir mekanda daim kılınmasını hedefliyoruz. Böylece Ahıska Türkü kardeşlerimizin çetin mücadelesini kalıcı olarak sergileyebilir, gelecek nesillere aktarabiliriz." ifadelerini kullandı.
Ukrayna'daki savaştan etkilenerek Türkiye'ye gelen Ahıska Türkü temsilcilerini de heyette görmenin ayrı bir bahtiyarlık olduğuna işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:
"Malumunuz, ülkemizden uluslararası koruma talep eden 2 bin 315 Ahıska Türkü'nü Elazığ'a geçici olarak yerleştirmiştik. Aralarından 703 kardeşimizi TOKİ tarafından Bitlis Ahlat'ta yapılan birinci etap konutlarda iskan ettik, ikinci etap konutları da hızla inşa ediyoruz. Daha evvel 2015'te aldığımız kararla Ukrayna'daki çatışmalardan etkilenen toplam 3 bin 215 Ahıskalı soydaşımızı Erzincan Üzümlü ve Bitlis Ahlat'ta iskan etmiştik. Bugüne kadar yaklaşık 170 bin Ahıska Türkü'ne istisnai vatandaşlık, 150 binden fazla kişiye ise uzun dönem ikamet izni verdik. Diğer ülkelerde de ihtiyacı olan tüm kardeşlerimize desteğimizi TİKA ve Yurtdışı Türkler Başkanlığımız gibi kurumlarımızın marifetiyle sürdüreceğiz. Şunu bilmenizi isterim, Türkiye olarak her zaman yanınızdayız. Rabb'im birlik ve beraberliğimizi daim eylesin."
Dünya Ahıskalı Türkler Birliği Genel Başkanı Ziyatdin İsmihanoğlu Kassanov da desteklerinden dolayı teşekkür ettiği Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Ahıska Türklerine sahip çıktığını dile getirdi.
Heyet tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Kafkas kalpağı papak, han kaftanı, Çırçırlı Ali Efendi'nin "Rabbi Yessir" duasının yer aldığı hat tablosu ve Türk boylarını simgeleyen kalem hediye edildi.
Basına kapalı gerçekleştirilen kabulde Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Hakkı Susmaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü Hasan Doğan ve Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanı Abdulhadi Turus da hazır bulundu.
Kaynak: HABER7.COM#ESHAHABER.COM.TR
#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews
https://www.eshahaber.com.tr/haber/baskan-erdogan-dan-onemli-kabul-dunya-ahiskali-turkler-birligi-heyeti-ni-agirladi-271753.html
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Elazığ, Turizm Markası Oluyor.
BAŞKAN ŞERİFOĞULLARI İLE ELAZIĞ, TURİZMDE MARKA ŞEHİR OLMA YOLUNDA 15-22 Nisan Turizm Haftası’nda Elazığ, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Ş...


































