30 Nisan 2025 Çarşamba

Astsubayın acı sonu! Halı sahada hayatını kaybetti!

Olay, dün öğle saatlerinde Çemişgezek ilçesinde meydana geldi. İlçe Jandarma Komutanlığı'nda görev yapan Astsubay Üstçavuş Kadir Açar, silah arkadaşlarıyla oynadığı halı saha maçından sonra fenalaştı.

KALP KRİZİ GEÇİRDİ



İhbarla olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. İlk müdahalesinin ardından Çemişgezek Devlet Hastanesi'ne kaldırılan Açar, hayatını kaybetti. Açar'ın cansız bedeni otopsi için hastane morguna götürüldü. İlk incelemede; Açar'ın kalp krizi geçirdiği, kesin ölüm nedeninin de otopsi ile ortaya çıkacağı belirtildi.



VALİ TEKBIYIKOĞLU'NDAN TAZİYE MESAJI



Vali Bülent Tekbıyıkoğlu, sosyal medya hesabından paylaştığı taziye mesajında, "Tunceli İl Jandarma Komutanlığına bağlı Çemişgezek İlçe Jandarma Komutanlığı emrinde görevli Jandarma Astsubay Üstçavuş Kadir Açar, geçirmiş olduğu rahatsızlık sonucu kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak vefat etmiştir. Vefat eden personelimize Allah'tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve aziz milletimize başsağlığı ve sabırlar diliyorum" dedi. #ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/astsubayin-aci-sonu-hali-sahada-hayatini-kaybetti-221942.html

600 bin aracını geri çağırdı! Ünlü otomobil firmasında motor krizi başladı

Dünyanın önde gelen otomobil üreticilerinden olan General Motors, ABD'de ses getiren bir karar aldı.

General Motors, 2021 ve 2024 yılları arasında üretilen yaklaşık 600 bin SUV ve kamyoneti, motor parçalarındaki 'Potansiyel üretim hatası' sebebiyle geri çağırıyor.

Geri çağırılan araçlarda ise Cadillac Escalade ve Escalade ESV, Chevrolet Silverado 1500, Suburban ve Tahoe, GMC Sierra 1500, Yukon ve Yukon XL araçları ve 6.2 litrelik V8 benzinli motorlar yer alıyor.

GM tarafından yapılan açıklamaya göte biyel kolu, motor yatağı ve krank mili gibi son derece önemli motor parçalarında üretim hatası bulunma ihtimali çok yüksek.

General Motors şimdiye kadar bu sorunlara bağlı olarak 12 kaza ve 12 yaralanmanın gerçekleştiğini açıkladı.



ARAÇLAR İNCELENİYOR



Bu kararın ardından ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) da harekete geçti. Ocak ayında alınan kullanıcı şikayetlerinin ardından 877.710 adet GM aracı hakkında resmi bir soruşturma başlatıldığı duyuruldu.

NHTSA tarafından yapılan çalışmalar sonucunda şimdiye kadar 28 bin 102 motor arızası ve 14 bin 332 aracın aniden durması gibi durumların yaşandığı tespit edildi.#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/600-bin-aracini-geri-cagirdi-unlu-otomobil-firmasinda-motor-krizi-basladi-221941.html

YARISI BİZDEN KAMPANYASI: İşte Yarısı Bizden kampanyasının şartları ve süreci

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Grup Toplantısı'nda bir konuşma gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yapılan konuşmada İstanbul'da verilecek olan kentsel dönüşüm destekleri ile ilgili açıklamalar yapıldı.

Bu kapsamda vatandaşlar arama motorlarında 'Yarısı Bizden kampanyası nedir? Yarısı Bizden kampanyasına kimler başvurabilir, başvuru şartları neler?' sorularına yanıt arıyor. İşte merak edilenler...



İSTANBUL YARISI BİZDEN KAMPANYASI NEDİR?



Yarısı Bizden kampanyası, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından İstanbul için Kentsel Dönüşüm Başkanlığı, TOKİ, Emlak Konut GYO iş birliği ile başlatılan bir kentsel dönüşüm desteği kampanyasıdır.

Bu kapsamda vatandaşlara her bir konut için hibe desteği ve taşınma yardımı yapılacak.



YARISI BİZDEN KAMPANYASI BAŞVURU ŞARTLARI NELER?



Kampanyadan faydalanmak isteyen vatandaşların öncelikle yapılarının İstanbul sınırları içerisinde olması gerekiyor. Ek olarak kampanya kapsamında aranan şartlar içerisinde yapının 'riskli' statüsünde olması isteniyor.

Yeni yapılacak yapının, eski yapının bir buçuk katı büyüklüğünü aşmaması da başvuru şartları arasında yer alıyor.

Ek olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yapılan son duyuruya göre 1 Nisan 2023 sonrasında alınmış yapı ruhsatına sahip olan vatandaşlar, kampanyadan faydalanabilecek.

Yarısı Bizden kampanyasına başvuruda bulunmak isteyen vatandaşlar, başvurularını e-Devlet üzerinden gerçekleştirebiliyor.

Ek olarak vatandaşlar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından belirlenen randevu gününde belediyeden de başvurularını yapabiliyor.

İnşaatların yapımı ise TOKİ ve ya Emlak Konut tarafından üstleniyor.

YARISI BİZDEN KAMPANYASI BAŞVURU EKRANI#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/yar?s?-bizden-kampanyas?-iste-yarisi-bizden-kampanyasinin-sartlari-ve-sureci-221939.html

Trump'tan mevsim değişikliğine farklı çözüm! Sorunu yok sayarsa geçer mi?

Amerika Birleşik Devletleri genelinde yaklaşık 400 bilim insanına Pazartesi öğleden sonra, federal hükümet için iklim değişikliği konusunda raporun yazılmasına yardımcı olmak üzere hizmetlerine artık ihtiyaç duyulmadığı bildirildi.

35 YIL SONRA ALINAN DURDURMA KARARI

 



Ulusal İklim Değerlendirmesi olarak bilinen rapor, her dört yılda bir hazırlanır. İklim değişikliğinin Amerika Birleşik Devletleri'ndeki etkilerini özetleyen yayın 1990 tarihli Küresel Değişim Araştırma Yasası kapsamında kongre tarafından zorunlu kılınmıştır. 

ULUSAL İKLİM DEĞERLENDİRMESİ'Nİ KİMLER KULLANIYOR?



Ulusal İklim Değerlendirmesi, federal, eyalet ve yerel yönetimlerin yanı sıra özel şirketlerin de takip ettiği yayın iklim değişikliğinin etkilerine hazırlanabilmeyi, gelecekteki iklim riski tahminlerini anlayabilmeyi ve bu zorluklara uyum sağlamayı ve azaltmayı öğrenebilmeyi anlatır.



E-MAİL İLE İŞTEN ÇIKARMA



Raporun yayınlanmasını organize eden federal ofis ABD Küresel Değişim Araştırma Programı'nın hizmet eden müdür yardımcısından başlayarak bütün katılımcılara bir e-posta gönderdi. Gönderilen bir e-postada"6. Ulusal İklim Değerlendirmesine katılımınız için teşekkür ederiz... şu anda tüm mevcut değerlendirme katılımcılarını görevlerinden alıyoruz" denildi.





'İKLİM DEĞİŞİKLİĞİYLE BAŞA ÇIKMA FIRSATLARINI DURDURDU'



Environmental Defense Fund'ın baş bilim insanı Steven Hamburg yaptığı açıklamada, "Trump yönetimi tüm bilim insanlarını ülkenin en önemli iklim değişikliği raporu üzerindeki çalışmalarından uzaklaştırdı" dedi. "İklim değişikliğini incelemeyi reddetmek onu ortadan kaldırmayacak - ya da daha güçlü fırtınalar, kuraklıklar, seller, orman yangınları ve daha sıcak sıcaklıklarla başa çıkmamıza ya da onu daha da kötüleştiren kirliliği yaymayı durdurmamıza yardımcı olmayacak."



#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/trump-tan-mevsim-degisikligine-farkli-cozum-sorunu-yok-sayarsa-gecer-mi-221937.html

Juventus, Arkadiusz Milik'i bırakmadı! 2 yıllık imza

İtalya Serie A ekiplerinden Juventus, 31 yaşındaki Polonyalı forvet Arkadiusz Milik'in sözleşmesini Haziran 2027'ye kadar uzatma konusunda anlaşmaya vardı.

İtalyan kulübünden yapılan açıklamada, Polonyalı futbolcunun sözleşmesinin 30 Haziran 2027'ye kadar uzatıldığı belirtildi.

Ağustos 2022'den bu yana kulüpte bulunan Polonyalı golcü, siyah-beyazlı forma altında çıktığı 75 maçta şu ana kadar 17 gol kaydetti.#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/juventus-arkadiusz-milik-i-birakmadi-2-yillik-imza-221936.html

KKM'de düşüş sürüyor: Martta 2,6 milyar dolar geriledi!

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), DDKKM ve Türk lirası mevduat/katılma (TL KKM) hesaplarının stok bakiyeleri sonuçlarını açıkladı.

Şubat sonunda 24,2 milyar dolar olan DDKKM stok bakiyesi, mart sonunda 21,6, milyar dolara indi.

Son bir yılda DDKKM stok bakiyesi 53,2 milyar dolar düşüş gösterdi.

Gerçek kişi DDKKM stok bakiyesi 20,5 milyar dolardan 18,6 milyar dolara, tüzel kişi DDKKM stok bakiyesi 3,7 milyar dolardan 3,0 milyar dolara geriledi.#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/kkm-de-dusus-suruyor-martta-2-6-milyar-dolar-geriledi-221935.html

Avrupa'nın korkunç yoksulluk karnesi... 93 milyon tehlikede!

Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), AB ülkelerinde 2024 yılında yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında yaşayanlara ilişkin verileri yayımladı.

AB'NİN YÜZDE 21'İ YOKSULLUKLA KARŞI KARŞIYA!



Verilere göre, AB'de geçen yıl nüfusun yüzde 21'i yoksulluk ya da sosyal dışlanma riskiyle karşılaştı.

Böylece, AB ülkelerinde toplam 93,3 milyon kişi yoksulluk sınırında yaşamını sürdürdü.

Yoksulluk sınırında yaşayanların oranının en yüksek olduğu ülkeler yüzde 30,3 ile Bulgaristan, yüzde 27,9 ile Romanya, yüzde 26,9 ile Yunanistan, yüzde 25,8 ile İspanya ve Litvanya oldu.

YOKSULLUK ORANININ EN DÜŞÜK OLDUĞU ÜLKELER DE BELLİ OLDU!



Yoksulluk veya sosyal dışlanma oranının en düşük olduğu ülkeler ise yüzde 11,3 ile Çekya, yüzde 14,4 ile Slovenya, yüzde 15,4 ile Hollanda, yüzde 16 ile Polonya ve yüzde 16,7 ile İrlanda olarak tespit edildi.

Yoksulluk oranı, Almanya'da yüzde 21,1, Fransa'da yüzde 20,5 ve İtalya'da yüzde 23,1 seviyesinde belirlendi.#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/avrupa-nin-korkunc-yoksulluk-karnesi...-93-milyon-tehlikede-221933.html

Adına Aşk Diyorlar dizisinde kötü haber! Apar topar hastaneye kaldırılıyor

Adına Aşk Diyorlar dizisinde Abhi’nin annesi rahatsızlanarak hastaneye kaldırılır. Abhi, annesinin başucundan ayrılmaz ve gözyaşları içinde ona bir şey olmasından korkar.

Öte yandan Abhi’nin kardeşi, onu arayarak hemen eve gelmesini ister çünkü Kairav’ın masumiyetini kanıtlayacak bir delili ona gösterecektir. Abhi’nin öfkesi adaletin önüne geçecek mi?

Suskun Yüreğim dizisinde ortalık geriliyor! İpler kopma noktasına geldi



Yayınlandığı dönemde çok sevilen ‘Yeh Rishta Kya Kehlata Hai’ ‘Adına Aşk Diyorlar’ ismiyle Türk izleyicisiyle buluşuyor.

İki kardeşi karşı karşıya getiren büyük bir aşkın anlatıldığı ‘Adına Aşk Diyorlar’ Kanal 7 ekranlarındaki yerini alıyor. Adına Aşk Diyorlar dizisi hafta içi 16:10’da Kanal 7 ekranlarında yayınlanıyor.#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/adina-ask-diyorlar-dizisinde-kotu-haber-apar-topar-hastaneye-kaldiriliyor-221931.html

Kapış kapış gidiyor! Fiyatları %85'e varan oranda indirime girdi

Artan oyun fiyatları nedeniyle oyuncular indirim kampanyalarına yöneliyor.

Ubisoft, bu beklentiyi karşılamak için yeni bir indirim kampanyası başlattı.

Yeni kampanya ile popüler oyunlar yüzde 85'e varan oranda indirime girdi.



FİYATLARI %85'E VARAN ORANDA İNDİRİME GİRDİ



Kampanyada popüler oyunlarda %85’e varan indirimler sunuluyor. Kampanya, 20 Mayıs saat 13.00’e kadar devam edecek.

Öne çıkan oyunlar arasında Assassin’s Creed Mirage 1.249 TL’den 499,60 TL’ye (%60), Assassin’s Creed Odyssey 1.499 TL’den 299,80 TL’ye (%80), Assassin’s Creed Valhalla 1.499 TL’den 374,75 TL’ye (%75), Star Wars Outlaws 1.749 TL’den 874,50 TL’ye (%50), Tom Clancy’s Rainbow Six Siege 499 TL’den 199,60 TL’ye (%60), Avatar: Frontiers of Pandora 1.749 TL’den 577,17 TL’ye (%67), Far Cry 6 1.499 TL’den 374,75 TL’ye (%75), Anno 1800 1.499 TL’den 374,75 TL’ye (%75), The Crew Motorfest 1.749 TL’den 524,70 TL’ye (%70), Riders Republic 999 TL’den 249,75 TL’ye (%75) ve Watch Dogs Legion 1.499 TL’den 224,85 TL’ye (%85) düştü.

Detaylar için Ubisoft’un resmi sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Buradaki bağlantıya tıklayarak ilgili sayfaya gidebilirsiniz.#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/kapis-kapis-gidiyor-fiyatlari-85-e-varan-oranda-indirime-girdi-221929.html

Süper Lig'de çok eleştirilmişti! Xabi Alonso'nun yerine geçebilir

Real Madrid'de teknik direktör Carlo Ancelotti ile sezon sonu yolların ayrılmasına kesin gözüyle bakılıyor.

Bayer Leverkusen teknik direktörü Xabi Alonso'nun Real Madrid'in başına geçeceği aktarılırken Alman ekibinde de Türk futbolseverlerin yakından tanıdığı bir isim gündeme geldi.



FARİOLİ LİSTENİN BAŞINDA

Bild'in haberine göre; Leverkusen'in 43 yaşındaki teknik direktörün takımdan ayrılma ihtimalini göz önüne alarak alternatif isimler belirlediği ileri sürüldü.

Haberde Alman takımının sportif direktörü Simon Rolfes'in elinde kapsamlı bir aday listesi bulunduğu ve listenin başında ise Ajax Teknik Direktörü Francesco Farioli'nin yer aldığı ifade edildi.

Ajax ile 2027 yılına kadar sözleşmesi bulunan 36 yaşındaki Farioli, teknik direktörlük kariyerine ülkemizde Fatih Karagümrük'te başlamıştı.

Süper Lig'de Corendon Alanyaspor'u da çalıştıran İtalyan teknik adam, Süper Lig'de pas oyununa olan bağlılığı nedeniyle sürekli eleştirilmiş daha sonra ise Fransa Ligue 1 ekibi Nice'ın başına geçerek kendinin ve oyun sistemini Avrupa'ya kabul ettirmişti.

Bayer Leverkusen, Ancelotti sonrasında Real Madrid'in başına geçmesi beklenen 43 yaşındaki teknik direktör Xabi Alonso'nun yerine Ajax'ı çalıştıran Francesco Farioli'yi göreve getirmeyi düşünüyor.

Bild

36 yaşındaki Francesco Farioli'nin kariyeri:

Benevento - Kaleci… pic.twitter.com/yepq7gzn52— Tümspor (@Haber7_Spor) April 30, 2025#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/super-lig-de-cok-elestirilmisti-xabi-alonso-nun-yerine-gecebilir-221928.html

Yenidoğan Çetesi davasında 10 kişiye tahliye kararı

İstanbul'da bebek acil hastalarını önceden anlaştıkları özel hastanelerin yenidoğan ünitelerine sevk edip ölümlerine neden oldukları ve haksız kazanç sağladıkları öne sürülen 29'u tutuklu 58 sanığın yargılandığı dava görülüyor.

ARA KARAR



İstanbul’da bebekleri anlaşmalı oldukları hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan Yenidoğan Çetesi'nin yöneticileri ve üyelerinin yargılandığı davada mahkeme heyeti ara kararını açıkladı. Mahkeme, dava dosyasında tutuklu bulunan 10 sanığın tahliyesine ve 5 sanığın adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına hükmederek duruşmayı erteledi.

BEBEKLERİ ÇALIŞTIKLARI HASTANELERE GÖNDERDİLER



Yenidoğan bebeklerin bazıları, doğumdan sonra yoğun bakıma ihtiyaç duyuyor.

İddiaya göre çete, bu durumu fırsat bilerek, bebeklerin yoğun bakım gereksinimi paraya çevirmeye başladı.

Bebek yoğun bakım ünitesi olmayan hastanelerle anlaşma yaptılar. Çete üyeleri kendileri için de bebek bakım için tesisler kurdu veya kiraladı.

Bebekler, uygun sağlık hizmeti alacakları hastanelere değil, 112 Acil Servisi ile ortak çalışan şüphelilerin seçtiği ve "örgüt adına kârlı görünen" hastanelere gönderiliyordu.

DAHA ÇOK PARA KAZANMA HIRSI



İddianameye göre, çetenin asıl amacı bebeklerin iyileştirilmesinden ziyade daha çok para kazanmaktı.

Fakat enfeksiyona açık bir ortam olan yenidoğan ünitelerine yatırılan bebeklerden bazıları, normalden daha uzun süre yatılı kaldıkları veya hiç gereksinim yokken bu bölüme yönlendirildikleri için yaşamını yitirdi.

Şüpheliler ayrıca, usulsüz bir şekilde hastanedeki ilaçları satarak maddi kazanç elde ediyordu.#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/yenidogan-cetesi-davasinda-10-kisiye-tahliye-karari-221926.html

DMM'den açıklama: Teğmenlerle ilgili Bakanlık savunmasındaki ifade çarpıtıldı

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), Türk Silahlı Kuvvetleri'nden (TSK) ihraç edilen teğmenlerle ilgili bakanlık savunmasında geçen, "ajan" ifadesinin çarpıtıldığını söyleyerek konuya ilişkin açıklama yaptı.

Açıklamada şu ifadeler kullanıldı;

"TSK'dan ihraç edilen teğmenlerle ilgili bakanlık savunmasında geçen, "ajan" ifadesinin çarpıtılarak manipülatif haberlere konu edildiği tespit edilmiştir. Bahse konu bakanlık savunmasında kullanılan ‘ajan’ kelimesi, “idare ajanı” terimi olup, devlet tüzel kişiliği veya diğer yönetim idareleri adına kamusal faaliyetleri yürüten kamu görevlisine verilen isimdir. "İdare ajanı" terimi; kamu görevi icra edenler için literatürde sıklıkla kullanılan hukuki bir terimdir ve memur, hakim, savcı, asker, akademisyen gibi diğer özel nitelikli kamu görevlilerini kapsamaktadır. Kamuoyunu manipüle etmeye yönelik asılsız iddialara itibar etmeyiniz."

#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/dmm-den-aciklama-tegmenlerle-ilgili-bakanlik-savunmasindaki-ifade-carpitildi-221923.html

Tedbirler sonuç verdi: Yumurta fiyatlarında yüzde 50 oranında düşüş yaşandı!

Başta ABD olmak üzere bazı ülkelere yönelik ihracat süreçleri üzerinden yapılan spekülasyonlar, Ramazan ayında tüketimde görülen artış yumurta fiyatlarında yükselişi beraberinde getirdi.

İç piyasada "fahiş fiyat" şikayetlerinin artıran bu süreç, Ticaret Bakanlığının fiyat istikrarına katkı ve tüketicilerin ürüne makul fiyatlarla ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla uygulamaya aldığı kararlarla tersine döndü.

Sofralık yumurta ihracatında uygulanan kesinti tutarının kilogramda 0,5 dolardan 1,5 dolara yükseltilmesi, bazı ülkelere yönelik ihracatların tamamlanması fiyatlara da yansıdı. Son dönemde yumurta fiyatları bir ay öncesine kıyasla yüzde 50-55 oranında geriledi.



"FİYATLAR NORMAL SEVİYESİNDE GELEREK DENGELENDİ"



Yumurta Üreticileri Merkez Birliği (YUM-BİR) Başkanı İbrahim Afyon, ABD'de yaşanan yumurta krizi döneminde "Türkiye'deki yumurtalar ihracata gidecek" diye spekülasyon yapılarak yanlış algı oluşturulduğunu söyledi.

Bu süreçte bazı üreticilerin stoka yöneldiğini, bazı ulusal marketlerin de satışlarından fazla yumurta talep ettiğini belirten Afyon, şöyle konuştu:

"Fiyat artışları üreticiden ve maliyetten kaynaklı değil, tamamen bazı küçük ve orta ölçekli, özel semt marketlerinin fırsatçı bakış açısından oluştu. Biz de üreticiler olarak fahiş fiyat artışlarına tepki verdik. 'Ramazan ayında zam yapılmasın' diye tavsiye kampanyası başlattık fakat bir koli yumurta fiyatının bazı marketlerde 270-280 lira gibi fahiş fiyatlara yükseldiğine şahit olduk. Şu an fiyatlar tekrar normal seviyesine gelerek dengelendi. Piyasada bir koli yumurta 160-180 lira aralığında."

 Uygulamalar işe yaradı Yumurta fiyatları yüzde 50 oranında düştü

"ÜRETİMİMİZ, TÜKETİMİ VE İHRACATI KARŞILAYACAK SEVİYEDE"



Afyon, Ramazan'ın da yumurta fiyatlarının yükselmesine etkide bulunduğuna dikkati çekerek, tüketiminin normal seyretmesine rağmen bazı "maksatlı" algılarla fiyatların yükseltildiğini anlattı.

Türkiye'de yumurta üretiminde herhangi bir sorun olmadığını vurgulayan Afyon, şu değerlendirmede bulundu:

"Bu yıla özel, son 9 ayda üretimden çıkan sürüler tekrar üretime girmiş ve fiyatların gerilemesinde etkili olmuştur. Zaten fiyatlar balondu, şu an dengeye geldi. Halkımızın doğru ürüne, doğru fiyatı takdir etmesini arzu ediyoruz. Hiçbir yumurta diğerinden az değerli değildir. Yumurta üretimimiz tüketimi ve ihracatı karşılayacak seviyededir."

"FİYAT DÜŞÜŞLERİ MARKET REYONLARINA BİR HAFTA SONRA YANSIYOR"



Türem Yumurta AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Zafer Kaya da kuş gribinin etkisine dikkati çekti. Ekim 2024 kuş gribi vakalarının ortaya çıktığını anımsatan Kaya, bunun kademeli olarak yumurta fiyatlarına yansıdığını söyledi.

Kaya, "Ramazan'ın gelmesi de fiyatların artmasında etkiliydi ancak daha sonra yumurtaya ihracat kısıtlaması açıklaması fiyatların çok hızlı şekilde düşmesine neden oldu." ifadesini kullandı.

İhracata ilişkin fon kesintisi uygulamasının sürmesi halinde fiyatların daha da düşeceğini vurgulayan Kaya, şunları kaydetti:

"Fiyat düşüşleri bir hafta sonra marketteki reyonlara yansıyor. Eğer ihracat kısıtlaması devam ederse düşüş de devam edecektir. Biz 'small' yumurtayı yüzde 100 ihraç ediyorduk. Bunu reyonda satamıyoruz. Halkımız küçük yumurta talep etmiyor, tüketmiyor."#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/tedbirler-sonuc-verdi-yumurta-fiyatlarinda-yuzde-50-oraninda-dusus-yasandi-221921.html

Çin-Kırgızistan-Özbekistan projesinde tarihi anlar! Birleştirici projeye start verildi...

Kırgızistan Başbakan Yardımcısı Bakyt Torobayev, 'Çin-Kırgızistan-Özbekistan Demir Yolu Projesi’ temel atma töreninde yaptığı açıklamada, projenin ülke için hem stratejik hem ekonomik açıdan büyük önem taşıdığını belirtti.



ONBİNLERCE İNSAN İÇİN İSTİHDAM ŞANSI



Torobayev, demir yolu inşaatı sürecinde 20 binden fazla kişiye istihdam sağlanacağını ve projenin binlerce iş fırsatı yaratacağını vurguladı.



EN KRİTİK ÜÇ NOKTADA TÜNELLERE BAŞLANDI



Demir yolu hattı, Çin’in Şincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Kaşgar kentinden başlayarak Kırgızistan’ın Jalalabad kentinden geçecek, ardından Özbekistan’ın Andican şehrine ulaşacak. Maksimum hızı 120 kilometre olarak tasarlanan hat üzerinde toplam 20 istasyon kurulması planlanıyor.

Türkiye ile Özbekistan'dan 'hazırız' sinyali! Türk teknolojisini tercih edebilirler

Türk devletlerinin kararına karşı Türkiye'den hamle! "Aile içinde" çözülecek

Türk Devletleri'nden 12 milyar avroluk KKTC kararı: Uzman isimler değerlendirdi#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/cin-kirgizistan-ozbekistan-projesinde-tarihi-anlar-birlestirici-projeye-start-verildi...-221919.html

Depremde yıkılmıştı: Konya Büyükşehir, Anadolu'nun ilk camisini restore ediyor

Konya Büyükşehir Belediyesi, 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan Hatay’daki Habib-i Neccar Camii’nin restorasyonundaki çalışmaları hızla sürdürüyor.

Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, yürütülen restorasyon çalışmalarının sadece bir yapı onarımı olmadığını, aynı zamanda iki şehir arasında gönül köprüsü kurulduğunu vurguladı.



“BÖYLE BİR EMANETİ YENİDEN AYAĞA KALDIRMAK BİZİM İÇİN BÜYÜK BİR ONUR”



Başkan Altay, Habib-i Neccar Camii’nin Anadolu’nun ilk camisi olarak bilindiğini anımsatarak, “Habib-i Neccar Camii, sadece Hatay’ımızın değil, tüm İslam dünyasının ortak mirasıdır. Böyle bir emaneti yeniden ayağa kaldırmak bizim için büyük bir onur, büyük bir sorumluluktur. Deprem felaketinin ardından Konya’nın Hatay’da yürüttüğü çalışmalar, kardeşliğin ve dayanışmanın en güzel örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Barınma, lojistik destek, sosyal hizmetler ve altyapı çalışmaları gibi pek çok alanda Hatay’ın yanında olan Konya, Habib-i Neccar Camii restorasyonuyla bu desteği kalıcı hale getiriyor. Burada yaptığımız her iş, yarın torunlarımıza bırakacağımız bir kardeşlik mirasıdır. Konya olarak Hatay’ın yanında olmaya devam edeceğiz. Anadolu’nun ilk camisindeki çalışmaları en kısa sürede tamamlayacağız. Habib-i Neccar Camii’nin yeniden yükselmesi, sadece bir yapının restore edilmesi değil; birlik, beraberlik ve kardeşliğin de sembolü olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.



TARİH YENİDEN AYAĞA KALKIYOR



Bu süreçte emeği geçenlere teşekkür eden Başkan Altay, restorasyon çalışmalarında önemli bir aşamayı geride bıraktıklarını belirterek, “Caminin, kuzey beden duvarındaki yeni taşlar üzerinde el tarağı (mucarta ) işçiliği yapıldı. İç cephede ise enjeksiyon boruları çıkarıldı, izlerin taş yüzeyinde temizliği ve sıva öncesi taşlarda yüzeylendirme yapıldı. Son cemaat mahfili, kemer taşlarının imalatı ve montajı yapıldı. Yine caminin, kuzeybatı fil ayağı üzerinde nefaset sıva denemesi, kuzey, güney ve doğu iç cephe duvarında kaba sıva uygulaması yapıldı. Avlu taç kapı üstünde ve kadın namazgahında üst ahşap çatının montajı yapıldı. Devamında iç cephe tonoz kemerlerine ait ahşap kontraplakların yerine hazırlığı yapıldı. Minare taşlarının karot ile delimi, iç ve dış taşlarının sıra imalatı yapıldı. Ayrıca batı beden duvarı, basınçlı su makinesi ile taş yüzeyler üzerinde yıkama işlemi yapıldı. Yapının her bir taşını, her bir detayını büyük bir hassasiyetle ele alıyoruz. İnşallah çalışmalarımızı mümkün olan en kısa sürede tamamlayacağız” ifadelerini kullandı.

#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/depremde-yikilmisti-konya-buyuksehir-anadolu-nun-ilk-camisini-restore-ediyor-221918.html

Merkez Bankası Başkanı Karahan'dan sıkılaşma mesajı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, TCMB Genel Kurul toplantısında konuştu.

Karahan konuşmasında, son dönemde artan belirsizlikler ve jeopolitik gelişmelerin 2025 yılında küresel büyüme üzerine aşağı yönlü riskleri artırdığını belirtti.

Fatih Karahan, “Hizmet enflasyonu ocak ayında bir miktar yükselmekle birlikte şubat ve mart aylarında belirgin yavaşlama eğilimine girdi” diye belirtirken, “TL'deki değer kaybının sınırlı olması bu kanaldan gelen enflasyonist baskıları azalttı” dedi.

Karahan, mart ve nisanda yurt iç ve yurt dışı finansal piyasalarda yaşanan gelişmelerle parasal aktarım mekanizmasını destekleyen adımların ivedilikle atıldığını söylerken, “Likidite koşullarını yakından izlemeye ve etkili şekilde kullanmaya devam edeceğiz” diye belirtti.

Karahan konuşmasında, “Enflasyonda belirgin ve kalıcı bozulma öngörülmesi durumunda para politikamızı sıkılaştıracağız. Fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme için ön koşuldur, Banka olarak dezenflasyonist süreci sürdüreceğiz” dedi

Genel kurul



TCMB'nin Genel Kurul Toplantısına pay sahipleri veya temsilcileri, Merkezi Kayıt Kuruluşu A.Ş. (MKK) tarafından sağlanan “Elektronik Genel Kurul Sistemi” (e-GKS) aracılığı ile veya toplantı mahallinde fiziki olarak katılabiliyor.

Pay sahipleri genel kurul toplantısına fiziki olarak bizzat kendileri katılabileceği gibi üçüncü bir kişiyi de temsilci olarak gönderebiliyor.

Toplantıda, 2024 yılına ait bilanço, kâr ve zarar hesabının onaylanması ve Banka Meclisi üyelerinin ve Denetleme Kurulunun ibralarının yanı sıra, 30 Nisan 2025 tarihi bitiminde boşalacak Banka Meclisinin iki üyeliği ve Denetleme Kurulunun üç üyeliği için seçim yapılacak.#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/merkez-bankasi-baskani-karahan-dan-sikilasma-mesaji-221915.html

Jetler havalandı: Pakistan'la Hindistan arasında tehlikeli gelişme

Hindistan Hava Kuvvetleri'ne (IAF) ait 4 Rafale savaş uçağının, Cammu Keşmir hava sahasında "Hindistan ulusal coğrafi sınırları içinde" devriye uçuşu yaptığı bildirildi.

Pakistan Hava Kuvvetleri'ne (PAF) ait savaş uçaklarının "Hint unsurların hareketini ivedilikle saptadığı ve zamanında ve dikkatli yanıt verdiği" aktarıldı. Yanıt sonrası IAF uçaklarının bölgeden geri çekildiği belirtildi.

PAF'ın, "Hindistan menşeli saldırganlığa" uygun yanıt vermek için "tamamen hazır ve tetikte olduğu" açıklandı.

PAKİSTAN VE HİNDİSTAN NEDEN TEKRAR GERİLDİ?



Hindistan'ın idaresindeki Cammu Keşmir'in Pahalgam bölgesinde silahlı kişilerin 22 Nisan'da turistlere ateş açması sonucu 26 kişi hayatını kaybetmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştı.

Saldırıyı düzenleyenlerin "Pakistan'dan geldiği" suçlamasında bulunan Hindistan, "İndus Suları Anlaşması"nı askıya almış, Yeni Delhi'de görevli Pakistanlı müsteşarların bir hafta içinde ülkeyi terk etmelerini istemiş ve Pakistan vatandaşlarına yönelik vize hizmetlerinin askıya alındığını, daha önce verilen tüm vizelerin iptal edildiğini duyurmuştu.

Pakistan, suçlamaları reddederek Hindistan'ın İslamabad'daki diplomatik personel sayısına sınırlama getirmiş, "İndus Suları Anlaşması"nın dışına çıkılarak nehirlere yapılacak müdahaleleri "savaş nedeni" sayacağını ilan etmiş, Hindistan ile her türlü ticareti askıya almış ve hava sahasını kapatmıştı.

Hindistan'dan Pakistan'a gözdağı: Saldırılardan sorumlular cezalandırılacak

İsrail tetikte bekliyor: Hindistan- Pakistan gerilimini tırmandıran hamleyi yaptı

Türkiye, Pakistan'a 6 uçak dolusu silah gönderdi iddiası! Son dakika açıklaması

Son dakika... Pakistan Savunma Bakanı: "Askeri saldırı yakın, tetikteyiz"

Savaş an meselesi! Ordu'ya 'hazır ol' emri verildi

Pakistanlı bakandan flaş iddia: Hindistan 24 saat içinde saldıracak!

Son dakika: Türkiye'den '6 uçak dolusu silah yardımı yapıldı' iddiasına net cevap! #ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/jetler-havalandi-pakistan-la-hindistan-arasinda-tehlikeli-gelisme-221914.html

İçinde telefon ve para olan çantasını yanlışlıkla çöpe attı

Bağcılar’da ikamet eden Özgül Kaya, çöpleri atmak için evinden dışarı çıktı. Yolun karşısındaki çöp konteynerinin yanına giden Kaya, çöpleri atıp yoluna devam etti. Bir süre sonra çantasının olmadığını fark eden Kaya, çöplerle birlikte çantasını da yanlışlıkla konteynere atmış olabileceğini düşündü. Geri dönüp baktığında belediyenin çöpleri götürdüğünü gördü.



TONLARCA ÇÖP İÇİNDE ARADILAR



Bunun üzerine paniğe kapılan dalgın kadın, komşularından yardım istedi. Bağcılar Belediyesi’ni arayan Kaya ile komşusu, durumu anlatıp yetkililerden yardım istedi. Seferber olan Bağcılar Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü ekipleri, çöp kamyonunu İSTOÇ’un arkasındaki belediyeye ait döküm sahasına yönlendirdi. Daha sonra ise belediye personeli alana boşaltılan tonlarca çöp içinde çantayı aradı. Kısa süren aramanın sonucunda içinde cep telefonu, 5 bin TL, kimlik ve kredi kartlarının olduğu çanta bulunarak sahibine teslim edildi.



"EKSİĞİM YOK, TELEFONUM DA ÇALIŞIYOR"



Büyük bir mutluluk yaşayan Kaya, “Telaşla çöpü atarken elimdeki çantayı da attım. Komşum belediyeyi aradı. Onun sayesinde bulduk. Eksiğim yok. Telefonum da çalışıyor. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum” dedi.#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/icinde-telefon-ve-para-olan-cantasini-yanlislikla-cope-atti-221912.html

MOSSAD casusu idam edildi

İran Yargı Erki tarafından yapılan açıklamada, MOSSAD adına casusluk yaptığı gerekçesiyle yargılanan İran vatandaşı Muhsin Lengerneşin’in "yeryüzünde bozgunculuk" ve "devlete karşı savaş açmak" suçlarından çarptırıldığı idam cezasının sabah saatlerinde infaz edildiği bildirildi.

Lengerneşin'in Ekim 2020’de MOSSAD'a katıldığı ve çeşitli eğitimlerden geçtikten sonra ilk görevini Aralık 2020'de gerçekleştirdiği ifade edildi.

Mayıs 2022'de, Tahran'da, Devrim Muhafızları Ordusu üyesi Albay Seyyad Hodayi'ye düzenlenen suikasta destek verdiği belirtilen Lengerneşin'in, yargı sürecinin tamamlandıktan ve Yüksek Mahkeme tarafından idam hükmü onandıktan sonra cezasının uygulandığı belirtildi. Ayrıca, yürütülen soruşturma kapsamında Lengerneşin'in suçlarını kabul ettiği ve faaliyetlerini detaylı şekilde itiraf ettiği vurgulandı.

Lengerneşin'in 2 yıl boyunca MOSSAD personeliyle yurt dışında ve İran içindeki ajanlarla yakın temas halinde olduğu, İran Savunma Bakanlığı'na bağlı İsfahan'daki bir sanayi tesisine düzenlenen saldırıya lojistik, teknik ve operasyonel destek sağladığı, MOSSAD unsurlarına iletişim altyapısı kurduğu, araç ve ekipman temin ettiği, para transferleri yaptığı ve bazı eyaletlerde güvenli evler kiraladığı kaydedildi.#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/mossad-casusu-idam-edildi-221909.html

Gloss’un Ölümü ve İstihbarat Paradoksu

Bir bireyin sadakatini devletin ideolojik çizgilerine, ailesinin veya toplumunun değerlerine dayanarak tanımlamak, modern dünyada giderek daha karmaşık bir hâl alıyor. Artık kimlik, sadece doğuştan gelen veya kültürel olarak yerleşik bir aidiyet üzerinden değil, kişisel tercihler, deneyimler ve dijital etkileşimler aracılığıyla şekilleniyor. Birçok genç, toplum ve devletle olan bağlarını sorgularken, kimliklerini yalnızca biyolojik bağlar ya da geleneksel anlatılarla sınırlı tutmuyor. Bu, dünya genelinde giderek daha yaygınlaşan bir olgu; özellikle Batı toplumlarında, geleneksel aile değerleri, milliyetçilik ve devlet sadakati kavramları büyük bir erozyona uğramaktadır.

CIA mensubu bir ailenin bireyi olarak yetişen bir genç, genellikle devletin ve onun değerlerinin savunucusu olmaya programlanmış olur. Ancak, günümüzde artan şekilde bireyler, bu programlamayı reddedip daha radikal ve karşıt bir kimlik arayışına girebilmektedir. 21 yaşındaki Michael Alexander Gloss, 2024 yılının 4 Nisan'ında Ukrayna'nın doğusunda, Soledar yakınlarında Rus ordusunun saflarında savaşırken hayatını kaybetti. Gloss, CIA Başkan Yardımcısı Juliane Gallina'nın oğluydu. Ailesi, ölümünü Rus hükümetinden öğrendi. Gloss'un Rusya'ya katılımı, Eylül 2023'te Moskova'da sözleşmeli askerlik için kayıt yaptırmasıyla başladı. Ardından, Rusya'nın 137. Hava İndirme Alayı'na katıldı ve Soledar'daki çatışmalara katıldı. Gloss, çevrecilik ve sosyal adalet gibi konularda aktifti ve Türkiye'deki deprem sonrası yardım çalışmalarına da katılmıştı. ABD'nin dış politikasına karşı duyduğu öfke ve anti-Amerikan görüşler, onun Rusya'ya yönelmesine neden oldu.

Ukrayna'da Rusya saflarında savaşan bu genç, aile ve devletin ona sunduğu kimlikten saparak, karşı ideolojilere yönelmiş ve aidiyetini tamamen farklı bir kültürel ve ideolojik yapıya bağlamıştır. Bu, kimlik ve aidiyetin giderek daha fazla kişisel ve ideolojik bir tercih meselesi hâline geldiğinin göstergesidir.

Bugünün dünyasında, devletin ideolojik yönlendirmeleri ve kontrolü, sadece ulusal sınırlarla sınırlı kalmıyor; bu sınırları aşan dijital ortamlar, devlet-dışı aktörlerin ideolojik savaşta kritik bir rol üstlenmesine zemin hazırlıyor. Telegram gibi platformlar, sadece anlık haber paylaşımının ötesinde, ideolojik savaşın merkezine dönüşmüş durumdadır. Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş, sadece sahadaki askeri çatışmalarla sınırlı değil, aynı zamanda sosyal medya ve dijital gruplarda yaşanan bir ideolojik savaşa da dönüşmüştür.

Telegram grupları, alternatif gerçeklikler inşa eden, gençleri kendi taraflarına çekmeye çalışan, farklı kimliklere ait bireylerin bir araya geldiği sanal alanlardır. Bu platformlar, özellikle Batı’daki genç kuşaklar için, devletin sunduğu kimliklerden farklı alternatifler sunmakta, Rusya gibi aktörler burada ideolojik propagandalarını geniş kitlelere ulaştırmaktadır. Yalnızca askeri değil, kültürel ve ideolojik bir “savaş” yürütülmektedir. Bu gruplarda, Batı’ya ve onun değerlerine karşı duygular besleyen gençler, kendilerini yeni bir aidiyet duygusunun içinde bulabilmektedirler.

Birçok kişi, devlete ve onun resmi anlatısına karşı duyduğu yabancılaşmayı, bu dijital gruplarda paylaşılan karşıt ideolojilerle telafi etmeye çalışır. Telegram’daki gruplar, daha önce devletle ve toplumla bağlarını zayıflatan gençlere, Rusya'nın sunduğu alternatif kimlikleri, ideolojileri ve "kahramanlık" anlatılarını kabul ettirebilecek bir araçtır. Bu, devlet dışı aktörlerin nasıl devletin ideolojik çerçevesine karşıt bir direnç oluşturarak, bireyleri kendi yanlarına çekebileceğini gösteren somut bir örnektir.

Karşıtlık Paradoksu: Kimlik, Aidiyet ve İdeolojik Çekişmeler

CIA mensubu bir üst düzey yöneticisinin oğlunun, Rusya saflarında hayatını kaybetmesi, yalnızca bir aile ve devlet yapısındaki “kimlik kayması” değil, aynı zamanda karşıt ideolojilerin birbirine zıtlaşan dinamiklerinin de bir yansımasıdır. Devlet, güvenlik ve milliyetçilik gibi temel unsurlarla örülmüş bir aidiyet duygusu, bireyler için artık yalnızca bir tercih değil, aynı zamanda bir sorgulama ve yeniden inşa sürecine dönüşmüştür. Bu süreçte, bireyler sadece mevcut yapıları sorgulamakla kalmaz; aynı zamanda devlet dışı aktörlerin ve alternatif grupların sunduğu karşıt kimliklerle özdeşleşmeye başlarlar.

İdeolojik savaşın en güçlü ve dikkat çekici yönlerinden biri, karşıtlık paradigmasının yaratılmasında yatar. Bir ideoloji, diğerinin varlığı ile anlam kazanır. Batı'nın liberalizmi, Rusya'nın milliyetçi ve otoriter söylemiyle karşı karşıyadır. Bu karşıtlık, yalnızca devletler arası bir rekabet değil, aynı zamanda bireysel kimliklerin biçimlenmesinde de önemli bir rol oynamaktadır. Rusya'nın, Batı'nın değerlerini reddeden ve alternatif kimlikler sunan propagandaları, Batı içindeki bireylerde büyük bir yankı uyandırmakta; özellikle bir kimlik krizi yaşayan gençler, bu karşıtlık üzerinden yeni bir aidiyet duygusu inşa etmektedir.

TARİHSEL BAĞLAM: SADAKATİN EVRİMİ

Modern devletin yükselişiyle birlikte birey ve devlet arasındaki ilişki, yalnızca hukuki ya da yönetsel bir bağ olmaktan çıkarak ideolojik, kültürel ve hatta kutsal bir zemine oturtulmuştur. Bu bağlamda “sadakat”, bir vatandaşlık yükümlülüğünden öte, kimliğin asli bir bileşeni hâline gelmiş; özellikle askerî ve istihbarat kurumlarında bu sadakat, mutlak bir itaat formuna bürünmüştür. 20. yüzyıl boyunca süren büyük ideolojik çatışmalar—faşizm, komünizm ve liberal demokrasi arasındaki mücadele—sadakat kavramını siyasal sistemlerin kendi meşruiyetlerini test ettikleri başlıca ölçütlerden biri hâline getirmiştir.

Soğuk Savaş döneminde bu durum daha da kristalize olmuş; bireyin bağlılığı yalnızca kendi devletine değil, aynı zamanda onun temsil ettiği ideolojik bloğa da uzanmıştır. Amerikan istihbarat teşkilatı CIA’in teşekkül ettiği 1947’den itibaren, sadakat yalnızca operasyonel bir gereklilik değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı olarak inşa edilmiştir. CIA gibi kurumlar, kendi personel ağlarını ailevi bağlarla, kültürel kodlarla ve sınıfsal ayrıcalıklarla çevreleyerek içsel bir dayanışma ağı oluşturmuş; bu yapı, sadakati yalnızca bireysel değil, kuşaklararası bir miras hâline getirmiştir.

Ancak tarihte sadakatten sapma örnekleri de eksik olmamıştır. 1930’larda binlerce Batılı entelektüel ve işçi, kendi devletlerinin politikalarına karşı çıkarak İspanya İç Savaşı’na gönüllü olarak katılmıştır. Bu eylemler, bir yönüyle vicdani itiraz olarak okunabilirken, diğer yandan da bireyin sadakatini yeniden tanımlama çabasına işaret eder. Soğuk Savaş’ın karanlık dönemlerinde SSCB’ye kaçan Batılı istihbarat görevlileri—örneğin Cambridge Five—sadece casusluk yapmamış, aynı zamanda bağlı oldukları sınıf ve değer sistemine dair derin bir kopuşu temsil etmişlerdir. Bu figürlerin çoğu, aileleri, eğitimleri ve sosyal konumları itibariyle devlete entegre bireyler olmalarına rağmen, sadakatlerini farklı bir ideolojik merkeze yöneltmişlerdir.

Bu tarihsel örnekler, sadakatin sabit ve doğal bir refleks olmadığını, aksine dönemin siyasal atmosferi, bireyin sosyalizasyon biçimi ve toplumsal krizlerin şekillendirdiği değişken bir yapı olduğunu göstermektedir. Devletin ideolojik meşruiyet üretiminde yaşadığı her zayıflama, bireyin sadakat bağını sorgulamasına yol açmakta; bazı durumlarda ise bu bağın kopmasıyla sonuçlanmaktadır. Bu nedenle, günümüzde CIA yöneticisinin oğlunun Rusya safında savaşırken ölmesi, yalnızca bireysel bir sapma değil, aynı zamanda modern sadakat kavramının tarihsel sürekliliğinde yaşanan bir kırılmanın tezahürü olarak değerlendirilebilir.

OLAYIN PSİKOLOJİK VE SOSYOLOJİK ANALİZİ

Birey ile devlet arasındaki ilişkinin çözülmeye yüz tuttuğu çağımızda, sadakat artık doğrudan bir vatandaşlık yükümlülüğü ya da aile mirası olmaktan çıkmakta; yerine, bireyin kendi kimlik inşasında seçtiği anlatılarla şekillenen, değişken bir sadakat anlayışı geçmektedir. CIA’in üst düzey bir yöneticisinin oğlunun Ukrayna’da Rusya saflarında savaşırken hayatını kaybetmesi, yalnızca politik bir provokasyon ya da istisnai bir trajedi değildir; aynı zamanda çağımız bireyinin kimlik, aidiyet ve anlam arayışında yaşadığı sarsıntının bir tezahürüdür.

Günümüz toplumlarında bireyin politik ya da ideolojik yönelimi, artık sadece aile içinde, okulda ya da devlet kurumlarında değil; dijital ağlar, alternatif medya kanalları ve çevrimiçi topluluklar üzerinden şekillenmektedir. Kimlik, artık doğuştan verilen değil, inşa edilen ve çoğu zaman parçalı, tutarsız ve geçici nitelikler taşıyan bir yapı hâline gelmiştir. Böyle bir düzlemde yetişen birey için, aile bağları ve devlet sadakati, daha önceki kuşaklara nazaran çok daha sorgulanabilir hâle gelir. Bu anlamda, CIA mensubu bir annenin oğlu olmak, sadakat bağını otomatik biçimde kurmak için yeterli değildir; aksine, bu durum bazı bireylerde bir tür karşı kimlik üretimine dahi zemin hazırlayabilir.

Sosyolojik düzeyde bu olayı anlamlandırmak için “kuşak çatışması” ve “karşı-kültürel kimliklenme” kavramlarına başvurmak yerinde olacaktır. Özellikle Batı toplumlarında son on yılda gözlemlenen “anti-liberal” eğilimler—milliyetçiliğin, muhafazakârlığın, otoriter romantizmin ve hatta Avrasyacı tahayyüllerin yükselişi—genç bireylerde bir tür karşı-anlam üretme çabasına dönüşmektedir. Batı'nın seküler, bireyci ve liberal değerleri, bazı gençler için nihilizmle eş anlamlı hâle gelirken; bu boşluğu dolduran yeni anlatılar çoğu zaman geleneksel olmayan ama otoriter ve kolektif vurgular taşıyan ideolojik yönelimler olmaktadır. Rusya’nın, özellikle sosyal medya ve alternatif medya aracılığıyla yürüttüğü kültürel propaganda faaliyetleri bu sürece önemli katkılarda bulunmaktadır.

Psikolojik düzlemde ise bu olay, bir kimlik kopuşu ya da bireyin öz-anlam arayışında yaşadığı travmatik sapmalar bağlamında ele alınabilir. Devletin temsil ettiği ideolojinin içinden gelen bir bireyin, düşman kampı olarak tanımlanan başka bir yapıya sadakat göstermesi, yalnızca politik bir karar değil; aynı zamanda bir tür “negatif bağlılık” (negative attachment) biçimi olabilir. Yani birey, kendisine atfedilen kimliği radikal bir biçimde reddederek, o kimliğin tam karşıtında konumlanan bir yapıya yönelerek anlam arar. Bu tür durumlarda sadakat, sevgiyle değil, öfke ve yabancılaşmayla kodlanmış bir aidiyet biçimine dönüşür.

JEOPOLİTİK VE İSTİHBARAT AÇISINDAN DEĞERLENDİRME

İstihbarat örgütleri, yalnızca bilgi toplayan veya operasyon yürüten yapılar değil; aynı zamanda devlet aklının sürekliliğini sağlayan, sadakat ve bağlılık üzerinden inşa edilmiş kurumsal hafıza merkezleridir. Bu kurumlarda görev alan bireyler, hem kurumsal kültürün hem de ulusal ideolojinin taşıyıcısı olarak görülür. Bu nedenle, CIA gibi bir yapının üst düzey yöneticisinin oğlunun, düşman kampı olarak görülen Rusya için savaşırken ölmesi, sadece ailevi bir trajedi değil; aynı zamanda Batı’nın kendi iç istikrarı, kurumsal bütünlüğü ve ideolojik tutarlılığı açısından bir alarm zili niteliğindedir.

İstihbarat dünyasında sadakat, diğer toplumsal alanlara nazaran çok daha merkezi bir kavramdır. Yalnızca devlete değil, kurumun iç hiyerarşisine, hafızasına ve ritüellerine de bağlılık gerektirir. Bu nedenle, istihbaratçının ailesi de çoğu zaman bu ideolojik yapı içinde düşünülür. Kurumsal sadakat, kuşaklar boyu aktarılan bir kimlik ve görev duygusuna dönüşür. Bu zincirin kopması, yani kurumun içinden gelen bir figürün doğrudan karşı bloğa yönelmesi, yalnızca bireysel bir çözülme değil; aynı zamanda ideolojik yapıların artık bireyleri bağlamada yetersiz kaldığını gösteren sistemsel bir çatlamadır.

Bu bağlamda, söz konusu vakayı yalnızca bir "yabancı savaşçı" örneği olarak değerlendirmek eksik olur. Çünkü burada savaşmaya giden birey, herhangi bir Batılı genç değil; sistemin içinden, devletin kalbinden gelen bir figürdür. Bu durum, yalnızca ideolojik bir sapma değil; aynı zamanda istihbaratın güvenlik çerçevesinde değerlendirmesi gereken bir "açık kaynaklı tehdit" olarak yorumlanabilir. Zira Batı’nın içindeki kırılganlıkları manipüle eden Rusya, yalnızca sınırlarını değil, Batılı bireylerin benliğini de hedef alan bir strateji izlemektedir. Bu, klasik casusluk faaliyetlerinin ötesine geçen, postmodern bir "algı istihbaratı" sürecidir.

Dahası, bu olay NATO ve ABD'nin karşı karşıya olduğu yeni güvenlik paradigmalarına da işaret eder. Geleneksel devlet tehditlerinin yerini, içeriden gelen kimlik krizleri, kültürel sapmalar ve sadakat kopuşları alırken, istihbarat teşkilatları artık yalnızca dış tehditlerle değil, kendi kurumlarının sosyal ve kültürel dokusunu korumakla da yükümlüdür. Dolayısıyla, bu olay aynı zamanda yeni nesil güvenlik stratejileri içinde “ideolojik sızıntı”nın da hesaba katılması gerektiğini göstermektedir.#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/gloss-un-olumu-ve-istihbarat-paradoksu-221908.html

Köylüleri tedirgin eden olay: Tam 7 metre çapında!

Yıldızeli ilçesine bağlı 10 haneli Dereköy köyünde yaşayan vatandaşlar gece saatlerinde meydana gelen olay nedeniyle 2 gündür diken üstünde...

BÖLGEYE AFAD GELDİ



Hüsamettin Büyükpınar'a ait tarlada önceki gün obruk oluştu. Köye yaklaşık 600 metre uzaklıkta oluşan obruk, köylüleri tedirgin etti. Köy muhtarı Necati Gökkaya'nın haber vermesiyle bölgeye AFAD ve Jandarma ile Çevre ve Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü ekipleri, gelerek inceleme yaptı.



İncelemede; tarlada oluşan obruğun 7 metre çapında ve 8 metre derinliğinde olduğu tespit edildi. Bölgede aynı yerde yaklaşık 20 yıl önce de benzer bir çöküntünün oluştuğu öğrenildi.



10 GÜN ÖNCE YULAF EKİLMİŞ



Dereköy muhtarı Necati Gökkaya, "2 gün önce gece saatlerinde oluşmuş. Babam ve bir komşumuz görmüşler, gelip bana haber verdiler. Ben de gerekli yerlere haber verdim. Jandarma ve AFAD ekibimiz gelerek incelemede bulundular. Derinlik 8 metre, çapı olarak 7 metre ölçüldü. Burası tarla. Yaklaşık 10 gün önce yulaf ekimi yapıldı. Yaklaşık 20 yıl önce aynı bölgede küçük bir göçük daha olmuştu. Şu anda gerekli mevkiler gelip, burada dolgu çalışması yapacağını belirttiler. Obruk tabanında su birikintisi de var, altta su kaynağı olup olmadığını tam bilmiyoruz" diye konuştu.

#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/koyluleri-tedirgin-eden-olay-tam-7-metre-capinda-221905.html

Erdoğan açıkladı! 'Yarısı Bizden' kampanyasında destek tutarları artırıldı

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, kentsel dönüşüm ve sosyal konut projelerine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Erdoğan, dar gelirli vatandaşlar için başlatılan "Yarısı Bizden" kampanyasında desteklerin artırıldığını ve yeni hedeflerle devam edildiğini ifade etti.



KONUT DESTEKLERİNDE ARTIŞA GİDİLDİ



Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların güvenli ve dayanıklı konutlara erişimi için sunulan devlet katkısının artırıldığını belirtti. Erdoğan, “Daha önce 700 bin lira olan hibemizi 875 bin liraya, kredi tutarımızı da aynı şekilde 875 bin liraya çıkardık. Taşınma desteğini ise 100 bin liradan 125 bin liraya yükselttik” dedi.

İstanbul özelinde bir evin dönüşümü için verilen toplam destek miktarının da 1 milyon 500 bin liradan 1 milyon 875 bin liraya çıkarıldığını belirtti.

İş yeri dönüşüm desteği de 1 milyon TL’ye yükseltildi.



“DEPREME KARŞI SEFERBERLİK HALİNDEYİZ”



Kentsel dönüşüm çalışmalarının hız kesmeden devam ettiğini ifade eden Erdoğan, “İstanbul başta olmak üzere 81 vilayetimizin tamamını depreme karşı güvenli hale getirmek için canla başla çalışıyoruz. 50 bin konutun tamamlanmasıyla 200 bin kişi riskten kurtulacak” diye konuştu.

Erdoğan, TOKİ aracılığıyla son 23 yılda 1 milyon 547 bin konut üretildiğini, Türkiye genelinde 3 milyon 700 bin sosyal konut ve dönüşüm konutunun inşa edildiğini söyledi.

"Yarısı Bizden" Kampanyamızda konut ve iş yerleri için hibe, kredi, taşınma desteği miktarlarını artırdık️

Konutlar için milyon bin TL'ye,

İş yerleri için milyon TL'ye yükselttik.@kdbgovtr pic.twitter.com/QH8R9hTlVy— T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Dğş. Bakanlığı (@csbgovtr) April 30, 2025

“HER DEPREMDE YÜREĞİMİZ AĞZIMIZA GELİYOR”



Cumhurbaşkanı, muhalefeti kentsel dönüşümde şov yapmakla eleştirerek, "İş yapmak yerine şov yapanlar yüzünden her depremde İstanbul için yüreğimiz ağzımıza geliyor" ifadelerini kullandı. CHP Genel Başkanı’nı hedef alan Erdoğan, “İstanbul’u dilinden düşürmeyen kişi, depremden ancak 5 gün sonra şehre gelmiştir” dedi.



“VİLLALARDA OTURUP HALKIN EVİNİ ENGELLEYENLERE TAHAMMÜL YOK”



Kentsel dönüşüm sürecine muhalefet edenleri sert dille eleştiren Erdoğan, “Kendileri lüks villalarda oturup halkımızın başını sokacağı güvenli yuvayı engelleyenlerin şımarıklıklarına daha fazla katlanamayız” dedi.#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/erdogan-acikladi-yarisi-bizden-kampanyasinda-destek-tutarlari-artirildi-221903.html

Muhalefetin 'Kanal İstanbul' bahanesi! Dev projeler böyle hedef alınıyor

    HABER7



İstanbul'da 23 Nisan'da meydana gelen 6.2'lik deprem megakente ve bölgeye yapılan dev projelerin önemini bir kez daha gözler önüne serdi. Muhalefetin tüm engellemelerine rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kararlı duruşuyla hayata geçirilen yatırımlar, deprem ve doğal afet gibi kriz durumlarında İstanbul'un kesintisiz ulaşımını sağlamak için hassas önem taşıdığı ortaya çıkarken, CHP yönetimi şimdi de 'Kanal İstanbul' bahanesiyle yeni projelerin hayata geçirilmesini engelleme girişiminde bulunuyor. 

DEPREM SONRASI İSTANBULLU YENİ YOLLAR SAYESİNDE TAHLİYE OLDU



İstanbul'da yaşanan 6.2'lik depremin ardından paniğe kapılan İstanbullular yollara döküldü. Milyonlarca insanın aynı anda yola çıkmasıyla birlikte, depremden dakikalar sonra İstanbul'da E-5 karayolu, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nde trafik adeta durma noktasına geldi. 



İstanbul trafiği içinden çıkılmaz bir hal alırken milyonlarca insanın tahliyesi ise son dönemde yapılan köprü ve otoyollardan gerçekleşti. İstanbul trafiğinin yoğun olduğu anlarda vatandaşlar Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu'na yönlendi. İstanbulluların büyük bir bölümü şehir dışına ulaşımını Kuzey Marmara Otoyolu ve Yavuz Sultan Selim Köprüsü ile gerçekleştirdi. 



Öte yandan İstanbulluların kentin dışına çıkışında ana aktör olarak yine Marmara bölgesine yapılan Osmangazi Köprüsü ve 1915 Çanakkale Köprüsü hayati önem taşıdı. Ulaştırma Bakanlığı’nın İstanbul’un tahliyesi senaryolarında da yer alan büyük projeler, muhtemel bir felaket senaryosunda Batı'ya geçişin 1915 Çanakkale Köprüsü'nden, Anadolu'ya geçişin ise Osmangazi Köprüsü'nden sağlanacağı belirtiliyor. Felaket senaryosu anında İstanbul-İzmir Otoyolu'nun da milyonlarca insanın geçişinde etkili rol oynaması bekleniyor. Geçtiğimiz yıllarda planlanarak hayata geçirilen bu altyapı sayesinde, olası bir afette güvenli ve hızlı tahliye koridorları sağlanmış olacak. 




YENİ PROJELERE 'KANAL İSTANBUL' BAHANESİYLE ENGEL OLMAYA ÇALIŞIYORLAR



Muhalefet partilerinin tüm engel çabalarına rağmen hükümetin kararlı duruşuyla yapılan dev yatırımların deprem ve kriz anlarındaki önemi geçtiğimiz gün yaşanan depremle bir kez daha ortaya çıkarken, CHP yönetimi büyük projelere karşı duruşunda ise yine bir değişikliğe gitmiyor. Uzun yıllardır, yapılan tüm projelere karşı çıkan CHP şimdi de 'Kanal İstanbul' bahanesi adı altında yeni yol ve köprülere karşı çıkıyor. 



İstanbul'un trafik yükünü azaltmak için kente yeni inşa edilen köprüler ve yollar muhalefetin hedefinde. Megakente yapılacak 6 köprüyle trafik yükünün ve olası felaket senaryolarında insanların ulaşımının kolaylaştırılması hedeflenirken, Özgür Özel başkanlığındaki CHP yönetimi eski projelerde olduğu gibi yeni yapılacak köprü ve onlarca kilometrelik bağlantı yollarını eleştiriyor. 



CHP'nin son hedefi ise Kuzey Marmara Otoyolu'ndaki Sazlıdere Köprüsü oldu. İstanbul'un batısında başlayan ve Sakarya'nın Akyazı ilçesine kadar uzanan Kuzey Marmara Otoyolu kapsamındaki çalışmalar hızla devam ederken, Özel bu projeye kapsamında yapılacak ve ilçeler arası geçişi sağlayacak köprü ve viyadükleri de 'Kanal İstanbul' diyerek hedef aldı. Proje kapsamındaki ilk köprünün ayakları dikilerek yükselmeye başladıkça, muhalefetin eleştirileri de giderek artıyor. Tüm engellemelere rağmen kararlılıkla yürütülen proje sayesinde Başakşehir ve Ispartakule gibi yoğun nüfusun yaşadığı bölgelerdeki trafiği önemli ölçüde azaltması bekleniyor.



İSTANBUL TRAFİKTE DÜNYA BİRİNCİSİ OLDU



Muhalefet İstanbul'un trafiğini rahatlatması ve acil durumlarda güvenli geçiş güzergahı olarak kullanılması planlanan köprü ve viyadüklere karşı çıkarken İstanbul dünya trafik birincisi oldu. Son verilere göre İstanbullular yılda 105 saat trafikte bekliyor. Bu süre New York’taki 102 saat ve Chicago’daki 102 saat gibi dünyanın diğer büyük metropollerini geride bıraktı.

 

 #ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/muhalefetin-kanal-istanbul-bahanesi-dev-projeler-boyle-hedef-aliniyor-221902.html

Beklenmedik gelişme: 70 yıllık firma iflasın eşiğinde! Ekonomik kriz yaşıyor

Eekonomik darboğazdan çıkmakta zorlanan Hunca Kozmetik’in yeniden konkordato başvurusunda bulunması sektörde şaşkınlıkla karşılandı.

Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi, hem Hunca Kozmetik Sanayii Anonim Şirketi hem Hunca Ambalaj Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi için 3 aylık geçici mühlet verdi.

KONKORDATO KOMİSERLERİ ATANDI



Mahkeme, konkordato sürecini takip edecek geçici komiserleri de belirledi. Tekirdağ Bilirkişilik Bölge Kurulu listesi doğrultusunda Koray Çevik, Merter Yağdım ve Ferahnaz Seval Özel, konkordato komiseri olarak görevlendirildi.

Komiserlerin belirlenmesinde, borç miktarının ve alacaklı sayısının fazlalığı ile yapılan başvuru sayısının etkili olduğu belirtildi.



ALACAKLILARA 7 GÜNLÜK SÜRE



İcra ve İflas Kanunu'nun 288. maddesi kapsamında verilen geçici mühlet kararı, hem Ticaret Sicil Gazetesi’nde hem de Basın İlan Kurumu aracılığıyla kamuoyuna ilan edildi.

Mahkeme, alacaklılara önemli bir uyarıda da bulundu: ''İlana itiraz etmek isteyen alacaklıların 7 gün içinde dilekçeyle mahkemeye başvurarak konkordato talebinin reddini, somut delillerle birlikte sunmaları gerekiyor.''

KRİTİK DURUŞMA TARİHİ AÇIKLANDI



Konkordato sürecine ilişkin ön inceleme duruşması 8 Temmuz 2025 Salı günü saat 10.45’te Tekirdağ Adliyesi’nde yapılacak. Mahkeme bu duruşmada, tarafların görüşlerini dinleyecek ve konkordato komiserlerinin hazırlayacağı raporları değerlendirerek sürecin devam edip etmeyeceğine karar verecek.#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/beklenmedik-gelisme-70-yillik-firma-iflasin-esiginde-ekonomik-kriz-yasiyor-221900.html

‘Türkiye’de 72 saat elektrik kesintisi yaşanacak’ iddiası doğru değil

Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde Pazartesi günü yaşanan elektrik kesintisi, İber Yarımadası'nda hayatı durma noktasına getirirken, dikkatleri yeniden kıta genelindeki enerji altyapısına çevirdi.

İspanya, Portekiz ve Fransa'nın bazı bölgelerini etkileyen ve saatler süren kesintiler, dijital hizmetleri ve günlük yaşamı felç ederken, benzer bir senaryonun Avrupa ile aynı dağıtım ağında olan Türkiye’yi etkileyip etkilemeyeceği de merak konusu oldu.



Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın açıklamalarına göre, Avrupa'daki elektrik kesintileri şu ana kadar Türkiye'yi doğrudan etkilemedi.

Ancak sosyal medyada farklı iddialar ortaya atılıyor.



Dezenformasyonla Mücadele Merkezi, o iddiaları şu ifadelerle yalanladı:

"Bazı sosyal medya hesaplarından paylaşılan, “Türkiye’de 72 saat enerji ve iletişim kesintisi yaşanacak.” iddiası doğru değildir.

Ülkemizin enerji ve iletişim altyapısında herhangi bir olağan dışı durum bulunmamaktadır.



BİLGİ KİRLİLİĞİ YAYIYORLAR



Bahse konu içerikler kamuoyunda panik oluşturma ve bilgi kirliliği yayma amacıyla dolaşıma sokulmaktadır.

Arıza kaynaklı lokal kesintiler haricinde genel bir kesinti durumu söz konusu değildir.

Türkiye genelinde sistemler güvenli bir şekilde çalışmakta olup, ilgili kurumlar tüm süreçleri yakından takip etmektedir.

Asılsız iddialara itibar etmeyiniz."

Bazı sosyal medya hesaplarından paylaşılan, “Türkiye’de 72 saat enerji ve iletişim kesintisi yaşanacak.” iddiası doğru değildir.

Ülkemizin enerji ve iletişim altyapısında herhangi bir olağan dışı durum bulunmamaktadır.

Bahse konu içerikler kamuoyunda panik oluşturma ve… pic.twitter.com/fYW0AZDLZm— Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (@dmmiletisim) April 30, 2025#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/turkiye-de-72-saat-elektrik-kesintisi-yasanacak-iddiasi-dogru-degil-221897.html

Go Kart pistinde kaza yapan ünlü iş insanı Ömer Hakan Tolon hayatını kaybetti

15 Şubat 2025 tarihinde Aydın'ın Nazilli ilçesindeki Go Kart pistinde direksiyon hakimiyetini kaybederek kaza geçiren Ömer Hakan Tolon, çarpmanın etkisiyle aracı alev almış ve olay yerinde kalbi durmuştu. 



HAYATA DÖNDÜRÜLDÜ, HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ



Daha sonra sağlık ekiplerinin müdahalesiyle hayata döndürülen Tolon, ilk müdahalenin ardından helikopter ambulansla İzmir Bayraklı Şehir Hastanesi'ne sevk edildi. Bir süredir burada tedavi gören 52 yaşındaki iş insanı, doktorların yoğun çabasına rağmen hayatını kaybetti.



Öte yandan Tolon'un cenazesinin, 2 Mayıs 2025 tarihinde İzmir, Çiğli Atatürk Organize Sanayi Camii'nde ikindi namazını müteakip kılınacak cenaze namazının ardından Örnekköy Mezarlığı'na defnedileceği belirtildi.

#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/go-kart-pistinde-kaza-yapan-unlu-is-insani-omer-hakan-tolon-hayatini-kaybetti-221896.html

Maarif, Afrika’nın en büyük bilim ve teknoloji festivalini düzenledi

Türkiye’nin dünyadaki girişimci insani politikası bütün kıtalarda dikkatleri ülkemize çekerken, Afrika’nın kalkınması için eğitim, kültür ve bilimdeki diplomasi faaliyetleri de göz dolduruyor. Bu kapsamda Türkiye Maarif Vakfı (TMV), Afrika’nın en büyük bilim ve teknoloji festivali kapsamında, 22 farklı Afrika ülkesinden lise düzeyindeki öğrencileri Fildişi Sahili’nin başkenti Abidjan’da bir araya getirdi.

TMV Yöneticileri ile Fildişi Sahili Millî Eğitim Bakanı ve yetkililerinin açılış konuşmalarının ardından ödüllerin açıklanmasından önce yapay zeka üzerine bir panel düzenlendi.



YAPAY ZEKÂNIN EĞİTİMDEKİ ETKİLERİ PANELDE TARTIŞILDI



Festival kapsamında düzenlenen “Eğitimde Yapay Zekânın Pozitif ve Negatif Yönleri” başlıklı panelde, Galatasaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Abdurrahman Muhammed Uludağ, Fildişi Sahili Sanal Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Odilon Yapo Achiepo, Fildişi Sahili Milli Eğitim Bakanlığından Dr. Georgetee Brou ve Nangui Abrogoua Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Charlemagne Nindjin bilgi ve görüşlerini paylaştı.



İŞTE AFRİKALI MAARİF GENÇLERİNİN ÖDÜLLÜ PROJELERİ



Millî marşlar ve yerel dans gösterileriyle coşkulu geçen Science Fest Abidjan (SFA) Afrika Bilim ve Teknoloji Festivalinde 22 ülkenin liseli gençlerinin projeleri incelenerek dereceye girenlere ödülleri takdim edildi.

Bilim Festivalinde 5 farklı kategori + SFA özel ödülü için düzenlenen proje yarışmasında dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Her kategori, farklı alanlardaki yaratıcı çözümleri ve teknolojik yenilikleriyle dikkat çekti.



GABON ve MORİTANYA ROBOTİK VE AKILLI EVDE ÖDÜL ALDI



Elektronik ve Robotik Kategorisinde birincilik ödülü, Gabon’dan “Personel Yönetimi İçin Otomatik Giriş Kontrol Sistemi” projesine verildi. İkinci sırayı Moritanya’dan “Akıllı Ev” projesi alırken, üçüncülük ödülü ise atık toplama ve ayırma robotları geliştiren lise öğrencilerine verildi. Bu kategorideki ödüller, Fildişi Sahili Milli Eğitim Bakanı Prof. Mariétou Koné tarafından takdim edildi.

BİLİŞİM VE YAPAY ZEKA ÖDÜLÜ FİLDİŞİ MAARİF’E



Bilişim, Yazılım ve Yapay Zekâ Kategorisinde Fildişi Sahili'nden “Maarif Connect” projesi birinci seçildi. Cibuti’nin “InfinityLearn” adlı projesi ikinci, Togo’nun sınıfta yüz tanıma ile yoklama alan sistem projesi ise üçüncü oldu. Ödüller, Grand Bassam Uluslararası Üniversitesi Rektörü Prof. Salih Touré tarafından verildi.

“GÖKYÜZÜNDEN GELEN ŞİFA” İLE TARIM ÖDÜLÜ KAMERUN’UN



Tarım Teknolojileri ve Sera Kültürü Kategorisinde birincilik ödülü Kamerun’dan “gökyüzünden gelen şifa” projesine gitti. Çad’dan gelen serada domates yetiştiriciliği projesi ikinci, Senegal’in güneş enerjili sera sistemi ise üçüncü olarak ödüllendirildi. Bu kategoride ödülleri Türkiye’nin Abidjan Büyükelçisi Deniz Erdoğan Barım takdim etti.

YENİLENEBİLİR ENERJİ ÖDÜLLERİ ETİYOPYA, FİLDİŞİ VE MALİ GENÇLERİNE



Yenilenebilir Enerji ve Geri Dönüşüm Kategorisinde Etiyopya’dan kahve telvesinden enerji ve gübre üretimi projesi birinci oldu. Fildişi Sahili’nden Koumassi Lisesi’nin “Compost Energy” projesi ikinci, Mali’nin otonom ekolojik yerleşke projesi ise üçüncü sırada yer aldı. Ödülleri Türkiye Maarif Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Dr. Zeynep Arkan verdi.



ENGELSİZ YAŞAM ÖDÜLLERİ MADAGASKAR, MALİ VE KONGO’UN



Engelsiz Yaşam Kategorisinde Madagaskar’dan görme engelliler için algılayıcı eldiven geliştiren proje birinciliği elde etti. Mali’nin “GuideSens” adlı projesi ikinci olurken, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nden “IndepArm” adlı yapay kol projesi üçüncü oldu. Bu kategorideki ödüller Türkiye Maarif Vakfı engelsiz yaşamı GS REKTÖRÜ A. Muhammed Uludağ tarafından takdim edildi.

Son olarak, SFA Özel Ödülü, Fildişi Sahili’nden Attécoubé Lisesi’nin “Pharmatech” projesine verildi. Ödül, Türkiye Maarif Vakfı Yönetim Kurulu üyesi Ahmet Türkben tarafından sunuldu

Etkinliğe yaklaşık 2 bin kişi katılırken, 40 proje sergilendi. Festivale 22 ülkeden katılım sağlanırken, 11 uluslararası şirket ve 20 üniversite de etkinlikte yer aldı.#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/maarif-afrika-nin-en-buyuk-bilim-ve-teknoloji-festivalini-duzenledi-221893.html

Bu kalem ve defterler kanser riskini artırıyor: Bakanlık satışını yasakladı!

Ticaret Bakanlığı, vatandaşların sağlığını korumak adına çalışmalarına aralıksız olarak devam ediyor. Bu kapsamda piyasa gözetimi ve faaliyetlerini sürdüren bakanlık, bir markaya ait defter ve kalemlerin sağlık açısından güvensiz olduğunu tespit etti.

Tespitin halinden ürünler için hem satış yasağı getirildi, hem de piyasadan toplatılmasına karar verildi.



BAKANLIK SATIŞINI DURDURDU



Ticaret Bakanlığı, Misyon markasına ait defter ve kalemlerde fazla ftalat bulunması sebebiyle satışı durdurdu.

Bilimsel adıyla "ftalik asit esterleri" olarak bilinen ftalat, plastikleri daha esnek hale getirmek için özellikle polivinilklorid (PVC) gibi sert plastiklere ekleniyor.

Uzmanlar, 'ftalik asit esterleri' olarak bilinen ftalatların kanserojen özellik taşıdığını ve uzun vadede ciddi sağlık problemlerine yol açabileceğini belirtiyor.#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/bu-kalem-ve-defterler-kanser-riskini-artiriyor-bakanlik-satisini-yasakladi-221891.html

Devlerin peşinden koştuğu Osimhen için Galatasaray'dan açıklama!

Galatasaray Kulübü Genel Sekreteri Eray Yazgan, Victor Osimhen transferiyle ilgili açıklamada yaptı.

Yazgan ayrıca Avrupa'dan teklifler aldığı konuşulan teknik direktör Okan Buruk'un geleceğiyle ilgili de konuştu.

HT Spor'da dikkat çeken sözler sarf eden Yazgan, Okan Buruk'la ilgili, "Hocamız son derece konsantre, oyuncular neye ulaşacaklarının farkındalar. Hiç kolay bir şey değil yaklaşık 10-11 ay boyunca bu takımın motivasyonunu üst düzeyde tutabilmek. O yüzden de başta idari şubemiz olmak üzere futbol şubesinden sorumlu arkadaşlarımız gerçekten büyük bir gayret gösteriyorlar. İnşallah kalan maçlarımızı kazanıp muvaffak olacağız." dedi.



"SÖZLEŞME DETAYI GÜNDEME DAHİ GELMİYOR"

Sözlerinin devamında Okan Buruk'la uzun yıllar Galatasaray'da olacak şekilde plan yaptıklarını aktaran Yazgan, "Hocamız şu anda devam ediyor, biz bunları konuşmuyoruz bile. Hocamız daha uzun yıllar bizimle olacakmış gibi plan yapıyoruz. Önümüzdeki senenin planını yapıyor arkadaşlarımız. Gündeme dahi gelmiyor sözleşme detayı." ifadelerini kullandı.



"OSİMHEN BUGÜNÜN KONUSU DEĞİL, ŞARTLAR UYGUN OLURSA OLUR"

Avrupa'dan ciddi transfer teklifleri alan ve son olarak Suudi Arabistan Ligi ekiplerinden Al Hilal'in gündemine gelen Osimhen için de transfer açıklaması yapan Eray Yazgan, "Öncelikle bu sene Victor Osimhen gibi bir oyuncuyu Süper Lig'de izlemiş olmanın keyfini çıkartalım hep beraber. Ondan sonra da kulübümüzün hem de oyuncunun şartları uygun olursa olabilir. Bugünün konusu değil. Bizim şu anda tek konsantrasyonumuz, Victor Osimhen'in de diğer geri kalan tüm oyuncularımızın da tek konsantrasyonu sezonu 2 kupayla tamamlamak, gerisi teferruat." diye konuştu.

Osimhen'in yüksek bonservis ve maliyetini de göz önünde bulunduran bazı Galatasaraylı taraftarlar, Eray Yazgan'ın bu sözlerinden Osimhen'in sezon sonunda takımdan ayrılacağını çıkarttı.

Bilindiği üzere Osimhen'in ismi Avrupa'da Barcelona, Manchester United, Arsenal, Chelsea, Juventus gibi devler ile anılıyor.#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/devlerin-pesinden-kostugu-osimhen-icin-galatasaray-dan-aciklama-221890.html

YÖK duyurdu: Üniversitelerde yeni bölümler açılacak

YÖK'ten yapılan açıklamaya göre Özvar, Yükseköğretim Kurulu'nda düzenlenen 261. Üniversitelerarası Kurul Toplantısı'nın açılışında konuştu.

Türkiye'nin farklı illerinde gerçekleştirilen "2030'a Doğru Türk Yükseköğretim Vizyonu Bölgesel Toplantıları"nın çok verimli geçtiğini belirten Özvar, toplantıların kalıcı netice vermesi adına rapor hazırlanması kararını aldıklarını ve raporla oluşturulan eylem planını gelecek ay üniversitelerle paylaşacaklarını bildirdi.



Temel hedeflerinin üniversitelerin rekabet gücünü artırmak, sürdürülebilir yükseköğretim sistemi inşa etmek, üniversitelerin ulusal ve uluslararası itibarını güçlendirmek adına atılması gereken somut adımları içeren stratejik çerçeve oluşturmak olduğunu vurgulayan Özvar, yapay zeka temelli program açan üniversite sayısını 80'e çıkaracaklarını, bunlar arasında vakıf üniversitesinin de yer alacağını ifade etti.

'GEREKLİ ADIMLARI ATACAĞIZ'

Siber güvenlikle ilgili ön lisans ve lisans programlarının sayısını artıracaklarını, üniversitelerde dijitalleşme ve bilişim teknolojileri odaklı anlayışla sağlık eğitimi alanında da dönüşüm gerçekleştirmeyi hedeflediklerini aktaran Özvar, "Bu konudaki çalışmalarımızı koordine etmek adına çalışma grubu oluşturduk. Yeni ön lisans programlarını belirledik ve bunları bu yıl açılmak üzere üniversitelerimize teklif edeceğiz. Lisans programları üzerinde bir süre daha çalışacağız ve önümüzdeki süreçte bunlarla ilgili de gerekli adımları atacağız." açıklamasını yaptı.

Tarımın, yapay zeka, hassas tarım uygulamaları, nesnelerin internet tabanlı izleme sistemleri ve büyük veri analitiği gibi teknolojilerin hızla entegre edilmesi gereken sektörlerin başında geldiğini bildiren Özvar, tarımda dijital teknolojilere dayalı lisans ve ön lisans programlarının oluşturulmasını, mevcut programların revize edilmesini ve sektörle işbirliklerinin derinleştirilmesini teşvik ederek, Türkiye'nin tarımsal üretim kapasitesini ve küresel rekabet gücünü artırmayı hedeflediklerini kaydetti.

'ÜNİVERSİTELERDE HAYATA GEÇİRİLECEK'

Özvar, "Ülkemizin yeşil ekonomi yolunda ihtiyaç duyacağı uzmanları yetiştirmek üzere üniversitelerimizde ilgili alanlarda ön lisans, lisans ve lisansüstü programların açılmasını planlıyoruz. Mevcut üniversite programlarımızın müfredatlarına yeşil dönüşüm perspektifini entegre etmesini bekliyoruz." çağrısında bulundu.

Nisan itibarıyla istihdamına onay verilen araştırmacı sayısının Ek 34 kapsamında 313, Ek 46 kapsamında ise 166'ya ulaştığı bilgisini veren Özvar, doktora programı açmak üzere başvuran üniversitelere akredite program sahibi olma şartı getirdiklerini, benzer şekilde fakülte, yüksekokul, enstitü, araştırma ve uygulama merkezi gibi akademik birimler kurmak için de akreditasyon şartı arayacaklarını ve 2027'ye kadar üniversitelerin tamamının akreditasyon süreçlerini tamamlamasını beklediklerini bildirdi.

Özvar, mezuniyet belgesinde Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) logosunun bulunmasının yükseköğretim mezunlarına uluslararası alanda bazı avantajlar getirdiğini belirterek, bu logoya sahip programlardan mezun olanların diplomalarının yurt dışında daha hızlı tanındığını ve istihdam imkanlarının arttığını ifade etti.

Toplantıya katılan rektörlere seslenen Özvar, "Bilim İletişim Ofislerine katkı vermenizi bekliyoruz. Bazı üniversitelerimiz çok güzel faaliyetlerine geçti. Onların haberlerini yakından takip ediyorum. Ve yine Bilim Kafe uygulaması çok kıymetli. Onu da üniversitelerimizin hayata geçirmesini bekliyoruz." ifadelerini kullandı.

Geçen yıl 19 Mayıs'ta duyurulan Spor Dostu Kampüs Projesi'nin başvurularının bu yıl şubat ayı içerisinde alındığını hatırlatan Özvar, şunları kaydetti:

"Projenin ilk yılında başvuru yapan 83 üniversiteden 66'sının başvurusu olumlu değerlendirilerek ön değerlendirmeyi geçmiştir. Yapılan ön değerlendirmede 66 üniversitenin 77 kampüsünün başvurusu olumlu değerlendirilerek panelist sürecine geçmiştir. Spor Bilimleri ve Beslenme-Diyetetik bölümlerinden 57 alan uzmanı akademisyenden oluşan panel değerlendirme süreci mayıs ayının ilk haftasında tamamlanmış olacaktır. Sürecin tamamlanmasının ardından değerlendirme sonuçları, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı haftasında kamuoyuyla paylaşılacaktır."#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/yok-duyurdu-universitelerde-yeni-bolumler-acilacak-221888.html

Erdoğan: Yarısı bizden kampanyası desteğini artırıyoruz

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu.

Erdoğan Yarısı Bizden Kampanyasında destek ve hibelerin arttığını duyurdu. 

Erdoğan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

Dar gelirli kardeşlerimizi bir yuvaya kavuşturacak projelerle ağırlık verdik. 8 milyonun üzerinde başvuru alan 250 bin sosyal konut kampanyasına devam ediyoruz.

Son 23 yılda TOKİ vasıtasıyla 1 milyon 547 bin konut ürettik. Türkiye genelinde 3 milyon 700 bin dönüşüm konutu ve sosyal konut inşa ettik.

2012 yılından bu yana İstanbul'da 923 bin konut ve iş yerinin dönüşümü tamamlandı.

İstanbul başta olmak üzere 81 vilayetimizin hepsini depreme karşı güvenlikli ve dayanıklı hale getirmek için canla başla çalışıyoruz.

50 bin konutun tamamlanmasıyla 200 bin kişi deprem riskinden kurtarılıp güvenli barınma imkanına kavuşacak.

Daha önce 700 bin lira olan hibemizi 875 bin liraya, yine 700 bin lira olan kredi tutarımızı 875 bin liraya, taşınma desteğimizi ise 100 bin liradan 125 bin liraya çıkarıyoruz.

İstanbul'daki bir evin dönüşümü için verilen toplam destek miktarımızı 1 milyon 500 bin liradan 1 milyon 875 bin liraya getiriyoruz.

Son İstanbul depremi ile önemi bir kez daha idrak edilen kentsel dönüşüm konusunda hazırlık içindeyiz. İstanbullu vatandaşlarımızın canlarını, mallarını kifayetsiz muhterislerin kaprislerine bir İstanbullu olarak bırakamayız.

23 Nisan'dan bu yana verdiğimiz mücadele ile bunu bir kere daha ortaya koyduk. İstanbul'u ağzından düşürmeyen CHP Genel Başkanı depremden 5 gün sonra şehrin yolunu hatırlamıştır. Ona da koltuğunu borçlu olduğu patronundan talimat almaya gitmiştir.

Deprem bölgesinde 2 yılda 201 bin konutu teslim ederek yıl sonuna kadar da 453 bin konutu bitirmeyi planlayarak bu konudaki rüştümüzü ispatladık. İş yapmak yerine şov yapanlar yüzünden her depremde İstanbul için yüreğimiz ağzımıza geliyor.

Kendileri lüks villalarda oturup halkımızın başını sokacağı, evlatları ile huzur içinde oturacağı güvenli yuvaya ulaşmasını engelleyenlerin şımarıklıklarına daha fazla katlanamayız.#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/erdogan-yarisi-bizden-kampanyasi-destegini-artiriyoruz-221886.html

Tarım Kredi Kooperatif Market indirimli ürünler kataloğu! Fiyatlar resmen düştü

Her hafta güncellenen indirim afişleriyle temel ihtiyaçlara yönelik uygun fiyatlı ürünler sunan Tarım Kredi Marketleri, 29 Nisan – 5 Mayıs tarihleri arasında geçerli olacak kampanyayı duyurdu.

Meşhur sosis markasının ürünleri piyasadan kaldırılıyor! 'İade edin' uyarısı...

Bu hafta raflarda öne çıkan ürünler arasında kağıt havlu, yüzey temizleyici ve çeşitli yumuşatıcılar gibi temizlik ürünleri yer alırken, çay, reçel, tavuk ve diğer temel gıda ürünlerinde de kayda değer indirimler sunuluyor.

Gıda güvenliği, yerli üretime destek ve ekonomik alışveriş anlayışını bir arada sunan bu indirim haftasını avantajla kapatmak isteyenleri kaçırılmayacak bir fırsat bekliyor.

Özellikle ev ekonomisine katkı sağlayacak bu kampanya, hem kalabalık ailelerin hem de bütçesini korumak isteyen bireylerin alışveriş listelerine hitap ediyor.

TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ MARKET İNDİRİMLİ ÜRÜNLER KATALOĞU!



Tamek Reçel Çeşitleri (Çilek, Vişne) 99.00 TL

Tarım Kredi Kakaolu Fındık Kreması 65.50 TL

Bingo Soft Yumuşatıcı Çeşitleri (Sensitive, Lovely) 119.90 TL

Familia Kağıt Havlu Natural 16'lı 164.90 TL

Anadolu Osmancık Pirinç 2,5 KG 119.90 TL

Anadolu Nohut 1 KG 52.50 TL

Ülker Çizi Kraker 34.90 TL

Ülker Çiziviç Peynirli Sandviç Kraker 39.90 TL

Cif Krem Çeşitleri 74.90 TL

Eti Karam Gurme, Ahenk Gurme 17.90 TL

Eti Burçak 42.90 TL

Eti Nero Kakaolu 39.90 TL

Kara Sevda Tuzsuz Siyah Ayçekirdeği 18.90 TL

Tarım Kredi Meyve Suyu Çeşitleri (Vişne Elma, Şeftali Elma, Elma, Nar, Nar Elma, Sarı Karışık) 42.40 TL

Sarıyer Gazlı İçecek Çeşitleri (Kola, Gazoz, Portakal) 21.50 TL

Tarım Kredi Donuk Nar Suyu 99.00 TL

Tarım Kredi Helva Çeşitleri (Sade, Keçiboynuzlu) 52.50 TL

Tarım Kredi Antepfıstıklı Helva 84.50 TL

Elit Sıvı Sabun Çeşitleri (Okyanus, Hindistan Cevizi, Lavanta) 94.90 TL

Elit Peçete 100'lü 21.50 TL

#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/tarim-kredi-kooperatif-market-indirimli-urunler-katalogu-fiyatlar-resmen-dustu-221884.html

Kadın girişimcilere 2024'te 208 milyar lira kredi verildi!

Mevduat bankaları ile kalkınma ve yatırım bankalarının kadın girişimcilere kullandırdıkları kredilere ilişkin 13 bankadan oluşan verilerin yer aldığı, Türkiye Bankalar Birliği tarafından açıklanan "Kadın Girişimcilere Verilen Krediler Raporu"nun Ekim-Aralık 2024 dönemini kapsayan raporu yayımlandı.

AA muhabirinin rapordan derlediği bilgilere göre, Aralık 2024 sonu itibarıyla kadın girişimcilere verilen kredilerin bakiyesi yaklaşık 207,9 milyar lira olarak gerçekleşirken, kredi bakiyesi bulunan toplam kadın girişimci sayısı 286 bin 4 kişi oldu. Bu dönemde verilen kredilerin 161,5 milyar lirası Türk Lirası cinsinden olurken, 46,4 milyar lirasının yabancı para cinsinden kullanıldığı görüldü.

2023'te verilen toplam kredi miktarı 157,2 milyar lira olurken, kullanıcı sayısı 289 bin 790 kişiydi. Söz konusu dönemde, kullanıcı sayısının düştüğü görülürken, verilen kredilerin toplam miktarı 2024'te bir önceki yıla göre yüzde 32 arttı.

FAALİYET KOLLARINA GÖRE DAĞILIMDA EN FAZLA PAYI HİZMET SEKTÖRÜ ALDI



2024 yılının tamamı incelendiğinde, ocak-mart döneminde 68 bin kadın girişimciye 65 milyar lira, nisan-haziran döneminde 50 bin kadın girişimciye 48 milyar lira, temmuz-eylül döneminde 74 bin kadın girişimciye 67 milyar lira, ekim- aralık döneminde 64 bin kadın girişimciye 74 milyar lira kredi verildi.

Ekim-Aralık 2024 döneminde, kadın girişimcilere verilen kredilerin faaliyet kollarına göre dağılımında en fazla payı yüzde 39 ile hizmet sektörü aldı.

Hizmet sektörü girişimlerinde bu dönemde 24,6 milyar lira kredi verildi. Söz konusu sektörü yüzde 31,3 ile sanayi, yüzde 8,3 ile kamu yönetimi, yüzde 7,9 ile diğer hizmet ve faaliyetler, yüzde 6 ile mesleki, bilimsel ve teknik, idari ve destek hizmetler faaliyetleri, yüzde 2,5 ile tarım ormancılık ve balıkçılık, yüzde 3,2 ile inşaat, yüzde 0,7 bilgi ve iletişim, yüzde 0,7 finans ve sigorta faaliyetleri, yüzde 0,6 ile gayrimenkul faaliyetleri takip etti.

Kadın girişimcilere verilen kredilerin vade oranları incelendiğinde 2024'ün tamamında verilen 207,9 milyar liralık kredinin yaklaşık 161,6 milyar lirası orta ve uzun vadeli krediler olurken, 46,4 milyar lirası kısa vadeli krediler olarak kullanıldı.

"RAKAMLAR, KADIN GİRİŞİMCİLERİN İŞLERİNİ DAHA BÜYÜK ÖLÇEKLİ YAPILARA DÖNÜŞTÜRDÜĞÜNÜ YANSITIYOR"



Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Esra Bezircioğlu, kredi kullanan girişimci sayısında küçük bir düşüş olsa da toplam kredi hacminde dikkati çekici bir artışın olduğunu anımsatarak, söz konusu rakamlardaki artışın kadın girişimcilerin, işlerini daha büyük ölçekli yapılara dönüştürdüğünü yatırım ve büyüme hedefleri doğrultusunda daha yüksek tutarlarda kredi talep ettiğini yansıttığını söyledi.

Bezircioğlu, "Bu eğilimin, kadınların ekonomik sistemde daha güçlü bir şekilde konumlandığını, stratejik ve uzun vadeli iş planları geliştirdiğini gösteriyor. Aynı zamanda finansal kuruluşların kadın girişimcilere duyduğu güvenin artması, kadınların daha iddialı projelere imza atmasını mümkün kılıyor." dedi.

Kredilerin büyüklüğünün artmasıyla bu girişimlerin istihdam, üretim ve inovasyon üzerindeki etkisinin de arttığına dikkati çeken Bezircioğlu, "Ancak, kredi bakiyesi olan girişimci sayısındaki azalma finansmanın geniş tabana yayılması ve bireysel girişimciler üzerindeki etkisinin yakından izlenmesi gerektiğini göstermektedir. Yine de bu tablo, ekonomik gelişimin kapsayıcı ve sürdürülebilir bir şekilde ilerlemesi açısından son derece kıymetli." ifadelerini kullandı.

Kadın girişimciler için sunulan finansman desteklerinin önemli olduğunu aktaran Bezircioğlu, şunları kaydetti: "İlk yatırım, büyüme, dijitalleşme ve ihracat gibi adımların atılabilmesi, doğru zamanda sağlanan finansal destekle mümkün hale geliyor. Finansman olanaklarının teşvik boyutu, kadınların kendi işlerini kurma ve büyütme kararlarında cesaretlendirici bir rol oynarken; sürdürülebilirlik açısından da kalıcı etkiler yaratıyor. Düşük faizli krediler, teminat ihtiyacı olmadan sunulan ürünler ve uzun vadeli geri ödeme planları, kadın girişimcilerin daha sağlam adımlarla ilerlemesine olanak tanıyor."

Bezircioğlu, "Finansman, bir girişimin doğması ve büyümesi açısından temel unsurlardan biridir. Ancak kadın girişimciler, toplumsal normlar, teminat sunma zorlukları ve sınırlı iş deneyimi gibi nedenlerle finansal kaynaklara erişimde erkeklere kıyasla daha fazla engelle karşılaşıyor. Son yıllarda bu eşitsizliğin giderilmesine yönelik geliştirilen özel finansman modelleri ve kamu destekleri, olumlu bir değişim yaratmaya başladı. Bu çözümler sayesinde kadınlar yalnızca işletme sahibi olmuyor, girişimlerini daha rekabetçi ve ölçeklenebilir hale de getirebiliyor." diye konuştu.

"ORTA VE UZUN VADELİ KREDİLER İŞ MODELLERİNDE DAHA STRATEJİK BİR PLANLAMANIN HAKİM OLMAYA BAŞLADIĞINI ORTAYA KOYUYOR"



Orta ve uzun vadeli kredilerin payının artmasının önemine vurgu yaparak kadın girişimcilerin iş dünyasına artık çok daha uzun vadeli bakabildiklerinin altını çizen Bezircioğlu, "Kısa vadeli krediler genellikle günlük nakit akışı ihtiyaçlarını karşılamak için kullanılırken, uzun vadeli krediler iş geliştirme, yatırım ve yeni pazarlara açılma gibi daha kalıcı adımlar için tercih ediliyor. Bu veriler, iş modellerinde daha stratejik bir planlamanın hakim olmaya başladığını ve kadın girişimcilerin sürdürülebilirlik perspektifinden işlerini kurguladığını ortaya koyuyor." açıklamalarında bulundu.

Bezircioğlu, kadın girişimciliğinin uzun yıllar boyunca hizmet sektöründe yoğunlaştığını bunun sebebinin ise kadınların istihdamda daha fazla yer aldığı alanların bu sektöre kaymasıyla ilişkilendirilebileceğini aktararak, son yıllarda sanayi, teknoloji ve üretim gibi alanlarda da kadınların girişimci olarak öne çıktığını görmenin sevindirici bir gelişme olduğunu kaydederek şunlara dikkati çekti:

"Sanayi sektöründe kadın girişimciliğinin yükselmesi kadınların üretim gücüne daha aktif biçimde katıldığını gösteriyor. Ayrıca kredi bakiyesi haricinde, kredi kullanan kadın sayısına bakıldığında yüzde 9,5 oranı, sanayideki kadın girişimcilerin çok daha yüksek meblağlı krediler kullanarak işlerini büyüttüklerine, Türk sanayisine önemli katkılar yaptıklarına da işaret etmektedir. Bu çeşitlenme, kadın girişimciliğin sadece geleneksel alanlarla sınırlı kalmadığını ve ülke ekonomisine daha geniş bir yelpazede katkı sağladığını ortaya koyuyor."

KAGİDER olarak, kadınların yalnızca hizmet sektöründe değil sanayi, teknoloji, enerji ve yeşil ekonomi gibi alanlarda da güçlü temsil edilmeleri gerektiğine inandıklarını belirten Bezircioğlu, kadın girişimciliğinde sektörel çeşitliliğin ekonomik büyümenin yanı sıra toplumsal gelişimin de önünü açacağını sözlerine ekledi.#ESHAHABER.COM.TR

#haber #gündem #sondakika #news #press #worldnews


https://www.eshahaber.com.tr/haber/kadin-girisimcilere-2024-te-208-milyar-lira-kredi-verildi-221882.html

Elazığ, Turizm Markası Oluyor.

BAŞKAN ŞERİFOĞULLARI İLE ELAZIĞ, TURİZMDE MARKA ŞEHİR OLMA YOLUNDA 15-22 Nisan Turizm Haftası’nda Elazığ, Elazığ Belediye Başkanı Şahin Ş...